Türkiye’nin en köklü gençlik etkinliklerinden biri olan 40. Genç Günler, ‘Hazır mıyız?’ temasıyla bu yıl da dikkat çekiyor. Festival kapsamında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde gerçekleştirilen söyleşide, AKUT Akademi ve Seminer Birimi Sorumlusu Murat Harun Öngören, gençlerle bir araya geldi. Moderatörlüğünü Genel Sanat Yönetmeni Yardımcısı Özgür Dereli’nin üstlendiği etkinlik, doğal afetlere hazırlık ve arama kurtarma konularında katılımcılara önemli mesajlar verdi.
Sanattan Afet Bilincine Uzanan Bir Yolculuk
Söyleşinin başında Öngören, kariyer yolculuğunu anlattı. 1975 İzmir doğumlu olduğunu belirten Öngören, asıl mesleğinin sahne sanatları olduğunu söyledi. 9 Eylül Üniversitesi Oyunculuk Bölümü mezunu olan Öngören, bir dönem araştırma görevlisi olarak çalıştıktan sonra İstanbul’a yerleşti. Yaklaşık 20 yıldır erken yaşta sanat eğitimi üzerine çalıştığını belirten Öngören, ortaokul ve lise öğrencileriyle yaratıcı drama atölyeleri yürütüyor. Sanat ve eğitimi birleştiren bu çalışmalar, onu doğal afetlerle ilgili bir sürece yönlendirdi.
Öngören, ‘Çocuklar bizim geleceğimiz. Öğretirken öğrenme süreci benim için çok kıymetli. Çocuklarla çalışmaya karar vermem, onlarda gördüğüm kıymetli hazineden kaynaklanıyor. Çocuklarla çalışmak geleceğe bir yatırım’ ifadelerini kullandı.
AKUT Macerası ve Maraş Depremi Deneyimi
Özgür Dereli’nin AKUT’a katılım sürecini sorması üzerine Öngören, 1999 Marmara Depremi‘nin hayatında bir dönüm noktası olduğunu anlattı. İzmir’de doğa sporlarıyla ilgilenirken depremle sarsılan Öngören, dağcı arkadaşlarıyla birlikte 10 gün boyunca enkaz altında kalanları kurtarmak için çalıştı. Bu deneyim, onu doğal afetlerle ilgili çalışma yapmaya itti. AKUT’un lider yetiştiren bir yapı olduğuna dikkat çeken Öngören, ‘Her AKUT lideri afet anında sivillere liderlik eder ve sayıca çoğalmayı sağlar’ dedi.
Öngören, Maraş depremi tecrübesini de paylaştı: ‘Dünya tarihinin en büyük 10 depreminden birini gördük. 11 il ve 400 kilometrelik bir yapı vardı. Böyle bir felaketi bilinçli bir toplumla yönetebilirsiniz. Maraş’ta AKUT’tan 770 arkadaş görev yaptı.’ Ayrıca, sismik boşluk olarak adlandırılan 12-15 deprem beklenen nokta olduğunu vurgulayarak, bu bölgelerde okullara ve çocuklara ulaşmanın kritik önem taşıdığını belirtti.
Bir Nefesin Kıymeti ve Gönüllülüğün Gücü
Dereli’nin ‘bir canı kurtarmak nasıl bir hissiyat’ sorusuna Öngören duygusal bir yanıt verdi: ‘İzmir depremi sırasında stüdyodaydık. Zamanla yarışırız. O kadar kritiktir ki o dakikalar. Siz uçağa biniyorsunuz oraya gidiyorsunuz ve o enkaz altındaki sizi bekliyor. Bir temas anı var. O kadar kıymetli ki o temas anı. Biz onu enkazdan alırız ve o bizi aramadığı sürece biz onu aramayız. Çünkü bunun bir gönül borcuna dönüşmesini istemeyiz. Alınan o bir nefes o kadar kıymetlidir ki.’
Bir seyircinin ‘eğitim almamış insanlar olarak arama kurtarma konusunda nasıl bir katkımız olabilir?’ sorusuna Öngören, gönüllülüğün her şekilde değerli olduğunu söyledi: ‘Gönüllülüğün büyüğü, küçüğü olmaz. Herkes enkazda çalışmak zorunda değildir. Bizim oyuncu arkadaşlara da ihtiyacımız var. Onlar gönüllülüğün en kıymetlisini yapıyorlar. Mutlaka bizi destekleyeceğiniz bir şey vardır.’
Hazır mıyız? Afetlere Karşı Toplumsal Bilinç
Festivalin teması olan ‘Hazır mıyız?’ sorusuna yanıt veren Öngören, toplumun afetlere karşı bilinçlenmesi gerektiğini vurguladı. Japonya örneğini veren Öngören, 2011 tsunamisinde bile Japonların ilk zamanlarda zorlandığını hatırlattı. ‘Biz hazırız ama 770 kişiyiz. Enkaz sayısına bakıldığında toplumun ne yapacağı çok önemli. İlk dakikalarda enkazlardakileri komşular kurtarır. Çocuktan yetişkine herkese bilgi aktarabilmemiz çok önemli’ dedi.
Söyleşinin sonunda Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever, Öngören’e bir plaket takdim etti. İşsever, ‘Bunun bir başlangıç olduğunu, Murat Harun Öngören’i oyun öncelerinde genç ve çocuklarla buluşturmak için projelere hazır olduğunu’ söyledi. Etkinlik, katılımcıların sorularıyla interaktif bir şekilde sona erdi.
Kaynak: Beyaz Haber Ajansı