Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey‘in gözaltına alınmasının ardından yaklaşık 40 saat süren savcılık sorgusunun detayları gün yüzüne çıktı. Bozbey, bu uzun sorguda kendisine yöneltilen imar usulsüzlüğü, rüşvet talebi ve mali işlemlerle ilgili iddialara karşı savunmasını yaparken, tüm suçlamaları kesin bir dille reddetti. Sorgu tutanağı, belediye başkanının eski yardımcısından itirafçı müteahhide kadar uzanan geniş bir yelpazedeki iddialara verdiği yanıtları ortaya koydu.
Sorgunun Merkezindeki İmza Yetkisi ve Eski Yardımcı
Savcılık sorgusunda ilk olarak, Bozbey’in Nilüfer Belediye Başkanlığı döneminde yardımcısı Turgay Erdem‘e verdiği imza yetkisi masaya yatırıldı. Bozbey, 2009 ile 2014 yılları arasını kapsayan bu görevlendirmenin amacının, vatandaşlara daha hızlı ve etkin hizmet sunmak ile belediye iç işleyişini kolaylaştırmak olduğunu vurguladı. Kendisinin, Erdem’e kötüye kullanma niyetiyle tek imza yetkisi vermediğini ısrarla belirten başkan, eski yardımcısının bu yetkiyi suistimal ettiğine dair bir kanaati olmadığını ifade etti.
Dolandırıcılıktan hüküm giyen itirafçı müteahhit Emin Adanur‘un, 7252 ada 1 parseldeki imar usulsüzlükleri karşılığında rüşvet istendiği yönündeki iddiaları da sorguda önemli bir yer tuttu. Bozbey, 2024’te Büyükşehir Belediye Başkanı seçildikten sonra Adanur’un kendisinden usulsüz ihale taleplerinde bulunduğunu, bu talepler reddedilince de iftira kampanyası başlattığını öne sürdü. Hatta, Adanur’un babası Mehmet Adanur‘un gelerek oğlunun attığı iftiralar için özür dilediğini iddia etti. Ayrıca, NİLBEL iştiraki üzerinden Eker Kafe’nin kiralanması sürecindeki usulsüzlük iddialarını da kesin bir dille yalanladı.
14 Milyonluk Rüşvet İddiası ve Mali İşlemler
Emek 22 ve Maviinci Konakları sitelerindeki usulsüzlük iddiaları ile Deniz Bozkurt ve Hüseyin Gür’ün ifadelerinde geçen 14 milyon liralık rüşvet talebi, sorgunun diğer kritik başlıkları arasında yer aldı. Bozbey, bu iddiaların tamamen asılsız olduğunu belirterek, Hüseyin Gür adlı şahsa yapılan tapu devirlerinden haberdar olmadığını ve söz konusu projelerde herhangi bir usulsüzlük yapılıp yapılmadığını bilmediğini beyan etti.
Savcılık, Bozbey’in eşi Seden Bozbey‘in yetkili müdürü olduğu FİDE Özel Eğitim Kurumları ile kuzenine ait SERES Gayrimenkul arasındaki mali ilişkiyi de detaylı şekilde sordu. İki firma arasındaki 8 milyon liralık fatura hareketi ve 21 milyon liralık banka kredisinin amacı sorgulandı. Bozbey, Beşevler’deki okul inşaatını SERES’in üstlendiğini, bankanın kredi şartı gereği paranın doğrudan inşaat firmasına ödenmesini istediğini açıkladı. Para transferlerini ise, işçilerin SGK ve vergi borçlarının ödenmesi için yapılan cari hesap hareketleri olarak tanımladı.
Aile İlişkileri ve Belediye Kaynakları
Sorguda, SERES Gayrimenkul’den Bozbey’in kızı Side Bozbey‘e gönderildiği iddia edilen paralar da gündeme getirildi. Bozbey, eşinin hesabına çok fazla para gelmesi nedeniyle muhasebesel sıkıntı yaşanmaması için paraların kızına aktarıldığını, kızının da bu fonları FİDE Eğitim ve Nilüfer Dershanecilik şirketlerinin vergi borçlarını ödemek için kullandığını ifade etti.
Maksempınar’da ağabeyi Ramiz Bozbey‘e ait barakanın çevre düzenlemesi için belediyeye ait 140 kamyon dolusu malzemenin kullanıldığı iddiaları da sorgu tutanağına yansıdı. Bozbey, bu suçlamayı reddederek, söz konusu alanda muhtarın talebi doğrultusunda yol iyileştirme çalışması yapıldığını öne sürdü. Ayrıca, GSM Medya şirketinin aldığı hasta bakım ve temizlik ihalesinde de herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, tüm işlemlerin resmi sistem üzerinden yürütüldüğünü belirtti.
Mustafa Bozbey’in bu kapsamlı savunmasına rağmen, savcılık tarafından tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmesi ve ardından tutuklanması, sürecin devam edeceğine işaret ediyor. Sorguda ortaya konan iddialar ile savunmaların, yargı sürecinde detaylı şekilde incelenmesi bekleniyor.
Kaynak: Sözcü