Görme Engeline Rağmen Osmanlı Türkçesi, Arapça ve Farsça Öğrenen Banu Büyükcıngıl Doktorasını Tamamladı

Görme Engeline Rağmen Osmanlı Türkçesi, Arapça ve Farsça Öğrenen Banu Büyükcıngıl Doktorasını Tamamladı

Doğuştan görme engeliyle mücadele eden Banu Büyükcıngıl, azmi ve kararlılığıyla imkansızı başardı. İngilizce öğretmenliğinden doktoraya uzanan yolculuğunda, Osmanlı Türkçesi, Arapça ve Farsça gibi zor dilleri öğrenerek akademik dünyada büyük takdir topladı. Şubat 2026’da tamamladığı doktora teziyle, sadece kendi hayatına değil, birçok kişiye de ilham kaynağı oldu.

Zorluklarla Dolu Bir Eğitim Yolculuğu

Büyükcıngıl’ın hikayesi, 2016 yılında Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü’nde yüksek lisansa başlamasıyla yeni bir boyut kazandı. İlk dönem Osmanlı Türkçesi dersini alıp almama konusunda tereddütleri vardı, çünkü görme engelliler genellikle bu dersten muaf tutuluyordu. Ancak dersin öğretim üyesi Prof. Dr. Emine Yeniterzi, onu derse katılmaya teşvik etti. “Hocam harfleri avcuma çizerek zihnimde canlandırmamı sağladı” diyen Büyükcıngıl, bu yöntemle kısa sürede Osmanlı Türkçesini öğrendi.

Arapça ve Farsçada Uzmanlaşma

Osmanlı Türkçesindeki başarısının ardından Büyükcıngıl, Arapça ve Farsça öğrenmeye yöneldi. 2018 yılında Enstitüde düzenlenen Uluslararası Yoğunlaştırılmış Tasavvuf Araştırmaları Yaz Okulu Programı’nda Farsça metin incelemesi yapılacağını öğrenince, İranlı bir öğretmenden çevrimiçi dersler almaya başladı. Bu süreçte, teknolojinin yetersiz kaldığı noktalarda “diz dize” eğitim yöntemi geliştirildi. Arapça ve Farsça eserler genellikle resim formatında PDF olduğu için, hocası cümle cümle okuyor, Büyükcıngıl ise eş zamanlı olarak Türkçesini yazıyordu. Ses kayıtları en güvenilir araç haline geldi.

Yüksek Lisans ve Doktora Başarısı

Büyükcıngıl, 2018 yılı Kasım ayında Prof. Dr. Emine Yeniterzi danışmanlığında hazırladığı “Osman Kemâlî’nin Şiirlerinde Basîret Anlayışı” başlıklı teziyle yüksek lisansını tamamladı. Ardından 2019‘da aynı enstitüde doktora programına kabul edildi. Doktora tezini, 11. yüzyıl sûfî müellifi Abdullah-ı Ensârî‘nin daha önce yayımlanmamış Farsça bir eseri üzerinde yaptı. Bu çalışmayla hem eserin Türkçe çevirisini yaptı hem de literatüre önemli bir katkı sağladı.

Tepkiler ve Değerlendirmeler

Prof. Dr. Emine Yeniterzi, öğrencisinin başarısını şu sözlerle değerlendirdi: “Banu’nun yılmak bilmeyen azmi, derin kavrayışı ve disiplinli çalışmaları herkese örnek olacak türdendir.” Yeniterzi, Büyükcıngıl’ın diğer öğrencilerle aynı anda Osmanlı Türkçesini okumayı ve yazmayı öğrendiğini, hatta Arapça ve Farsçada ilerlediğini vurguladı.

Ne Anlama Geliyor?

Banu Büyükcıngıl’ın hikayesi, engellerin azim ve doğru yöntemlerle aşılabileceğini gösteriyor. Tasavvufun sadece bir bilgi yığını değil, bir yaşam pratiği olduğunu vurgulayan Büyükcıngıl, eğitim sürecinin ruh dünyasına olumlu yansıdığını belirtiyor. Enstitüdeki eğitimin kendisine sistematik düşünce yapısı ve mukavemet kazandırdığını ifade ediyor.

Büyükcıngıl, halen Azîz Nesefî’nin Keşfü’l-ḥaḳāyıḳ adlı eserini Türkçeye kazandırmak için çalışıyor. Akademik üretkenliğini artırarak, görme engelli bireylere ilham kaynağı olmaya devam ediyor. Onun başarısı, teknolojinin yetersiz kaldığı durumlarda insan ilişkilerinin ve özverinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.

İlgili Haberler

Çankaya Beledizesi Kreş Başvuruları 13 Nisan’da Başlıyor: Son Tarih 10 Mayıs

haberci

Başkan Dutlulu MASMEK Atölyelerinde: 100’lerce Kursiyerin El Emeği Eserlerini İnceledi

haberci

Muratpaşa’da Minikler Kütüphane Haftası’nı Kutladı: Kitap Sevgisi Erken Yaşta Aşılandı

haberci
Yükleniyor....

Bu web sitesi deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanır. Bunu kabul ettiğinizi varsayacağız, ancak isterseniz devre dışı bırakabilirsiniz. Kabul Et Devamını Oku

Gizlilik ve Çerez Politikası