Nilüfer Belediyesi, Dünya Parkinson Günü dolayısıyla düzenlediği önemli bir seminerde, bu nörolojik hastalıkla mücadelede umut verici bilgiler paylaştı. Karaman Dernekler Yerleşkesi’nde gerçekleşen ‘Parkinsonla Yaşamak’ başlıklı etkinlikte, uzmanlar hastalığın artık ölümcül kategoriden çıktığını ve doğru yaklaşımla kronik bir süreç olarak yönetilebileceğini vurguladı. Yoğun katılımla dikkat çeken seminer, toplumda farkındalık oluşturmayı hedefledi.
Uzmanlar Masaya Yatırdı: Parkinson Artık Ölümcül Değil
Seminerin moderatörlüğünü üstlenen Prof. Dr. Çiğdem Sevda Erer Özbek, açılış konuşmasında çarpıcı bir açıklama yaptı. Özbek, 1960’lı yıllarda dopaminin keşfinden sonra parkinson hastalığının ölümcül hastalık grubundan çıktığını belirterek, ‘Artık bu hastalığı, şeker hastalığı gibi kronik bir süreç olarak yaşayabiliyoruz’ dedi. Hastalığın görülme sıklığındaki artışa da değinen Özbek, yaşam süresinin uzamasının yanı sıra çevresel faktörlerin etkisine dikkat çekti. Özellikle hava ve su kirliliği ile tarım ilaçlarının önemli risk unsurları arasında yer aldığını ifade etti.
Erken Tanı ve Tedavi ile Bağımlılık Süresi Uzatılıyor
Bursa Sağlık Bilimleri Üniversitesi Yüksek İhtisas Eğitim Araştırma Hastanesi’nden Doç. Dr. Demet Yıldız, hastalığın tıbbi boyutlarını ve tanı sürecini detaylandırdı. Parkinsonun sinsi bir hastalık olduğunu vurgulayan Yıldız, 65 yaş üzerinde her 100 kişiden bir veya ikisinde görüldüğünü aktardı. Tanı koydurucu temel belirtiler arasında hareketlerde yavaşlama, istirahat halindeyken görülen el titremesi ve eklem sertliklerinin bulunduğunu söyledi. Erken tanının kritik önem taşıdığını belirten Yıldız, tedavisiz kalan hastaların 5-10 yıl içinde bağımlı hale gelebileceğini, ancak doğru tedaviyle bu sürenin 15-20 yıla kadar uzatılabileceğini açıkladı. İleri evrelerde ise farklı tedavi yöntemlerine başvurulduğunu ekledi.
Beslenme ve Yaşam Tarzı Önerileri
Seminerde beslenme konusundaki önemli detayları paylaşan Doç. Dr. Nilüfer Büyükkoyuncu Pekel, ilaç kullanımı ile beslenme arasındaki ilişkiye odaklandı. Parkinson ilaçlarının vücutta proteinlerle yarıştığını belirten Pekel, maksimum fayda sağlamak için ilaçların aç karna alınması ve yemek yemek için en az bir saat beklenmesi gerektiğini vurguladı. Hastaların yaklaşık yüzde 90’ında görülen kabızlık sorunu için de tavsiyelerde bulundu. Pekel, günde 8-10 bardak su tüketimi, lifli gıdalar ve düzenli yürüyüşün olmazsa olmaz olduğunu ifade etti. Ayrıca yutma güçlüğü çeken hastaların asla yatar pozisyonda beslenmemesi gerektiğini, gerekirse gıdaların blenderden geçirilerek lapa kıvamında sunulmasının önemini belirtti.
Mücadele Bütünsel Bir Yaklaşım Gerektiriyor
Seminerde uzmanlar, parkinson ile mücadelenin sadece ilaç tedavisiyle sınırlı kalmaması gerektiğinin altını çizdi. Egzersiz, doğru beslenme alışkanlıkları ve hasta yakınlarının sabırlı desteğinin, tedavi sürecini bir bütün olarak desteklediği vurgulandı. Bu bütünsel yaklaşımın, hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceği ifade edildi. Katılımcılar, seminerin interaktif bölümünde uzmanlara sorular yönelterek merak ettikleri konularda aydınlatıcı yanıtlar aldı.
Toplumsal Farkındalık Artırılıyor
Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği bu seminer, parkinson hastalığına dair toplumsal farkındalığı artırmayı hedefleyen önemli bir adım olarak öne çıktı. Etkinliğe gösterilen yoğun ilgi, konunun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Seminer, katılımcılardan gelen soruların yanıtlanmasıyla sona ererken, benzer etkinliklerin devam etmesi beklentisi oluştu. Bu tür bilgilendirici toplantıların, hem hastalar hem de hasta yakınları için yol gösterici olduğu görüldü.
Kaynak: Beyaz Haber Ajansı