Koruyucu Aile Çocuklarına Bütünleşik Sağlık Desteği: 5 Kurum Güç Birliği Yaptı

Koruyucu Aile Çocuklarına Bütünleşik Sağlık Desteği: 5 Kurum Güç Birliği Yaptı

İstanbul’da koruyucu aile yanında yaşayan dezavantajlı çocukların sağlık hizmetlerine erişimini iyileştirmeyi hedefleyen kapsamlı bir proje hayata geçirildi. Üsküdar Üniversitesi, İstanbul Valiliği, Ümraniye Kaymakamlığı, İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ve İstanbul Koruyucu Aile Derneği (İSTKAD) iş birliğiyle geliştirilen projenin açılış toplantısı, Üsküdar Üniversitesi Senato Salonu’nda gerçekleştirildi. Proje, çocuk dostu bir modelle bilimsel temelli ve sürdürülebilir bir sağlık hizmeti sunmayı amaçlıyor.

Projenin Temel Hedefi ve İş Birliğinin Önemi

Toplantıda konuşan yetkililer, kamu, üniversite ve sivil toplum kuruluşlarının ortak çalışmasının bu tür sosyal projelerde belirleyici bir rol oynadığını vurguladı. İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Gözen, üniversitenin bilimsel birikiminin projeye aktarılmasının, derneğin sahiplenmesinin ve kaymakamlığın benimsemesinin son derece değerli olduğunu ifade etti. Gözen, geleneksel aile yapısının büyükşehirlere göçle birlikte değiştiğini, bu süreçte koruyucu aile modelinin kritik bir önem taşıdığını söyledi.

Ümraniye Kaymakamı Yüksel Çelik ise ilçede yaklaşık 60 koruyucu aile bulunduğunu ve bu aileler sayesinde çocukların sıcak bir yuva ortamına kavuştuğunu açıkladı. Çelik, modelin yaygınlaştırılmasının büyük önem taşıdığını belirterek, sorunlar ortaya çıkmadan önce önleyici tedbirlerin hayata geçirilmesinin gerekliliğine dikkat çekti.

Toplumsal Huzur İçin Dezavantajlı Kesimlere Empati Çağrısı

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dezavantajlı bireylerin toplumsal huzur ve güven açısından taşıdığı kritik role dikkat çekti. Tarhan, toplumun yaklaşık yüzde 40-50’sinin dezavantajlı ve üretmeyen kişiler olarak kabul edildiğini belirterek, “Bu kesim mutlu olmadıkça diğerlerinin mutlu olması mümkün değil. Evde dezavantajlı bir birey varsa, o evde huzurdan söz edilemez.” dedi.

Avantajlı bireylerin en önemli görevinin dezavantajlılarla empati kurabilmek olduğunu vurgulayan Tarhan, bu sağlandığında toplumsal güven ve huzurun da beraberinde geleceğini ifade etti. Tarhan ayrıca, küresel ölçekte aile yapısına yönelik tehditler bulunduğunu, aile karşıtı unsurlar içeren projelerin farkında olunması gerektiğini sözlerine ekledi.

Üniversitelerin Değişen Rolü ve Toplumsal Sorumluluk

Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör, üniversitelerin kampüs içine kapanan anlayışının artık geçerli olmadığını vurguladı. Güngör, “Kampüste üretilen bilgiyi toplumsal faydaya dönüştürmek çok önemli. Biz de bu yönde adımlar attık. Eğitimin yanında toplumsal sorunlara çözüm bulmak bir diğer sorumluluğumuzdur.” şeklinde konuştu.

Güngör, üniversitelerin yalnızca akademik bilgi üretmekle sınırlı kalmadığını, bu bilginin toplumsal faydaya dönüştürülmesinin temel sorumluluklarından biri olduğunu ifade etti. Üsküdar Üniversitesi’nin toplumsal katkı alanında Türkiye’nin en yüksek puanlı kurumları arasında yer aldığına da değindi.

Çocukların Kırılganlığı ve Aile İçi İletişimin Önemi

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, çocukların günümüzde en kırılgan kesimlerden biri olduğuna dikkat çekti. Aile içi iletişimde kıyaslamanın olumsuz etkilerine değinen Tarhan, çocukların artık daha bilinçli ve hassas olduğunu belirtti. Bir ebeveynin çocuğunu başkasıyla kıyaslamasının, çocuktan “Ben seni hiç arkadaşınla kıyaslıyor muyum?” şeklinde bir yanıt alabileceğini örnek gösterdi.

Tarhan, devletin ve İçişleri Bakanlığı’nın dezavantajlı çocuklara yönelik çok önemli projeler yürüttüğünü de sözlerine ekleyerek, üniversite olarak bu çalışmalara katkı sunmaktan memnuniyet duyduklarını ifade etti.

Projenin Beklenen Etkileri ve Gelecek Adımlar

Proje, koruyucu aile yanındaki çocukların sağlık hizmetlerine erişimini “çocuk dostu” bir modelle multidisipliner bir yapıda sürdürülebilir kılmayı hedefliyor. Bu kapsamda, çocukların fiziksel, ruhsal ve sosyal sağlık ihtiyaçlarının bütünleşik bir şekilde karşılanması planlanıyor. İş birliği protokolü, beş farklı kurumun kaynaklarını ve uzmanlıklarını bir araya getirerek daha etkili bir hizmet sunulmasını sağlayacak.

Toplantıda ayrıca, çocuğa ulaşmanın toplumsal sorunların çözümündeki kritik rolüne vurgu yapıldı. Projenin, yalnızca koruyucu aile yanındaki çocuklara değil, uzun vadede tüm topluma olumlu katkılar sunması bekleniyor. Katılımcılar, projenin hayırlı olmasını dileyerek, benzer iş birliklerinin yaygınlaştırılması gerektiğinin altını çizdi.

İlgili Haberler

Memorial Patoloji’de Tam Dijital Devrim: Tanılar Artık 0 Dijital Ortamda

haberci

Duygusal Yeme Bozukluğu: Stres ve Kaygı Yeme Davranışını Nasıl Etkiliyor?

haberci

Çocuklarda Kulak Ağrısı Alarmı: Her 6 Çocuktan 5’inde Görülüyor

haberci
Yükleniyor....

Bu web sitesi deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanır. Bunu kabul ettiğinizi varsayacağız, ancak isterseniz devre dışı bırakabilirsiniz. Kabul Et Devamını Oku

Gizlilik ve Çerez Politikası