Zeytinburnu Kültür Sanat‘ta düzenlenen “Türk Tarihinden İzler” söyleşi dizisinin nisan ayı konuğu olan Prof. Dr. İsmail Türkoğlu, Türk dünyasının aydınlanma sürecindeki kritik engelleri gözler önüne serdi. 7 Nisan Salı akşamı gerçekleşen etkinlikte, Türk devletleri arasındaki alfabe farklılıklarının kasıtlı bir proje olduğu ve Stalin döneminde aydınların sistematik şekilde ortadan kaldırıldığı çarpıcı açıklamalarla vurgulandı.
Alfabe Farklılıkları: Kasıtlı Bir Bölünme Projesi
Prof. Dr. İsmail Türkoğlu, Türk topluluklarının birbirini anlamasını zorlaştıran alfabe çeşitliliğinin arkasında tarihsel bir mühendislik olduğunu belirtti. Nikolay İlminskiy adlı bir Rus misyonerin başlattığı bu projenin, Türkler arasındaki iletişimi koparmayı amaçladığını ifade etti. Türkoğlu’na göre, Kazak, Tatar, Özbek, Türkmen ve Başkurt alfabelerinin ayrıştırılması bilinçli bir politikanın ürünüydü. Hatta harf sayılarındaki farklılıklar bile Türklerin birbirini okuyamaması için özel olarak tasarlanmıştı.
Bu süreçte Türkiye’nin Latin alfabesine geçişiyle eş zamanlı olarak, Stalin’in Sovyetler Birliği’ndeki Türk topluluklarını Kiril alfabesine zorladığına dikkat çekildi. Türkoğlu, 1991 yılına kadar aynı kökenden gelen halkların farklı yazı sistemleri nedeniyle birbirlerini anlamakta güçlük çektiklerini vurguladı. Bu durum, kültürel ve entelektüel bağların zayıflamasında önemli bir rol oynadı.
Stalin Dönemi: Aydınların Sistematik İmhası
Prof. Dr. İsmail Türkoğlu, Stalin’in Türk dünyasına yönelik politikalarını “terör” olarak nitelendirerek, aydın kesimin planlı bir şekilde ortadan kaldırıldığını açıkladı. Bu stratejinin amacının, bağımsızlık veya Sovyetler’den ayrılma fikirlerinin filizlenmesini engellemek olduğunu belirtti. Türkoğlu, Stalin’in bu yaklaşımını “çok zeki” bir taktik olarak değerlendirirken, sonuçlarının Türk toplulukları için yıkıcı olduğunu söyledi.
Bu baskıcı rejimin, 1991’de Sovyetler Birliği’nin dağılmasına kadar etkisini sürdürdüğünü ifade eden Türkoğlu, bu tarihi dönüm noktasını “Türk dünyasına Tanrı’nın bir hediyesi” olarak tanımladı. Dağılma sonrasında en az beş bağımsız Türk cumhuriyetinin ortaya çıkışını olumlu bir gelişme olarak yorumladı.
Günümüz İlişkileri ve Gelecek Perspektifi
Prof. Dr. İsmail Türkoğlu, mevcut durumda Türkiye’nin bağımsız Türk cumhuriyetleriyle olan ilişkilerinin genel olarak olumlu seyrettiğini kaydetti. Türkmenistan hariç diğer tüm ülkelerle bağların güçlü olduğunu belirterek, bu işbirliğinin Türk dünyasının aydınlanma sürecine katkı sağlayabileceğini dile getirdi. Moderasyonu üstlenen Prof. Dr. Ahmet Taşağıl‘ın yönlendirmeleriyle, sohbet Türk tarihinin farklı boyutlarına odaklandı.
“Türk Tarihinden İzler” programı, alanında uzman isimleri ağırlayarak tarihsel süreçleri derinlemesine inceliyor. Nisan ayındaki bu buluşma, katılımcılara Türk dünyasının dönüşümü hakkında kapsamlı bir bakış açısı sundu. Etkinlik, saat 19.30’da başlayarak izleyicilerden yoğun ilgi gördü.
Bu gelişmeler, Türk topluluklarının ortak kimlik ve kültürel mirasını koruma çabalarında alfabe birliği gibi konuların yeniden gündeme gelmesine yol açabilir. Gelecekte benzer söyleşilerin, tarihsel engellerin aşılmasına yönelik tartışmaları derinleştirmesi bekleniyor.
Kaynak: Beyaz Haber Ajansı