Canlı yayın20 Ekim 2026 Salı
💵 Dolar 49,5911 %0,07💶 Euro 55,7107 %0,19💷 Sterlin 66,1026 %0,20🥇 Gram Altın 6.587,17 %-0,13🪙 Çeyrek Altın 10.804,61 %0,00₿ Bitcoin $81.726 %-1,12Ξ Ethereum $2.398 %-1,22💵 Dolar 49,5911 %0,07💶 Euro 55,7107 %0,19💷 Sterlin 66,1026 %0,20🥇 Gram Altın 6.587,17 %-0,13🪙 Çeyrek Altın 10.804,61 %0,00₿ Bitcoin $81.726 %-1,12Ξ Ethereum $2.398 %-1,22
☁️ İstanbul 15°C🌫️ Ankara 2°C☀️ İzmir 9°C☀️ Erzincan 10°C☀️ Antalya 13°C☁️ İstanbul 15°C🌫️ Ankara 2°C☀️ İzmir 9°C☀️ Erzincan 10°C☀️ Antalya 13°C

Göbek Düşüklüğü Sanılan Şikayet, 7,5 Santimetrelik Aort Anevrizması Çıktı

59 yaşındaki Adem Çınar, yaklaşık bir yıl boyunca karın bölgesindeki şişlik, nabız atma ve bulantı hissini çevresinden duyduğu “göbek düşüklüğü” inanışıyla ilişkilendirdi. Şikayetlerini farklı nedenlere yoran Çınar’ın çekilen tomografisinde, aort damarındaki genişlemenin 7,5 santimetreye ulaştığı ve ciddi hayati risk taşıdığı belirlendi.

Hibrit Ameliyathanede Eş Zamanlı Müdahale

Memorial Göztepe Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Mehmet Altuğ Tunçer tarafından değerlendirilen Adem Çınar, vakit kaybetmeden ameliyata alındı. Hibrit ameliyathanede tedaviye alınan Çınar’ın kasıklarından girilerek abdominal aortadaki anevrizmaya stent uygulandı. Ardından hasta ameliyat masasından kaldırılmadan kalp damarındaki darlığa da Memorial Göztepe Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Sabahattin Gündüz tarafından koroner stent yerleştirildi.

“Göbeğin Düşmüş” İnancı Zaman Kaybettirdi

Şikayetlerinin yaklaşık bir yıl önce başladığını anlatan Adem Çınar, “Mide tarafında, göbeğimin alt kısmında bir sertlik, sıkıntı ve şişme vardı. Biz bunu göbek düşüklüğü olarak düşündük. Bir iki defa doktora da gittim, genel cerrahiye göründüm ama bir şey bulunamadı. Bizim orada genelde bu tür, benim gibi şikayetleri olanlara ‘Göbeğin düşmüş’ derlerdi. Biz de ona yorduk. Yaklaşık bir yıl bu şikayetleri yaşadım. 2022 yılında bir kalp krizi geçirdim. Bunun üzerine kalbime iki tane stent takıldı. Üç ve altı aylık periyotlarla kontrollerim vardı. Biraz da karnımdaki şişliği ona yordum. Bu rahatsızlıklarımdan dolayı olabilir diye düşündüm, ama değilmiş. Bu düşüncelerim bana hep zaman kaybettirdi” ifadelerini kullandı.

Zaman içerisinde şikayetlerinin arttığını ve karnındaki damar şişliğinin daha belirgin hale geldiğini söyleyen Çınar, “Sıkıntılarım biraz arttı ve buradaki damar şişliği daha çok belirgin olmaya başladı. Son gittiğim doktor ilaçlı tomografi istedi. Tomografinin sonunda bana, ‘Aort damarında bir şişme var ve bu çok acil bir durum. 7,5 santimetre civarını bulmuş. Acilen kalp ve damar cerrahisine gidip göstermen lazım’ dedi. Korktum tabii. O günden sonra hemen işimi gücümü bıraktım. Şehir dışındaydım, apar topar İstanbul’a geldim. Aort damarının şişmesi gibi şeyleri duymuştum ama bu konuda çok bir bilgim yoktu. Hastalığım sonrası İstanbul’da birçok doktor araştırdım. Ama kimse tam anlamıyla bu sorunumu tedavi edebileceğine dair o güveni bana vermedi” dedi.

Tedavi sonrasında kendisini iyi hissettiğini belirten Adem Çınar, “Şu anda çok iyiyim. Hiçbir sıkıntım yok. İnsanlar sağlıklarına önem versin. Belirtileri önemsesinler ve doktora gitsinler. Sonrasında sıkıntı oluyor, süreç uzuyor. Hayatınızı kaybedebiliyor, sakat kalabiliyorsunuz” diye konuştu.

“Dev Anevrizma” ve Kapalı Yöntem

Adem Çınar’ın ciddi karın ağrısıyla başvurduğunu belirten Prof. Dr. Mehmet Altuğ Tunçer, “Adem Bey bize ciddi karın ağrısıyla geldi. Damarında 7,5 santimlik ciddi bir genişleme vardı. Ciddi şekilde geniş olan bu damarın hızlı bir şekilde opere edilmesi gerektiğini söyledik. 59 yaşında olduğu için aynı zamanda bir koroner anjiyo da yaptık. Koroner anjiyoda kalbin arka tarafındaki bir damarında da ciddi bir darlık çıktı” dedi.

Hastaya uygulanacak tedaviyi anlatan Prof. Dr. Tunçer, “Kendisine yüksek teknolojiye sahip hibrit ameliyathanemizde aynı anda hem abdominal bölgeye stent hem de kalbine stent uyguladık, böylece yaklaşık 2-3 saat içinde bütün sıkıntılarının tedavisini sağladık. Kasıklardan girerek abdominal aortadaki anevrizmaya stent uyguladık. Bu işlemden sonra Prof. Dr. Sabahattin Gündüz, hasta ameliyat masasından kalkmadan koroner stenti yerleştirdi. Daha sonra Adem Bey’i yoğun bakıma aldık ve yaklaşık iki saat sonra ayağa kalkabildi. İkinci gününde de hastamızı taburcu ettik” diye konuştu.

Hibrit ameliyathanenin avantajlarına değinen Prof. Dr. Tunçer, “Hibrit ameliyatların çok büyük avantajı var. Aynı anda hem ameliyat yapabiliyorsunuz hem anjiyo yapabiliyorsunuz hem de tomografi çekebiliyorsunuz. Hastalar, ‘Bir-iki ay sonra gel’ denilerek farklı zamanlarda yapılacak işlemlerden kurtulmuş oluyor. Uygun vakalarda bütün bu işlemlerin hepsini aynı anda yapabiliyoruz. Adem Bey’e birden fazla işlemi Op. Dr. Hidayet Demir ve ekibimizle uygulandık. Yaklaşık 2-3 saatte işlemlerin hepsi tamamlandı. Hepsini aynı anda yapabilmemiz hasta için çok faydalı bir işlem oldu” ifadelerini kullandı.

Aort damarındaki 7,5 santimetrelik genişlemenin oldukça ileri boyutta olduğunu belirten Prof. Dr. Tunçer, “7,5 santimetre, dev olarak nitelendirebileceğimiz bir anevrizma. Hastamız yaklaşık bir yıldır yaşadığı karın ağrısı ve şişkinlik hissini farklı nedenlere bağlayarak doktora başvurmamış. Şikayetleri geçmeyince çekilen tomografide gerçek tablo ortaya çıkmış. 59 yaşındaki hastamızda, nadiren karşılaştığımız ve bir küçük çocuğun başı büyüklüğüne ulaşan 7,5 santimetrelik bir anevrizma tespit ettik. Bu boyuttaki anevrizmalar ciddi risk taşısa da günümüzde gelişmiş teknolojiler, deneyimli ekipler ve uygun cerrahi yöntemlerle tedavi edilebiliyor” dedi.

Anevrizmanın oluşturduğu hayati riske dikkat çeken Prof. Dr. Tunçer, “Tabii ki her ameliyatın riski var. Ameliyat olmasa da ciddi bir risk altındaydı. Özellikle abdominal aortanın 7,5 santimetre olan balonlaşması risk yaratıyor ve bunun aniden yırtılması sonucu hastalar hayatlarını kaybedebiliyor. Biz her zaman bütün hastalarımıza ve hasta yakınlarına, özellikle anevrizması olan hastaların yakınlarına tarama öneriyoruz. Çünkü bu ailesel olabiliyor. Basit bir tomografi ya da ultrason ve eko yaparak ciddi bir aile taraması öneriyoruz” dedi.

Uygulanan yöntemi anlatan Prof. Dr. Tunçer, “Operasyonu cerrahi bir kesi olmadan, hibrit ameliyathanemizde kapalı teknikle gerçekleştirdik. Uygun olan hastalarda kapalı, uygun olmayan hastalarda açık ameliyatlar yapabilmekteyiz. Bu hastanın durumuna göre değişebiliyor” ifadelerini kullandı.