15 Mayıs Aile Günü vesilesiyle konuşan Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, aile bağlarının temelinde iletişim, rol model olma ve kaliteli zaman geçirmenin yattığını vurguladı. Uzman, modern yaşamın aile ilişkilerini zayıflattığına dikkat çekti.
Aile: Bireyin Kimlik İnşasının Temel Taşı
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi’nden Demirsoy, ailenin bireyin kişilik gelişimi, özgüven kazanımı ve sorun çözme becerileri üzerindeki belirleyici etkisini anlattı. “Aile, bireyin hayatı anlamlandırdığı ilk yerdir” diyen uzman, sağlıklı bireylerin ancak sağlıklı aile ortamında yetişebileceğini ifade etti. Günümüzde teknolojinin yaygınlaşmasıyla aile içi iletişimin azaldığını belirten Demirsoy, bu durumun bağları zayıflattığını söyledi.
Özel günlerin sembolik önemine değinen psikolog, aile bağlarının sadece bir günle sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı. “Süreklilik esastır” diyen Demirsoy, sağlıklı iletişim becerileri ve sorun çözme yöntemlerinin öğrenilmesinin aileyi dayanıklı kılacağını belirtti. Her ailede zorluklar yaşandığını hatırlatan uzman, bağlar güçlüyse bu zorlukların daha kolay aşılabileceğini ekledi.
Nitelikli Zaman ve Dinlemenin Gücü
Demirsoy, aile bağlarını güçlendirmek için birlikte geçirilen zamanın niteliğine dikkat çekti. “Ritüeller çok değerlidir” diyen uzman, bayramlar, kandiller ve özel günlerin toplumda sosyal destek sistemleri oluşturduğunu ancak günümüzde bu geleneklerin zayıfladığını ifade etti. Komşuluk ilişkilerinin bile azaldığına işaret eden Demirsoy, insanın sosyal bir varlık olduğunu ve iyilik halinin yakın ilişkilerle beslendiğini söyledi.
Birlikte yemek yeme ve bir araya gelme alışkanlıklarının kaybedilmemesi gerektiğini vurgulayan psikolog, iletişimin en önemli unsurunun dinlemek olduğunu belirtti. “İnsan anlaşıldığını hissettiğinde bağlanır” diyen Demirsoy, aile içinde işitilme ve anlaşılma ihtiyacının karşılanmasının bağları güçlendirdiğini aktardı. Bu tür ailelerin çoğaldığı bir toplumun da daha güçlü olacağını ekledi.
Evlilikten Rol Model Olmaya: Ailenin Dinamikleri
Ailenin çekirdeğini oluşturan evlilik ilişkisinde, eşlerin kendi köken ailelerinden getirdikleri özelliklerin belirleyici olduğunu söyleyen Demirsoy, “Kişiliğimiz, ailemizde şekillenir” dedi. Bireyselliğin ön planda olduğu günümüzde, aile bağlarının zayıflamasının nedenlerinden birinin “öncelik benim” anlayışı olduğunu ifade eden uzman, iş birliği ve dayanışmanın bağları güçlü kıldığını vurguladı.
Teknolojinin aile üzerindeki etkilerine de değinen Demirsoy, çocukların anne-babalarını model alarak öğrendiğini hatırlattı. “Anne-baba telefonla ilgilenirken çocuğa ‘ders çalış’ demenin anlamı yok” diyen psikolog, ebeveynlere dijital detoks önerisinde bulundu. Çocukların, ebeveynlerinin birbirleriyle ve sorumluluklarıyla olan ilişkisini gözlemleyerek hayata yöneldiğini belirten Demirsoy, samimi ve sıcak bir aile ortamının çocuğun dünyaya sağlıklı bakmasını sağladığını söyledi.
Aile kavramının kan bağıyla sınırlı olmadığını ifade eden uzman, akraba ve komşuluk ilişkilerinin de sosyal destek sistemleri olduğunu belirtti. Hastalık veya yoğun iş temposu gibi durumlarda bu destek sistemlerinin devreye girmesinin dayanıklılığı artırdığını ekledi.
Aile Bağlarını Güçlendirmek İçin 3 Öneri
Demirsoy, aile bağlarını güçlendirmek için şu önerilerde bulundu: İletişim ve etkileşim; aile sadece aynı evde yaşayanlar değil, gerçek bir etkileşim içinde olmalı. Dinlemek ve “yanındayım” mesajı vermek; anlaşmazlıklarda bile bu tutum bağları korur. Rol model olmak; ebeveynler, sözleriyle değil davranışlarıyla örnek olmalı. Uzman, bu üç unsurun aile bağlarını zorluklara karşı dayanıklı kılacağını sözlerine ekledi.
Kaynak: Beyaz Haber Ajansı