Türkiye’nin en köklü gençlik etkinliklerinden biri olan 40. Genç Günler, “Hazır mıyız?” mottosuyla kapılarını açtı. Festival kapsamındaki ilk söyleşi, Müze Gazhane Meydan Sahnesi’nde gerçekleşti ve konuk olarak ünlü oyuncu-müzisyen İlker Kaleli ağırlandı. Moderatörlüğünü Genel Sanat Yönetmeni Yardımcısı Berna Adıgüzel‘in üstlendiği etkinlik, gençlerin yoğun katılımıyla samimi bir atmosferde geçti.
Oyunculuğa Giden Yol: Çocukluk Oyunlarından Sahneye
Söyleşinin açılışında moderatörün “Oyuncu olmaya nasıl karar verdiniz?” sorusu üzerine Kaleli, çocukluğunda oyunlara fazla ciddi yaklaştığını ve bu tutkunun zamanla büyüdüğünü anlattı. “Oyun oynamak benim için bir hayatta kalma yolu” diyen Kaleli, ilgi alanlarının çeşitliliğini ve hepsinde derinleşme çabasını vurguladı. Farklı disiplinleri bir potada eritme arayışında karşılaştığı insanların kendisine yeni kapılar açtığını belirtti.
Kaleli, Sanat Yönetimi eğitimi ve Şahika Tekand ile çalışmalarının ardından Londra’da aldığı disiplinli eğitimin kendisine düşünmeyi öğrettiğini ifade etti. “O sene 8000 kişi başvurmuştu, 22 kişi aldılar” diyerek Londra macerasının zorluğuna dikkat çekti. Usta-çırak ilişkisine inandığını ve genç oyuncuların farklı ustalarla vakit geçirmesi gerektiğini söyledi.
Teknik ve Sezgi Dengesi: Dinlemenin Gücü
Oyunculukta teknik ve sezgi arasındaki dengeyi sorgulayan moderatöre Kaleli, duruma ve projeye göre değişkenlik gösterdiğini ancak öğrenme aşamasında teknik çalışmanın şart olduğunu söyledi. “Teknik olmadığı zaman nevroz geçiren bir insana dönüşüyor oyuncu” diyen Kaleli, yaratıcılığı besleyen unsurların da ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. En önemli unsurun dinlemek olduğunu belirterek “Oyunculuğun yüzde sekseni bence dinlemekten geliyor” dedi. Dinlemenin sadece karşıdakini değil, kendini ve ortamı da kapsadığını ekledi.
Disiplinler Arası Sanat: Müzik ve Oyunculuğun Kesişimi
Kaleli, hem müzik hem oyunculukla ilgilenmesinin birbirini nasıl beslediğine dair soruya, karakter çalışırken kafasında sık sık bir müzik duyduğunu ve bazen karakterin resmini çizdiğini anlattı. “Her sanat dalı birbirini besliyor” diyen Kaleli, oyuncunun oyunculuk dışında da ciddi uğraşlarının olması gerektiğini savundu. Yabancı dilde oyunculuk deneyimlerini paylaşan Kaleli, anadilinde oynamanın büyülü anlar yarattığını, asıl keyfin karakterin gizlediğini sahneye sızdırmak olduğunu ifade etti.
Gençlere tavsiyelerde bulunan Kaleli, “Uzun ve belirsiz bir yola hazırlıklı olmalısınız” diyerek oyunculuğun zikzaklarına dikkat çekti. Kendi duruşunu satmamak gerektiğini vurgulayan Kaleli, “Aynaya bakabilmeye her zaman devam etmek” sözleriyle özdeğerlendirmenin önemini anlattı. Söyleşi sonunda İlker Kaleli’ye sürpriz bir doğum günü kutlaması yapıldı.
Genel Sanat Yönetmeni’nden Teşekkür
Etkinliğin kapanışında konuşan Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever, Kaleli’ye katılımı için teşekkür ederek söyleşinin keyifli ve içten geçtiğini belirtti. “Bu yıl 40.’sını düzenledik Genç Günler’in. ‘Hazır mıyız?’ mottosuyla başladık ve ilk söyleşimizi İlker Bey’le yaptık” dedi. Festivalin önümüzdeki günlerde de çeşitli etkinliklerle devam edeceği bildirildi.
Kaynak: Beyaz Haber Ajansı