İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde 30 Nisan-2 Mayıs tarihlerinde Fuar İzmir’de düzenlenen Gurme İzmir Olivtech – 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı, tarım ve gıda sektörünün önemli isimlerini bir araya getirdi. Fuarda düzenlenen panellerde, tarımda markalaşma, katma değerli üretim ve genç girişimciliğin sektöre yön veren rolü kapsamlı şekilde ele alındı. Özellikle ‘Topraktan Markaya: Tarımın Dönüşen Gücü ve Gelecek Vizyonu’ başlıklı panel, katılımcılardan yoğun ilgi gördü.
Panelde Öne Çıkan Başlıklar: Yapısal Sorunlar ve Markalaşma Engelleri
Moderatörlüğünü İzmir Ticaret Borsası Genel Sekreteri Dr. Erçin Güdücü‘nün üstlendiği oturumda, tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım, İzmir Ticaret Odası Meclis Üyesi Günay Baysal, İzmir Ticaret Borsası Temsilcisi ve Tariş Zeytin Zeytinyağı Tic. A.Ş. Genel Müdürü Cengiz Dikmen ile Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Rahmi Balsarı konuşmacı olarak yer aldı. Dr. Güdücü, panelin açılışında zeytin ve zeytinyağının topraktan markaya dönüşüm sürecinin nasıl işlediğini ve Türkiye’de hangi aşamalardan geçtiğini sorgulayarak, marka kavramının çiftçi ve üretici için ne ifade ettiğini masaya yatırdı.
Ali Ekber Yıldırım, Türkiye’de tarımın temel sorunları çözülmeden markalaşma sürecinin sağlıklı ilerleyemeyeceğini vurguladı. Yaklaşık 30 yıllık meslek deneyimine atıfta bulunan Yıldırım, ‘Topraktan markaya geçişi uzun yıllardır konuşuyoruz, ancak üretimde yaşanan yapısal sorunlar nedeniyle bu aşamaya bir türlü geçemiyoruz. Tarım gündemi çoğunlukla maliyetler, fiyatlar ve destekler etrafında şekilleniyor. Bu başlıkların ötesine geçmekte zorlanıyoruz’ dedi. Ayrıca iklim koşulları ve küresel gelişmelerin üretim üzerindeki etkilerine değinen Yıldırım, 2025 yılının üretici açısından zor geçtiğini, kuraklık, aşırı sıcaklıklar ve don olaylarının çiftçiyi ciddi şekilde etkilediğini belirtti. 2026 yılının umut verici yağışlarla başladığını ancak küresel gerilimlerin maliyetleri artırdığını ifade etti.
Türkiye’nin Zeytinyağı Üretim Gücü ve İhracat Başarısı
Rahmi Balsarı, Türkiye’nin dünya zeytinyağı üretiminin yaklaşık yüzde 10’unu gerçekleştirdiğini ve bunun son 30 yılda sektöre yapılan yatırımların önemli bir sonucu olduğunu söyledi. Son 25 yılda arzın yüzde 150 oranında arttığını belirten Balsarı, iç tüketimin de arttığını ancak Yunanistan seviyesinde olması halinde mevcut üretimin ihracata yetmeyebileceğini vurguladı. ‘Amacımız, yerli ve milli markalarımızın dünya pazarlarında daha güçlü şekilde yer alması. Son 2,5 yılda Türkiye’den 140 ülkeye ambalajlı zeytinyağı ihracatı gerçekleştirildi ve bu ihracat 343 firma tarafından yapıldı’ diye konuştu.
Girdi Maliyetleri ve Çiftçinin Zor Durumu
Günay Baysal, ‘Topraktan markaya’ sürecinde ticaret odaları ve sivil toplum kuruluşlarının rolüne dikkat çekerek, ‘Tarım, önemi tartışılmaz bir sektör. Ancak ülkemizde hala ciddi sorunlar var. Girdiler pahalı, ürün çiftçide ucuz, tüketicide ise pahalı. Çiftçi yeterince kazanamamaktan, tüketici yüksek fiyatlardan, sanayici işlemek için, ihracatçı ise dünya pazarına sunacak kaliteli ürün bulamamaktan şikayet ediyor’ dedi. Ege Bölgesi’nin tarımsal potansiyeline vurgu yapan Baysal, ‘Bugün dünyada ne kadar ürettiğiniz değil, ürettiğinize ne kadar anlam ve değer kattığınız ölçülüyor. Ürünlerin bir hikayesi olmalı ve bu hikayeyle dünya pazarlarına açılmalı’ ifadelerini kullandı.
Tariş’in 110 Yıllık Markalaşma Yolculuğu
Cengiz Dikmen, konuşmasında Tariş’in 110 yıllık köklü geçmişini ve son 25 yılda markalaşma adına attıkları adımları anlattı. Kalite standardizasyonunu sağladıklarını, modern tesis yatırımlarıyla üretim altyapısını güçlendirdiklerini ve ambalaj ile ürün çeşitliliğine odaklandıklarını belirten Dikmen, ‘Tariş markasını sadece bir üretici kimliğinden çıkarıp, tüketiciyle güven bağı kuran bir marka haline getirmeye çalıştık. Yurt içi pazarda bilinirliğimizi artırırken, yurt dışında da markalı ihracata yöneldik’ dedi.
Fuar kapsamında düzenlenen ikinci panelde ise ‘Gıdada Kalite ve Katma Değer: Proses, Teknoloji ve Biyoaktif Bileşenler’ konuları ele alındı. Panelde, gıda kalitesini artırmaya yönelik teknolojik gelişmeler ve biyoaktif bileşenlerin önemi tartışıldı. Sektör temsilcileri, Türkiye’nin tarım ve gıda alanında katma değerli üretime geçiş yapması gerektiğini, bunun için de markalaşma ve inovasyonun kritik rol oynadığını vurguladı.
Önümüzdeki dönemde, benzer fuarlar ve panellerle tarım sektörünün markalaşma ve katma değerli üretim konularında daha fazla bilinçlenmesi bekleniyor. Uzmanlar, yapısal sorunların çözülmesi ve sürdürülebilir üretim modellerinin benimsenmesi halinde Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağında küresel bir marka haline gelebileceği görüşünde.
Kaynak: Beyaz Haber Ajansı