Boyun Fıtığı Sessizce İlerliyor: Kronik Ağrıları Hafife Almayın

Boyun Fıtığı Sessizce İlerliyor: Kronik Ağrıları Hafife Almayın

Boyun ağrıları, özellikle masa başında uzun saatler geçiren milyonlarca çalışan için kabusa dönüşebiliyor. Memorial Antalya Hastanesi Beyin, Sinir, Omurga ve Omurilik Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Mahmut Akyüz, geçmeyen boyun ağrılarının altında genellikle boyun fıtığı yattığını belirtiyor. Bu rahatsızlık, hafif bir sızıdan yaşamı tehdit eden ciddi nörolojik hasarlara kadar geniş bir yelpazede seyredebiliyor.

Boyun Fıtığı Kimleri Tehdit Ediyor?

Uzun süre bilgisayar ekranı karşısında çalışan bankacılar, devlet memurları, diş hekimleri ve santral görevlileri gibi meslek gruplarında boyun fıtığı sıkça görülüyor. Ayrıca genetik olarak kas yapısı zayıf olan bireyler, düzenli spor yapmayanlar ve inşaat işçiliği gibi ağır fiziksel işlerde çalışanlar da yüksek risk grubunda yer alıyor.

Omur kemikleri arasında amortisör görevi üstlenen jel kıvamındaki disklerin yırtılmasıyla ortaya çıkan fıtık, omurilik ve sinir köklerine baskı yaparak ağrıya neden oluyor. Fıtığın bulunduğu seviyeye göre kolda, elde ve parmaklarda ağrı, sızlama, karıncalanma gibi belirtiler gelişiyor. Baskı şiddetliyse kol ve ellerde kuvvet kaybı bile görülebiliyor.

Omurilik Sıkışması Ciddi Sonuçlar Doğurabilir

Eğer fıtık omuriliği sıkıştırırsa, bu belirtilere ek olarak ayaklarda yanma, uyuşma, yürüme güçlüğü ve hatta idrar ile büyük abdest kaçırma gibi şikayetler ortaya çıkabiliyor. Prof. Dr. Mahmut Akyüz, nadir de olsa bu hasarın zamanla vücut tarafından onarılabileceğini ancak genellikle tıbbi müdahale gerektiğini vurguluyor.

Tanı koymak için hastanın şikayetlerinin detaylı bir şekilde dinlenmesi, nörolojik muayene yapılması, radyolojik görüntüleme yöntemleri ve gerekirse sinir elektrosu (EMG) tetkikine başvuruluyor. Tedavi planı kişinin ağrı düzeyi, muayene bulguları ve beklentilerine göre şekillendiriliyor.

Alternatif Yöntemlerin Etkinliği Sorgulanıyor

Küçük ve sinir basısı oluşturmayan fıtıklarda fizik tedavi, egzersiz, kaplıca ve medikal masaj gibi yöntemler öneriliyor. Ancak Prof. Dr. Akyüz, bu yöntemlerin tedavi edici olmaktan çok rahatlatıcı ve zaman kazandırıcı olduğunu belirtiyor. Çekme, lazer ve ozon tedavisi gibi alternatif uygulamaların ise risk taşıdığını ancak etkinliğinin kanıtlanmadığını ifade ediyor.

İlaç, istirahat ve diğer tedavilere yanıt vermeyen ya da nörolojik belirtileri ilerleyen hastalarda cerrahi müdahale gündeme geliyor. Uzmanlar, ameliyatı son çare olarak görmenin doğru olmadığını, mikrocerrahinin başarı oranını artırmak için uygun zamanda müdahale edilmesi gerektiğini vurguluyor.

Mikrocerrahi ile Hızlı İyileşme Mümkün

Boyun fıtığı ameliyatları, özel mikroskoplar eşliğinde yaklaşık 2 cm’lik kesilerden yapılıyor ve ortalama 2 saat sürüyor. Prof. Dr. Mahmut Akyüz, ameliyatın ikinci haftasında hastaların normal yaşantılarına dönebildiğini belirtiyor. Başarılı bir operasyon sonrasında hastaların risk faktörlerinden uzak durması, düzenli egzersiz yapması ve kilo kontrolüne dikkat etmesi büyük önem taşıyor.

Ameliyat sonrası haftada 3 gün 1 saatlik egzersiz programları, elde edilen sonuçları destekliyor. Uzmanlar, boyun fıtığı şikayetleri olan kişileri vakit kaybetmeden bir beyin cerrahisi uzmanına başvurmaya çağırıyor.

İlgili Haberler

Hafıza Güçlendirme Yolları: Merak ve Omega-3 ile Unutkanlığı Yenin

haberci

Keçiören’de Çölyak Günü’nde Glütensiz Lezzetler ve Anlamlı Kutlama

haberci

Şizofreni Kontrol Altına Alınabilir mi? Uzmanı Açıkladı

haberci
Yükleniyor....

Bu web sitesi deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanır. Bunu kabul ettiğinizi varsayacağız, ancak isterseniz devre dışı bırakabilirsiniz. Kabul Et Devamını Oku

Gizlilik ve Çerez Politikası