NATO Zirvesi’nde sofra diplomasisi: Türk mutfağı dünya liderlerine tanıtıldı
Türkiye, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde düzenlenen NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ne 22 yıl sonra yeniden ev sahipliği yaparken, zirvenin diplomatik gündemi kadar liderlere sunulan resmi akşam yemeği de uluslararası kamuoyunun dikkatini çekti.
Sofra diplomasisi uluslararası ilişkilerdeki rolü
Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Müge Arslan, uluslararası ilişkilerde gastronominin üstlendiği rolü değerlendirdi. Uluslararası ilişkiler literatüründe “table diplomacy” ya da “sofra diplomasisi” kavramının giderek daha fazla önem kazandığını ifade eden Arslan, Camp David Anlaşmaları ve G20 Osaka Zirvesi gibi örneklerle bu kavramın önemini vurguladı.
Menü seçimi stratejik bir unsur
Prof. Dr. Arslan, diplomatik sofralarda hazırlanan menülerin tesadüfi tercihlerden oluşmadığına işaret ederek, menü seçiminin ev sahibi ülkenin kültürünü, değerlerini ve misafirlerine verdiği önemi yansıtan stratejik bir unsur olduğunu belirtti.
2026 NATO Zirvesi menüsü Türkiye’nin gastronomik haritasını sundu
Prof. Dr. Arslan, 2026 NATO Zirvesi’nde tercih edilen menünün Türkiye’nin farklı bölgelerini aynı sofrada buluşturan özel bir kurgu taşıdığına dikkat çekti. Menüde taş fırın pide, Kayseri mantısı, deniz levreği veya dana kaburga, sütlü Nuriye, Maraş dondurması, Trabzon tereyağı, Hizan karakovan balı, Urla sakız enginarı, Tokat yaprağı ve firik pilavı gibi lezzetler yer aldı. Arslan, bu tercihin bilinçli bir gastronomi stratejisi olduğunu ve Türkiye’nin kültürel çeşitliliğini, yerel üretimini, gelenek ile modernliğin buluşmasını ve misafir odaklı yaklaşımını yansıttığını söyledi.
Prof. Dr. Arslan, gastronominin günümüzde ülkelerin kamu diplomasisinin önemli unsurlarından biri haline geldiğini belirterek, “Bazen diplomasi bir cümlede, bazen de aynı sofrayı paylaşmanın oluşturduğu ortak deneyimde hayat bulur” dedi.
Kaynak: Beyaz Haber Ajansı