Canlı yayın20 Ekim 2026 Salı
💵 Dolar 49,5801 %0,07💶 Euro 55,7243 %0,23💷 Sterlin 66,1397 %0,26🥇 Gram Altın 6.606,95 %0,17🪙 Çeyrek Altın 10.804,61 %0,00₿ Bitcoin $82.010 %-0,52Ξ Ethereum $2.410 %-0,47💵 Dolar 49,5801 %0,07💶 Euro 55,7243 %0,23💷 Sterlin 66,1397 %0,26🥇 Gram Altın 6.606,95 %0,17🪙 Çeyrek Altın 10.804,61 %0,00₿ Bitcoin $82.010 %-0,52Ξ Ethereum $2.410 %-0,47
☁️ İstanbul 14°C🌫️ Ankara 2°C☀️ İzmir 9°C☀️ Erzincan 9°C☀️ Antalya 13°C☁️ İstanbul 14°C🌫️ Ankara 2°C☀️ İzmir 9°C☀️ Erzincan 9°C☀️ Antalya 13°C

Ulaşım ve Lojistikte Dijitalleşme Siber Riskleri Artırıyor

Kaspersky ve VDC Research tarafından hazırlanan Ulaşım ve Lojistik Sektöründe Siber Dayanıklılığın Güçlendirilmesi araştırması, sektördeki dijital dönüşümün hızlanırken siber güvenlik kaygılarının da arttığını ortaya koyuyor. Araştırmaya göre ulaşım ve lojistik (T&L) kuruluşlarının %68’i önümüzdeki iki yıl içinde tamamen dijital bir yapıya geçmeyi bekliyor. Ancak bugün bu düzeyde dijitalleşmiş kuruluşların oranı %5’in altında.

Gerçek zamanlı filo takibi, kestirimci bakım ve merkezi terminal operasyonları gibi uygulamaları mümkün kılan bağlantılı yapı; siber-fiziksel sistemler (CPS), uzaktan erişim kanalları ve üçüncü taraf entegrasyonları genelinde saldırı yüzeyini genişletiyor. Katılımcıların %36’sı, dijital teknolojilerin hayata geçirilmesinin önündeki en önemli engel olarak siber güvenlikle ilgili kaygıları gösteriyor.

Dijitalleşmenin İtici Güçleri ve Engeller

Dönüşümü yönlendiren dört temel faktör bulunuyor. Yatırım kararlarında ilk sırada operasyonel kapasiteyi ve ağ verimliliğini artırmak (%31) yer alıyor. Bunu siber dayanıklılığı güçlendirmek (%27), yeni iş modellerini mümkün kılmak (%16) ve operasyonel maliyetleri düşürmek (%10) izliyor. Bu oranlar, sektör oyuncularının güvenliği dijitalleşmenin önünde bir engel değil, aksine vazgeçilmez bir ön koşul olarak kabul ettiğini gösteriyor.

Dönüşümü güvence altına almanın önündeki engeller ise ciddiyetini koruyor. Kuruluşlar siber güvenlik kaygılarının yanı sıra paydaşlar arası koordinasyon eksikliğini (%28) ile yetkinlik, uzman personel ve bütçe kısıtlarını (her biri %26) aşılması gereken başlıca pürüzler olarak tanımlıyor. Bu veriler, sektördeki siber güvenlik sınavının teknik olduğu kadar organizasyonel boyutta da yaşandığını ortaya koyuyor.

İnsan ve Teknoloji Faktörleri

Teknolojik sorunlar çoğu zaman tek başına ortaya çıkmıyor. Ulaşım ve lojistik sektöründe siber güvenlik açıklarının kalıcı olmasının ardında insan kaynağının sınırlı olması, kurumsal yönetişim süreçlerindeki uyumsuzluklar ve kesintisiz çalışması gereken operasyonel ortamların yapısal karmaşıklığı bulunuyor. Katılımcıların %48’i, operasyonel teknoloji (OT) sistemleri ve cihazlarının güvenlik yamalarının güncel tutulmasını en önemli güvenlik sorunları arasında gösteriyor. %36’sı ise OT güvenliği konusunda bilgi ve deneyime sahip uzmanların yetersizliğine dikkat çekiyor.

Kuruluş içindeki birimler arasındaki uyumsuzluk da sorunu derinleştiriyor. Operasyon ekipleri güvenliği, zamanında teslimatı ve operasyonel kapasiteyi önceliklendirirken BT ekipleri gizlilik, bütünlük ve erişilebilirliğe odaklanıyor. Araştırmaya göre güvenlik politikalarının yönetimi %54 oranında BT ekiplerinin, yalnızca %12 oranında ise OT ekiplerinin sorumluluğunda bulunuyor. Bu durum, güvenlik yamalarının uygulanması, ağ segmentasyonu kararları ve uzaktan erişim yönetimi gibi kritik konularda iki birim arasındaki koordinasyonu zorlaştırıyor.

Finansal ve Operasyonel Sonuçlar

Araştırmanın finansal ve operasyonel bulguları, risklerin boyutunu somut biçimde ortaya koyuyor. Katılımcıların %68’i, siber güvenlik olaylarının ölçülebilir finansal kayıplara yol açtığını belirtiyor. Her bir olayda 1 milyon doların üzerinde zarara uğradığını tahmin edenlerin oranı ise %40’ın üzerinde. Siber güvenlik olaylarından kaynaklanan operasyonel kesintiler ortalama 12 saate yaklaşıyor.

Aktarma merkezleri üzerinden işleyen bir yük taşımacılığı ağında 12 saatlik kesinti, yalnızca tek bir sevkiyatın 12 saat gecikmesi anlamına gelmiyor. Böyle bir kesinti; bağlantılı taşımacılık planları ve iş ortakları arasındaki bağımlılıklar nedeniyle zincirleme yoğunluğa, aktarma bağlantılarının kaçırılmasına ve birikmiş iş yükünün giderilmesi günler sürebilen bir toparlanma sürecine yol açabiliyor. Bu koşullarda kuruluşlar, siber-fiziksel sistemlerin (CPS) güvenliğini ikincil bir işlev olarak değerlendiremez.

Kaspersky, bu zorlukların üstesinden gelmek için kurumsal risk planlaması, kesintiye tahammülsüz ortamlara uygun koruma ve yetkin teknoloji ortaklarıyla operasyonel dayanıklılık olmak üzere üç ana adım öneriyor. Araştırma bulgularına göre hizmet/destek kabiliyetleri ve toplam sahip olma maliyeti (TCO), tedarikçi seçiminde en belirleyici iki unsur (%58) konumunda.

Kaspersky OT Siber Güvenlik Ekosistemi, bu ihtiyaca yönelik çözümler sunuyor. Ekosistemin merkezinde yer alan Kaspersky Industrial CyberSecurity (KICS), kritik altyapıların korunması için özel olarak geliştirilen yerel bir Genişletilmiş Tespit ve Müdahale (XDR) platformu olarak öne çıkıyor. Platform, OT ağlarının görünürlüğünü ve izlenmesini uç nokta koruma ve tehdit tespit yetenekleriyle bir araya getiriyor.