Mersin’de, kırsal kalkınmayı destekleyen ve kadın emeğini ön plana çıkaran yenilikçi bir proje, geleneksel lezzetleri coğrafi işaretli ürünlerle buluşturdu. Hamzabeyli Köyümüz Atölye projesi kapsamında, Mersin’e özgü Kan Portakalı ile Türk lokumu bir araya getirilerek, katma değeri yüksek bir ürün ortaya çıkarıldı. Bu girişim, yerel üretimi teşvik etmek ve kadınların ekonomik hayata katılımını artırmak amacıyla hayata geçirildi.
Projenin Detayları ve Üretim Süreci
Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen proje, kırsal bölgelerdeki üretim potansiyelini geliştirmeyi hedefliyor. Atölye çalışmasında, gıda mühendisleri eşliğinde katılımcılar, Kan Portakalı aromasıyla zenginleştirilmiş lokum üretimi gerçekleştirdi. Coğrafi işaret tescilli Mersin Kan Portakalı, geleneksel lokum tarifine eklenerek, eşsiz bir lezzet profili oluşturuldu. Bu süreçte, hijyen kuralları ve modern üretim teknikleri üzerine detaylı eğitimler verildi, böylece ürün kalitesi ve güvenliği sağlandı.
Katılımcılar, atölye boyunca lokum yapımının tüm aşamalarını uygulamalı olarak deneyimledi. Portakalın özütünün çıkarılmasından, lokum karışımının hazırlanmasına kadar her adım, uzmanların gözetiminde titizlikle yürütüldü. Bu çalışma, sadece bir ürün geliştirmekle kalmayıp, aynı zamanda kadınların becerilerini geliştirmelerine ve yeni gelir kaynakları yaratmalarına olanak tanıdı. Proje, kırsal alanlarda sürdürülebilir tarım ve gıda üretimini destekleyerek, yerel ekonomiye katkı sağlamayı amaçlıyor.
Yetkililerden Açıklamalar ve Tepkiler
Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan Gıda Mühendisi Dilara Aytuttu, atölye çalışması hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Aytuttu, “Hamzabeyli Köyümüz Atölye kapsamında, geleneksel lokumu coğrafi işaretli Mersin Kan Portakalı ile birleştirerek, katma değeri artırılmış bir ürün elde ettik” dedi. Bu ifade, projenin yenilikçi yaklaşımını ve yerel değerleri koruma çabasını vurguluyor.
Katılımcılarımız yeni ürün geliştirme becerisi kazanırken, lokum üretim teknikleri ve hijyenik üretim süreçlerini de uygulamalı olarak deneyimledi.
Aytuttu, atölyenin katılımcılara sadece pratik bilgiler değil, aynı zamanda girişimcilik ruhu kazandırdığını belirtti. Katılımcıların, üretim süreçlerinde aktif rol alarak, kendi işletmelerini kurma veya mevcut faaliyetlerini geliştirme konusunda motivasyon elde ettiği ifade edildi. Bu tepkiler, projenin toplumsal etkisinin ne kadar derin olduğunu gösteriyor.
Projenin Anlamı ve Gelecek Beklentileri
Bu proje, kırsal kalkınma ve kadın istihdamı açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Coğrafi işaretli ürünlerin katma değerli hale getirilmesi, yerel ekonomilerin canlanmasına yardımcı oluyor. Ayrıca, kadın emeğinin görünür kılınması, toplumsal cinsiyet eşitliği hedeflerine katkı sağlıyor. Projenin başarısı, benzer girişimlerin diğer bölgelerde de yaygınlaştırılması için bir model oluşturuyor.
Gelecekte, bu tür atölye çalışmalarının artırılması ve ürün çeşitliliğinin genişletilmesi planlanıyor. Mersin Kan Portakalı gibi diğer coğrafi işaretli ürünlerin de geleneksel lezzetlerle birleştirilerek, pazar payının büyütülmesi hedefleniyor. Bu sayede, kırsalda yaşayan kadınların ekonomik özgürlüklerinin artırılması ve sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması mümkün olacak. Proje, yerel değerleri korurken, küresel pazarlara açılma potansiyeli taşıyor.
Kaynak: PİHA