83 yıldır İzmir’in tarihine müzikle tanıklık eden bando
İzmir Büyükşehir Belediyesi Bandosu, tam 83 yıl önce kurulduğu günden bu yana kentin dört bir yanında resmî törenlerden festivallere, konserlerden özel günlere kadar pek çok etkinlikte yer alarak İzmir’in tarihine notalarıyla eşlik ediyor. 43 kişilik ekipte yılların deneyimini taşıyan müzisyenlerle birlikte genç yetenekler de bulunuyor. Müziğin birleştirici gücü sayesinde farklı kuşaklar aynı ezgilerde buluşuyor, bando da bu köklü geleneği geleceğe taşıyor.
Neredeyse bir asırlık yolculuk
1943 yılında 64 kişilik bir kadroyla yola çıkan bando, aradan geçen 83 yılda İzmir’in tanıklığını üstlenen önemli bir kurum haline geldi. İzmir Enternasyonal Fuarı’nın açılış törenlerinden 9 Eylül coşkusuna, sanatseverlere unutulmaz anlar yaşatan konserlerden kentin gurur günlerine kadar pek çok etkinlikte iz bıraktı. Bugün ise 43 kişilik bir ekiple çalışmalarını sürdüren bando, bünyesinde binlerce müzisyeni ağırlayıp emekli ederken yeni nesiller için de bir okul niteliği taşıyor.
Bandonun şefliğini üstlenen ve 41 yıldır bu görevi yürüten Şenol Şentürk, ekibin en deneyimli isimlerinden biri. Şentürk, 20 Ağustos 1985’te İzmir Enternasyonal Fuarı açılışında işe başladığını ve o günden beri aynı heyecanla çalıştığını belirtiyor. Klarnet ve saksafon da çalan Şentürk, birden fazla enstrüman çalan müzisyenlerin bulunduğu bandoda ayrıca Pop Orkestrası, Metropol Orkestrası ve sadece kadınlardan oluşan bir trio gibi farklı toplulukların da yer aldığını söylüyor.
Unutulmaz anılar ve kuşaklar arası bağ
Şentürk, görevi boyunca biriktirdiği anılar arasında pandemi döneminde insanların evlerinin önünde verdikleri konserleri özellikle vurguluyor.
“İkiz kardeşler ellerinde Türk bayrağı ile aşağıya inip bana sarılmak isteyip sarılamamıştı. Bazen çaldığımız marşlar karşısında çocukların duygulanıp ağlaması bize inanılmaz duygular yaşatıyor.”
Ekibe katıldığında 22 yaşında olduğunu ve babası yaşındaki üyelere “baba” diye hitap ettiklerini anlatan Şentürk, şimdi gençlerin kendisine şaka yollu “amca” dediğini ve bu durumun hoşuna gittiğini ifade ediyor. “Onlarla çalışınca genç kalıyorum” diyen Şentürk, yeni neslin işlerini çok sevdiğini ve bu kurumun İzmir’de hep var olacağını sözlerine ekliyor.
Kadın müzisyenlerin en kıdemlisi: 20 yıllık emek
Bando ekibinde yer alan dokuz kadın üyenin en kıdemlisi Ezgi Çanlıoğlu, obua sanatçısı olarak üniversiteden mezun olduktan sonra İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin açtığı sınavla işe girdiğini ve geçen hafta 20. yılını doldurduğunu belirtiyor. “Çok uzun yıllardır buradayım ve yeri geldiğinde ailemizden çok iş arkadaşlarımızla beraberiz. Birbirimize o kadar kenetlenmiş durumdayız ki çok güzel şekilde çalışmamızı yürütüyoruz” diyen Çanlıoğlu, yeni nesil arkadaşların varlığıyla daha da şevkle çalıştıklarını söylüyor.
Bandonun en genç üyesi ise 26 yaşındaki Emre Taşkın. Bariton korno çalan Taşkın, 1,5 yıldır bandoda görev yapıyor.
“83 yıllık bir bandoda yer almak çok gurur verici. Benden büyük olan ağabey ve ablalarımdan her gün yeni bir bilgi öğreniyorum.”
Repertuvar sürekli yenileniyor
Bando, evrensel değer taşıyan çok sesli eserlerin yanı sıra Türk ve yabancı bestecilerin eserlerini de seslendiriyor. Yeni eserler üreterek ve mevcut eserleri yeniden düzenleyerek repertuvarını sürekli geliştiren ekipte obua, flüt, klarnet, trompet, trombon, tuba, korno, alto saksafon, trampet, zil ve davul gibi çok sayıda enstrüman çalan sanatçılar görev yapıyor.
Bando şefi Şenol Şentürk, kurumun çok değerli bir arşive sahip olduğunu belirterek, “1943 yılında kurulan bandomuzda çok değerli ağabeylerimiz, hocalarımız vardı ve İzmir’e çok büyük etkinlikler yapmışlar. Bandonun bu yüzden pek çok yerde bulunmayan bir arşivi bulunur” diyor. Bu köklü gelenek, genç müzisyenlerin katılımıyla geleceğe taşınmaya devam ediyor.
Kaynak: Beyaz Haber Ajansı