Türkiye’nin modernleşme süreci, TBMM himayesinde Üsküdar Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi (ÜSSAM) tarafından düzenlenen uluslararası bir sempozyumda masaya yatırıldı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş‘un katılımıyla gerçekleşen “Çağdaşlaşma: Küresel Karşılaştırmalar ve Alternatif Arayışlar Işığında Türk Modernleşmesi Uluslararası Sempozyumu” açılışında Kurtulmuş, Türk modernleşmesinin taklit değil, özgün bir yürüyüş olması gerektiğini vurguladı.
Modernleşme disiplinler arası bir alana dönüştü
Kurtulmuş, modernleşme meselesinin yalnızca geçmişin değil, bugünün ve geleceğin en önemli tartışma alanlarından biri olduğunu belirtti. “Hiçbir millet başka bir milleti taklit ederek ayakta kalamaz” diyen Kurtulmuş, modernleşmeyi bir mukallitlik serüveni olarak görmediklerini ifade etti. TBMM’nin sadece yasa yapan bir kurum olmadığını, üniversitelerle iş birliği yaparak fikir hayatına katkı sunduğunu söyleyen Kurtulmuş, daha önce ‘Cedidcilik Hareketi’ üzerine bir sempozyum düzenlediklerini hatırlattı. Yakın zamanda Türkiye’de İslamcılık düşüncesini konu alan yeni bir uluslararası sempozyum düzenleneceğini de açıkladı.
Kurtulmuş, modernleşme tartışmalarının artık disiplinler arası bir çalışma alanına dönüştüğünü vurgulayarak, 20. yüzyılın başında iki büyük gelişmenin bu tartışmaları şekillendirdiğini söyledi: Batı’nın bilim ve teknoloji alanındaki atılımı ve Osmanlı dahil Doğu imparatorluklarının çözülme süreci. Batı dışındaki toplumların modernleşmeye kaygıyla yaklaştığını belirten Kurtulmuş, “Türk modernleşmesi nasıl farklıysa, Japonya’nın Meiji restorasyonu, Rusya’nın dönüşümü ve Çin’in modernleşme hikâyesi de birbirinden farklıdır” dedi.
Modernleşme, çağdaşlaşma ve Batılılaşma aynı şey değil
Kurtulmuş, konuşmasında kavramların doğru kullanılmasının önemine dikkat çekti. Modernleşme, çağdaşlaşma ve Batılılaşmanın birbirine karıştırılmaması gerektiğini söyleyen Kurtulmuş, Batı’yı yalnızca taklit edilecek bir hedef olarak görmenin toplumları köklerinden uzaklaştıracağını ifade etti. “Türkiye kendi tarihsel birikimiyle yeni bir çıkış gerçekleştirebilecek milli tecrübeye sahip” diyen Kurtulmuş, günümüzde modern değerler üzerine kurulu uluslararası sistemin ciddi bir kriz yaşadığını belirtti. İnsan hakları, uluslararası hukuk ve devletlerin egemen eşitliği gibi temel kavramların yeniden tartışıldığını vurgulayan Kurtulmuş, “Mevcut küresel düzen artık günümüz sorunlarına çözüm üretemez hale geldi” dedi.
Kurtulmuş, Türk modernleşmesinin en önemli başlıklarından birinin demokrasi olduğunu ifade etti. Türkiye’nin demokrasi mücadelesinin büyük bedellerle ilerlediğini söyleyen Kurtulmuş, darbeler, siyasi müdahaleler ve antidemokratik uygulamalara rağmen toplumun demokrasi yönünde irade ortaya koyduğunu belirtti. “Demokrasiyi gözümüzün nuru gibi koruyacağız” diyen Kurtulmuş, Türk devlet geleneğinin temelinde “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” ilkesi olduğunu söyledi.
Psikotarih ve modernleşmenin psikolojik boyutu
Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, konuşmasında Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecinin sadece siyasi değil, psikolojik ve toplumsal boyutlarıyla da ele alınması gerektiğini söyledi. Tarih Bölümü Başkanı ile birlikte yürüttükleri psikotarih çalışmalarına değinen Kaynak, “Travmadan Zafere” isimli kitapta Osmanlı’nın yıkılış travması yerine İstiklal Harbi ve zafer anlatısı üzerine inşa edilen ulusal kimlik sürecini ele aldıklarını belirtti. “Türkiye Cumhuriyeti ulusal kimliği kuşkusuz bir zafer kimliği olarak inşa edilmiştir ve bu stratejik bir tercihtir” dedi.
Kaynak, Mustafa Kemal Atatürk’ün Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişte önemli bir köprü rolü üstlendiğini ifade etti. Kurucu kadroların dönüşümünün toplumun tamamında aynı hızda gerçekleşmediği için modernleşme sürecinin farklı boyutlarda değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Kaynak, toplumların büyük kayıplarının doğal olarak bir yas süreci doğurduğunu belirtti. Bazı akademisyenlerin Türkiye’deki kimlik ve aidiyet tartışmalarını “tamamlanmamış yas süreci” üzerinden değerlendirdiğini aktaran Kaynak, “Modernleşme sadece teknoloji veya kıyafet değişimi değildir” diyerek sözlerini tamamladı.
Sempozyumda ortaya konan fikirlerin akademik çalışmalara önemli katkılar sağlaması bekleniyor. Kurtulmuş, organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ederek, Türkiye’nin modernleşme serüveninin farklı disiplinlerden bakış açılarıyla ele alınmasının önemini vurguladı.
Kaynak: Beyaz Haber Ajansı