İzmir, 8 Konsey ve Kurulla Ortak Akıl Modelini Harekete Geçiriyor

İzmir, 8 Konsey ve Kurulla Ortak Akıl Modelini Harekete Geçiriyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentin kalkınma vizyonunu şekillendirmek için sekiz farklı konsey ve kurulu devreye sokarak kamu, özel sektör ve akademi dünyasını aynı masada buluşturuyor. Son olarak hayata geçirilen Gastronomi ve Gıda Tüketimi Konseyi, ilk toplantısını gerçekleştirerek İzmir’in öncü bir gıda merkezi olma yolundaki adımlarını hızlandırdı. Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın öncülüğünde yürütülen bu katılımcı yönetişim modeli, şehrin tüm dinamiklerini harekete geçirmeyi amaçlıyor.

Konseyler İzmir’i Nasıl Dönüştürecek?

Turizm, Tarım ve Çevre, Yapay Zeka, Zeytin, Körfez-Ekoloji, Su, Arkeoloji ve nihayet Gastronomi ve Gıda alanlarında faaliyet gösteren konseyler, İzmir’in çok boyutlu sorunlarına ortak akılla çözüm üretmek için tasarlandı. Kültürpark Çetin Emeç Toplantı Salonu‘nda düzenlenen Gastronomi ve Gıda Konseyi’nin ilk buluşmasına, belediye yöneticileri, akademisyenler, bilim insanları ve iş dünyası temsilcileri katıldı. Toplantıda, İzmir’in güçlü tarım altyapısı, köklü gastronomi kültürü ve stratejik konumunun birleştirilerek sürdürülebilir bir kalkınma modeli oluşturulması hedefleri masaya yatırıldı.

Başkan Tugay, konseylerin temel amacının belediyenin çalışmalarına destek olmaktan ziyade, şehrin kendi politikalarını ve yol haritasını belirlemesine katkı sunmak olduğunu vurguladı. “Herkesin bir araya geldiği, birbirini duyduğu ve anlayarak birlikte iş ürettiği bir ortam kurmak istiyoruz” diyen Tugay, bu yapılanmanın siyasi bir yaklaşımdan çok stratejik bir vizyon projesi olarak konumlandırıldığının altını çizdi.

Dört Stratejik Temayla Yol Haritası

Gastronomi ve Gıda Tüketimi Konseyi, çalışmalarını dört ana tema üzerinden yürütecek. “Kent-Bölge Gıda Sistemi”, “Gıda Okuryazarlığı”, “Gastronomi ve Ekonomik Kalkınma” ve “İklim Krizi ve Dayanıklı Gıda Sistemi” başlıkları, konseyin odak noktalarını oluşturuyor. Bu temalar çerçevesinde, tarımsal üretim desenleri ile üretim-tüketim ilişkileri derinlemesine ele alınacak ve farklı paydaşların katkısıyla ortak bir bilgi zemini oluşturulacak.

Toplantıda özellikle gıda okuryazarlığı konusuna dikkat çekilirken, son 15 yılda diyabet, obezite, kanser ve Alzheimer gibi hastalıklarda görülen artışın beslenme alışkanlıkları ve gıda kalitesiyle bağlantılı olabileceği ifade edildi. Tugay, gıda tüketimindeki bilinçsizliğin israfa da yol açtığını belirterek, organik atıkların Bokaşi yöntemiyle dönüştürülmesi gibi sürdürülebilir uygulamaların yaygınlaştırılacağını duyurdu.

İzmir’in Marka Değerine Katkı Beklentisi

Konsey aracılığıyla İzmir’in uluslararası marka değerine doğrudan katkı sağlanması hedefleniyor. Tugay, şehrin tarihsel sürecine atıfta bulunarak, “İzmir her zaman ticaret ve tarım şehri olmuştur. Tarımın varlığı, liman üzerinden ticaret şehri olmasını sağlamıştır. Turizm, arkeoloji ve gastronomi de önemli unsurlarımız” dedi. Ancak verilere göre, İzmir’in kendine yetebilecek kapasitede olmasına rağmen gıdanın önemli bir kısmının şehir dışından geldiği, bunun da maliyet sorunları ve genetiği değiştirilmiş ürünler gibi olumsuzlukları beraberinde getirdiği vurgulandı.

Başkan Tugay, “Biz hikayeleri olan bir şehiriz” diyerek, üretici ve tüketicinin doğru yönlendirilmesi için pek çok çalışmanın hayata geçirileceğini söyledi. Kentin kalkınması için yatırımların doğru kanalize edilmesi gerektiğini belirten Tugay, tanıtım konusundaki eksikliklerin de giderilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Sorumluluk ve Miras Bilinci

Toplantının son bölümünde daha felsefi bir yaklaşım sergileyen Tugay, sorumluluk ve miras bilincine dikkat çekti. “Herkes belli konumlarda geçici durumda. Dünyayı, ülkeyi, İzmir’i nereden aldık, nereye bıraktık? Bu; medeniyet, akıl, vicdan, sorumluluk işidir” ifadelerini kullandı. Artık herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini vurgulayan Tugay, sorunları gelecek nesillere bırakmak yerine, başlangıç noktasından daha ileri gitmek gerektiğini söyledi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bu kapsamlı konsey ve kurul yapılanması, katılımcı yönetişim anlayışının somut bir örneği olarak öne çıkıyor. Gastronomi ve Gıda Konseyi’nin ilk toplantısıyla atılan adım, diğer konseylerle koordineli şekilde İzmir’in ekonomik, sosyal ve çevresel kalkınmasına yönelik somut projelerin önünü açacak gibi görünüyor. Sürecin, şehrin tüm paydaşlarını içine alan dinamik bir dönüşüm sürecine evrileceği öngörülüyor.

İlgili Haberler

Küçükbaş Hayvancılığa Destek Başvuruları 30 Nisan’da Sona Eriyor

haberci

İnşaat Üretimi Şubat 2026’da Yıllık %5,9 Büyüdü, Aylık %1,3 Geriledi

haberci

BES Katılımcı Sayısı 18 Milyona Yaklaştı: 5 Yıllık Getiri 4

haberci
Yükleniyor....

Bu web sitesi deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanır. Bunu kabul ettiğinizi varsayacağız, ancak isterseniz devre dışı bırakabilirsiniz. Kabul Et Devamını Oku

Gizlilik ve Çerez Politikası