Balıkesir Bandırma’da bulunan ve 6. Ana Jet Üssü’ne ait 135 dönümlük General Balcı Çamlığı, satış listesine alınarak büyük tepki topladı. Yetkililerin daha önce “yeşil alan olarak kalacak” sözü verdiği askeri arazilerin yapılaşmaya açılması, Türkiye genelinde yaygın bir uygulama haline gelirken, Bandırma’daki bu son gelişme, kentin son nefes alanlarının da risk altında olduğunu gösterdi.
Bandırma’daki Yeşil Alanın Geleceği Tehlikede
General Balcı Çamlığı, Bandırma halkının spor yaptığı, piknik alanı olarak kullandığı ve kültürel etkinlikler düzenlediği önemli bir rekreasyon alanı konumunda. Bandırma Belediyesi ile 10 yıllık bir protokol kapsamında kullanılan bölgede, belediye tarafından 4 kilometrelik yürüyüş ve bisiklet yolu, oyun ve spor sahaları inşa edilmiş, mevcut 4 bin ağaca ek olarak 1000 yeni ağaç dikilmişti. Protokolün 4 Nisan 2027’ye kadar geçerli olmasına rağmen, arazinin satışa çıkarılması, sözleşmelerin ve kamu yararının göz ardı edildiği yönünde endişelere yol açtı.
Tepkiler ve Açıklamalar
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Burası çamlar arasında, deniz kenarında, Bandırma’nın son yeşil alanı” ifadelerini kullanarak durumun vahametini vurguladı. Çömez, imar planına göre askeri tesis olarak belirlenen alanın bile satılmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, “Satılırsa buraya da AVM’yi, rezidansı, konut sitelerini dikerler, geriye sadece beton kalır” uyarısında bulundu. Bandırma Belediye Başkanı Dursun Mirza ise, yaptıkları yatırımları hatırlatarak satıştan vazgeçilmesi ve alanın nefes alınacak yer olarak korunması çağrısı yaptı.
Türkiye Genelinde Askeri Arazilerin Dönüşümü
Bandırma’daki bu olay, Türkiye’nin dört bir yanında benzer senaryoların yaşandığını gösteren bir örnek teşkil ediyor. Samsun’da 74 dönümlük kışla arazisi, imar değişikliği ile ticaret, turizm ve konut kullanımına açıldı. Antalya Manavgat’ta Jandarma’ya ait 157 dönümlük arazi özelleştirme kapsamına alınırken, Konya’daki 631 bin metrekarelik Havzan Kışlası AKP’li Büyükşehir Belediyesi’ne devredildi. Konya’daki arazinin yeşil alan olarak kalacağı sözü verilmesine rağmen, 133 bin metrekaresi 7 milyar 200 milyon liraya müteahhit firmalara satıldı ve bu bölgeye konut siteleri inşa ediliyor.
Ankara’da ise Mamak Tugayı ile Etimesgut Okul Komutanlığı’nın taşınmasıyla geniş araziler devredildi. Başkentteki askeri arazilerin toplam büyüklüğü 291 milyon metrekare olarak ölçülmüştü. Bu devasa alanların nasıl değerlendirileceği, kentsel dönüşüm ve çevre politikaları açısından kritik önem taşıyor.
İstanbul’daki Askeri Arazilerin Durumu
Askeri arazilerin yapılaşmaya açılmasında en dikkat çeken illerin başında İstanbul geliyor. 140 bin hektarlık askeri arazinin 105 bin hektarı çeşitli projelere tahsis edildi. Çekmeköy Kışlası, Sancaktepe Tunaboylu Kışlası, Tuzla Askeri Alanı, Hasdal Askeri Alanı’nın bir kısmı, Florya Askeri Alanı, Esenler Askeri Alanı, Şile Balıbey Kışlası, Maltepe Evren Kışlası, Bakırköy Şenlikköy Askeri Alanı, Başakşehir General Akman Kışlası, Beşiktaş Barbaros Askeri Lojmanı, Beşiktaş Orhaniye Kışlası, Beşiktaş Jandarma Dikimevi, Çekmeköy Şehit Azim Özdemir Kışlası, Esenler Topkule Kışlası, Esenler Baştabya Kışlası, Esenler Tugay Kışlası, Halkalı Askeri Alanı, Maslak Jandarma Kışlası, Sarıyer Zekeriyaköy Kışlası, Maltepe Baransel Kışlası, Tuzla İçmeler Askeri Alanı, Tuzla Jandarma Kışlası, Tuzla Sahil Güvenlik Kışlası, Zeytinburnu Eski Tank Fabrikası, Zeytinburnu Askeri Lojmanları ve Beşiktaş Silahhane gibi onlarca alan, bu süreçten etkilendi.
Ne Anlama Geliyor?
Bu gelişmeler, askeri arazilerin dönüştürülmesi sürecinde yeşil alan vaatleri ile gerçekleşen yapılaşma arasında ciddi bir uçurum olduğunu ortaya koyuyor. Yerel yönetimlerle yapılan protokollerin ve kamu yararına yönelik taahhütlerin, mülkiyet değişiklikleri karşısında nasıl etkisiz kalabildiği görülüyor. Bandırma örneğinde olduğu gibi, halkın aktif olarak kullandığı ve belediyelerin kaynak ayırdığı alanların bile satış listelerine alınması, kentsel yaşam kalitesi ve çevre koruma politikaları açısından sorgulanması gereken bir durum yaratıyor.
Öte yandan, İstanbul ve diğer büyük şehirlerdeki askeri arazilerin yapılaşmaya açılması, kentlerin betonlaşma oranını artırırken, yeşil alan eksikliğini daha da derinleştiriyor. Bu durum, sadece çevresel değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik sonuçlar da doğuruyor. Müteahhit firmalara yapılan satışların büyük rakamlara ulaşması, rant odaklı dönüşümlerin boyutunu gözler önüne seriyor. Gelecekte benzer uygulamaların devam etmesi halinde, Türkiye’nin birçok kentinde nefes alacak yeşil alanların giderek azalacağı öngörülüyor.
Kaynak: Sözcü