Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Şubat 2026 dış ticaret endeksleri, ihracatta çarpıcı bir ikilemi ortaya koydu. İhracat birim değer endeksi, bir önceki yılın aynı ayına kıyasla %12,7’lik kayda değer bir artış gösterirken, ihracat miktar endeksi %10,1 oranında geriledi. Bu veriler, ülkenin dış satımında fiyatların yükseldiği ancak fiziki hacmin daraldığı bir tablo çiziyor.
Endekslerdeki Sektörel Ayrışma
Birim değer endeksindeki artışın ardında sektörel performanslar yatıyor. İmalat sanayi (gıda, içecek ve tütün hariç) %13,3’lük bir yükselişle öne çıkarken, gıda, içecek ve tütün grubu %12,5, ham maddeler (yakıt hariç) ise %9,7 artış kaydetti. Yakıt sektörü, %6,8’lik bir düşüşle tek istisna olarak göze çarpıyor. Miktar endeksindeki düşüş ise tüm sektörlere yayılmış durumda: gıda, içecek ve tütünde %13,9, ham maddelerde (yakıt hariç) %8,7, imalat sanayinde %7,0 ve yakıtlarda %35,6’lık keskin bir azalma yaşandı.
İthalat ve Dış Ticaret Haddindeki Gelişmeler
İthalat tarafında ise farklı bir dinamik gözlemleniyor. İthalat birim değer endeksi %5,0 artarken, miktar endeksi %1,3 geriledi. Sektörel bazda, ithalatta imalat sanayi %7,2 artış gösterirken, yakıtlarda %14,5’lik bir düşüş kaydedildi. Bu gelişmelerin bir sonucu olarak, dış ticaret haddi 2026 Şubat’ında 92,7’ye yükseldi, bu da 2025 Şubat’ındaki 86,4 seviyesine göre 6,3 puanlık bir iyileşmeye işaret ediyor.
Mevsimsel ve Takvim Etkilerinden Arındırılmış Veriler
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış serilere bakıldığında, ihracat miktar endeksi Ocak 2026’daki 139,0 seviyesinden Şubat 2026’da 138,8’e, yani sadece %0,1 azalarak neredeyse sabit kaldı. Takvim etkilerinden arındırılmış seride ise, 2025 Şubat’ındaki 141,8’den 2026 Şubat’ında 127,5’e, %10,1’lik bir düşüşle geriledi. İthalat miktar endeksi, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seride Ocak’tan Şubat’a %0,7 artışla 127,9’a çıkarken, takvim etkilerinden arındırılmış seride 2025 Şubat’ından 2026 Şubat’ına %1,3 azalarak 119,7’ye indi.
Ekonomik Analiz ve Olası Etkiler
Bu veriler, Türkiye ekonomisinde ihracatın değer bazında güçlü kalmasına rağmen, miktar olarak daralmasının altını çiziyor. Birim değer artışı, ürünlerin daha yüksek fiyatlarla satıldığını gösterirken, bu durum küresel talep koşulları veya maliyet baskılarından kaynaklanıyor olabilir. Miktar düşüşü ise, dış pazarlardaki rekabet veya iç üretimdeki kısıtlamalara işaret edebilir. Dış ticaret haddinin yükselmesi, ihracatın ithalata göre daha değerli hale geldiğini ve ticaret dengelerinde potansiyel bir iyileşmeye yol açabileceğini düşündürüyor.
Öte yandan, sektörel verilerdeki farklılıklar dikkat çekici. Örneğin, yakıt ihracatında hem değer hem miktarın düşmesi, enerji piyasalarındaki dalgalanmaları yansıtıyor. İmalat sanayindeki güçlü değer artışı, katma değerli ürünlerdeki performansın olumlu olduğunu gösteriyor. Bu gelişmeler, politika yapıcılar ve iş dünyası için, ihracat stratejilerini gözden geçirme ihtiyacını doğurabilir.
Sonuç olarak, TÜİK’in Şubat 2026 verileri, Türkiye’nin dış ticaretinde karmaşık bir manzara sunuyor. İhracat değerindeki artış umut verici olsa da, miktardaki düşüş sürdürülebilirlik açısından endişe yaratıyor. Gelecek aylardaki veriler, bu eğilimlerin kalıcı olup olmadığını ve ekonomik politikalara nasıl yansıyacağını belirleyecek.
Kaynak: PİHA