Canlı yayın8 Temmuz 2026 Çarşamba
💵 Dolar 46,84₺💶 Euro 53,53₺💷 Sterlin 62,79₺₿ Bitcoin $62.096 %-1,66Ξ Ethereum $1.737 %-2,03💵 Dolar 46,84₺💶 Euro 53,53₺💷 Sterlin 62,79₺₿ Bitcoin $62.096 %-1,66Ξ Ethereum $1.737 %-2,03
☀️ İstanbul 28°C⛅ Ankara 31°C🌤️ İzmir 33°C🌦️ Erzincan 27°C☀️ İstanbul 28°C⛅ Ankara 31°C🌤️ İzmir 33°C🌦️ Erzincan 27°C

Uzmanından dijital oyun uyarısı: Çocuklar için doğru oyun seçimi nasıl olmalı?

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, 8 Temmuz Video Oyunları Günü dolayısıyla dijital oyunların çocuk gelişimi üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Gülaldı, dijital oyunların çocukların hayatından tamamen çıkarılmasının gerçekçi olmadığını, ancak doğru seçim ve sınırlamalarla faydalı hale getirilebileceğini belirtti.

Dijital oyunlar tamamen yasaklanmamalı

Dr. Demet Gülaldı, dijital oyunları tamamen yasaklamanın pedagojik açıdan doğru olmadığını söyledi. “Tamamen yasaklayıcı bir tutum, çocuğu akran grubunun ortak iletişim dilinden soyutlayarak sosyal dışlanma hissi yaratabilir. Katı yasaklar çocukta merak ve gizli arayışları tetikler; çocuk ebeveyn denetiminden uzak, kontrolsüz alanlarda bu ihtiyacını doyurmaya çalışırken gizliliğe ve yalana yönelebilir.” diyen Gülaldı, sağlıklı yaklaşımın yasaklamak değil, gelişimsel ihtiyaçları gözeterek net sınırlar koymak olduğunu vurguladı.

Strateji oyunları bilişsel becerileri destekliyor

Doğru seçilmiş dijital oyunların eğitsel araçlara dönüşebileceğini ifade eden Gülaldı, “Strateji, bulmaca ve simülasyon oyunları çocukların analitik düşünme, dikkat süresi ve görsel-uzamsal algı gibi bilişsel becerilerini geliştirir; sebep-sonuç ilişkisi kurmayı öğretir. Açık dünya ve inşa etme oyunları yaratıcılığı beslerken, çok oyunculu iş birliğine dayalı oyunlar liderlik, rol paylaşımı ve takım çalışması gibi sosyal beceriler kazandırır.” dedi.

Şiddet içerikli oyunlar duyarsızlaştırabilir

Yaşa uygun olmayan oyunların olumsuz etkilerine dikkat çeken Gülaldı, özellikle şiddet içerikli oyunların çocuklarda duyarsızlaşmaya yol açabileceğini belirtti. “Yoğun şiddete maruz kalmak, çocukta duyarsızlaşmaya neden olarak gerçek hayattaki acı ve şiddete karşı tepkisizleşmeyi beraberinde getirir. Sorunların şiddet yoluyla çözülebileceğine dair yanlış bir şema geliştiren çocuklarda akran zorbalığı, dürtüsellik ve öfke patlamaları görülebilir.” uyarısında bulundu.

Ebeveynlere dijital okuryazarlık önerisi

Gülaldı, ailelerin oyun seçerken PEGI veya ESRB gibi uluslararası yaş derecelendirme etiketlerine dikkat etmeleri gerektiğini söyledi. Oyunun çocuğu pasif bir izleyici konumunda bırakmaması, strateji kurmaya teşvik etmesi gerektiğini belirten Gülaldı, ekran süresinin çocuğun uyku, beslenme, ders çalışma ve fiziksel aktivite gibi rutinlerini engellememesi gerektiğini vurguladı. “En sağlıklı yöntem, oyunu aile içi bir aktiviteye dönüştürerek çocukla birlikte oynamak ve oyun üzerine sohbet etmektir.” dedi.

Bağımlılık belirtilerine dikkat

Dijital oyunların bağımlılığa dönüşebileceği konusunda uyaran Gülaldı, “Çocuk ekran başından kalkması istendiğinde aşırı öfke gösteriyorsa, oyun için uykusundan ve yemeğinden vazgeçiyorsa, okul başarısında ani düşüşler yaşıyor ve gerçek arkadaşlarından uzaklaşıyorsa bu durum alarm zillerinin çaldığını gösterir.” ifadelerini kullandı. Bu belirtilerin birkaç haftadır devam etmesi halinde mutlaka profesyonel destek alınması gerektiğini söyleyen Gülaldı, aşırı oyun oynamanın bazen akran zorbalığı veya aile içi huzursuzluk gibi başka bir sorunun maskelenmiş sonucu olabileceğini de sözlerine ekledi.