Türkiye’de bakım sorumluluğu, özellikle kadınların iş gücüne katılımını ciddi şekilde sınırlıyor. Yapılan bir araştırmaya göre, bakım yükü taşıyan kadınların iş gücüne katılma oranı yalnızca %37,8 seviyesinde kalırken, aynı durumdaki erkeklerde bu oran %86 gibi yüksek bir rakama ulaşıyor. Bu uçurum, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin iş hayatındaki en somut göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor.
Çocuk Bakımı: Çalışanların Yarısı Kendi İmkanlarına Muhtaç
Araştırma, istihdamdaki bireylerin önemli bir kısmının çocuk bakım sorumluluğunu üstlendiğini ortaya koydu. Çalışanların %39‘u yalnızca çocuk bakımıyla ilgileniyor. Ancak profesyonel bakım hizmetlerinden yararlanma oranı oldukça düşük: Çocuk bakım sorumluluğu olan çalışanların sadece %14‘ü kreş veya gündüz bakımevi gibi kurumsal merkezleri tercih ederken, %83‘ü hiçbir destek almadan bakımı kendi başına yürütüyor.
Bu durum, çalışan ebeveynlerin büyük bir bölümünü alternatif çözümler aramaya itiyor. Bakım hizmeti kullanmayanların %50,8‘i, çocuk bakımını kendisinin veya eşiyle birlikte üstlendiğini belirtiyor. Yüksek bakım maliyetleri ise bu tercihin en önemli nedenlerinden biri olarak dikkat çekiyor.
Yetişkin Bakımında da Tablo Değişmiyor
Bakım yükü sadece çocuklarla sınırlı değil. Çalışan ve yetişkin bakım sorumluluğu bulunan bireylerin %79,3‘ü herhangi bir bakım hizmeti almadığını ifade ediyor. Hizmet almayanların büyük kısmı buna ihtiyaç duymadığını söylese de, yaklaşık %18‘i bakım hizmetlerinin pahalı olduğu gerekçesiyle bu hizmetlerden yararlanmadığını belirtiyor.
İş ve bakım yükünü aynı anda sırtlanmak zorunda kalan milyonlarca kişi için en büyük engel ise uzun çalışma saatleri olarak öne çıkıyor. Zorluk yaşadığını söyleyen 4,3 milyon kişinin %38,4‘ü, mesai saatlerinin uzunluğunu en kritik sorun olarak tanımlıyor. Bunu sırasıyla yorucu iş koşulları ve uzun ulaşım süreleri takip ediyor.
Eşitsizlik Derinleşiyor: Kadınlar İş ile Bakım Arasında Sıkışıyor
Veriler, bakım sorumluluklarının kadınların iş gücüne katılımını erkeklere kıyasla çok daha fazla etkilediğini gösteriyor. Kadınların iş ile bakım arasında sıkışması, hem bireysel kariyer gelişimlerini hem de ekonomik bağımsızlıklarını olumsuz etkiliyor. Uzmanlar, bu eşitsizliğin giderilmesi için yaygın ve erişilebilir bakım hizmetlerinin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Önümüzdeki dönemde, bakım yükünün hafifletilmesine yönelik politikaların iş gücü piyasasında cinsiyet eşitliğini sağlamada kritik bir rol oynayacağı belirtiliyor. Aksi halde, kadınların iş gücüne katılım oranındaki düşük seviyelerin devam etmesi ve toplumsal eşitsizliklerin daha da derinleşmesi bekleniyor.
Kaynak: PİHA