Yaz Aylarında Cildi Yıpratan 7 Gizli Tehlike: Sadece Güneş Değil, Telefon ve Parfüm de Riskli
Yaz mevsimi denilince akla gelen ilk cilt sorunu güneş yanıkları olsa da, Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. İlayda Uysal, cildimizi tehdit eden başka faktörlerin de bulunduğunu belirtiyor. Sıcak hava, klimalar, havuzlar, cep telefonları, parfümler ve yoğun terleme gibi etkenler, cilt bariyerini zayıflatarak kuruluk, akne, leke ve enfeksiyonlara yol açabiliyor. Uzman, yaz aylarında sadece güneşten korunmanın yeterli olmadığını, bu gizli risklere karşı da önlem alınması gerektiğini vurguluyor.
Havuzlar ve Ortak Kullanım Alanları: Enfeksiyon Riski Yüksek
Yaz aylarının vazgeçilmezi havuzlar, hijyen eksikliği durumunda bakteriyel enfeksiyonlar (impetigo gibi) ve viral enfeksiyonlar (adenovirüs kaynaklı) için üreme alanı haline gelebiliyor. Özellikle kalabalık havuzlarda uzun süre kalmak ve cildin suyla teması, bu hastalıkların bulaşmasını kolaylaştırıyor. Ayrıca klorlu su, ciltte su kaybına bağlı olarak kuruluk, gerginlik ve tahrişe neden olabiliyor. Havuz kenarları, şezlonglar ve duşakabinler gibi ortak alanlarda çıplak ayakla dolaşmak ise HPV kaynaklı siğiller ve molluskum kontagiozum gibi viral enfeksiyonların bulaşmasına yol açabiliyor. Dr. Uysal, bu tür enfeksiyonlardan korunmak için havuzdan çıktıktan hemen sonra duş alınması, ortak alanlarda terlik kullanılması ve şezlonglara havlu serilmesi gerektiğini söylüyor.
Klimalar ve Aşırı Sıcak: Cilt Kuruluğu ve Leke Tetikleyicisi
Klimalar, ortamın nemini düşürerek cildin su kaybetmesine neden olur. Bu durum, özellikle kuru ve hassas ciltlerde cilt bariyerinin zayıflamasına, hassasiyet artışına, gerginliğe ve kızarıklığa yol açabilir. Dr. Uysal, gün içinde nemlendirici kullanmayı, günde 2-2,5 litre su içmeyi ve klima hava akımına doğrudan maruz kalmamayı öneriyor. Öte yandan aşırı sıcak hava, damarların genişlemesine, kılcal damarların belirginleşmesine ve rozasea hastalığında ataklara neden olabiliyor. Melazmaya yatkın kişilerde ise sıcaklık, güneşle birlikte leke oluşumunu tetikliyor. Bu nedenle rozasea hastalarının ani sıcak-soğuk değişimlerinden kaçınması, melazma riski olanların ise şapka, gözlük ve güneş kremi kullanması önem taşıyor.
Yoğun Terleme, Parfümler ve Cep Telefonları: Görünmeyen Tehditler
Yaz aylarında artan terleme, malassezia furfur gibi mantarların çoğalmasına ve cilt lekeleri ile siyah nokta oluşumuna yol açabiliyor. Dr. Uysal, cildin her akşam temizlenmesini ve yoğun terleme durumunda haftada bir-iki kez antifungal şampuan kullanılmasını tavsiye ediyor. Parfümler ise güneş ışınlarıyla birleştiğinde, özellikle narenciye ve turunçgil kokuları, ciltte leke ve alerjik reaksiyonlara neden olabiliyor. Bu nedenle parfümlerin cilde değil kıyafetlere sıkılması öneriliyor. Cep telefonları da unutulmaması gereken bir diğer risk faktörü. Telefon yüzeyinde biriken bakteri ve kirler, terlemeyle birleşince gözenekleri tıkayarak yanak ve çene bölgesinde sivilce ve siyah nokta oluşumunu artırabiliyor. Ayrıca telefon ekranından yayılan görünür ışığın, ultraviyole ışınlarıyla birlikte leke oluşumuna katkıda bulunabileceği belirtiliyor.
Ne Anlama Geliyor?
Dr. İlayda Uysal’ın uyarıları, yaz aylarında cilt sağlığını korumak için bütüncül bir yaklaşım gerektiğini ortaya koyuyor. Güneş koruyucu kullanmak tek başına yeterli değil; havuz hijyeni, klima kullanımı, terleme yönetimi, parfüm seçimi ve telefon temizliği gibi detaylar da cilt sağlığını doğrudan etkiliyor. Uzman, alınacak basit önlemlerle cildin büyük ölçüde korunabileceğini vurguluyor.
Kaynak: Beyaz Haber Ajansı