Kanserle mücadelede yeni bir dönemin kapıları aralanıyor. Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencilerinin organizasyonuyla bu yıl dokuzuncusu düzenlenen ALIS26 – Oncoverse: Horizons in Cancer Kongresi, dünyanın dört bir yanından gelen bilim insanlarını İstanbul’da buluşturdu. Kongrede, kanser araştırmalarındaki en son gelişmeler ve geleceğin tedavi yöntemleri masaya yatırıldı. Özellikle CAR-T hücre tedavisi ve immüno-radyoterapi gibi yenilikçi yaklaşımlar, katılımcıların büyük ilgisini çekti.
Kongrede Öne Çıkan Bilim İnsanları ve Çalışmaları
Etkinliğin en dikkat çeken isimlerinden biri, King’s College London‘dan Prof. Dr. John Maher oldu. Yaklaşık 25 yıldır kanser immünoterapisi alanında çalışan Maher, bağışıklık hücrelerini genetik olarak yeniden programlayarak kanser hücrelerini hedef alan CAR-T teknolojisinin öncülerinden. Özellikle CD28 temelli ikinci nesil CAR-T üzerindeki çalışmaları, lösemi ve lenfoma gibi kan kanserlerinde umut verici sonuçlar doğurdu. Maher, aynı zamanda Leucid Bio adlı biyoteknoloji şirketinin kurucu bilimsel direktörü olarak laboratuvar buluşlarını klinik uygulamalara taşıyor.
Kongrenin bir diğer önemli konuğu ise MD Anderson Cancer Center‘dan Prof. Dr. James Welsh oldu. Torasik onkoloji alanında uzmanlaşan Welsh, radyoterapi ile immünoterapiyi birleştiren yenilikçi bir yaklaşım geliştirdi. 16 binden fazla bilimsel atıfa sahip olan Welsh’in çalışmaları, radyasyonun sadece tümörü küçültmekle kalmayıp aynı zamanda bağışıklık sistemini aktive ederek kansere karşı daha güçlü bir yanıt oluşturduğunu gösteriyor.
Gelecekte Katı Tümörlerde Kullanılacak CAR-T Tedavisi
Prof. Dr. John Maher, CAR-T tedavisinin şu anda özellikle kan kanserlerinde başarılı olduğunu ancak gelecekte çok daha geniş bir yelpazede kullanılacağını belirtti. “Geçmişte tedavi seçenekleri sınırlı olan lösemi ve lenfoma hastalarında CAR-T ile uzun süreli yanıtlar alıyoruz” diyen Maher, teknolojinin her yıl geliştiğini vurguladı. “Bugün akciğer, meme, beyin, pankreas, prostat, karaciğer ve kolon kanseri gibi katı tümörlerde de etkili olabilecek yeni nesil CAR-T yaklaşımları üzerinde çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. Bu alan, kişiselleştirilmiş kanser tedavilerinin en umut verici başlıklarından biri haline geldi.
İmmüno-Radyoterapi ile Kişiselleştirilmiş Tedavi
Prof. Dr. James Welsh ise radyoterapinin artık yalnızca bir ışın tedavisi olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. “Radyasyon, bağışıklık sistemine ‘kanser burada’ sinyali verebiliyor. İmmünoterapiyle birlikte kullanıldığında çok daha etkili sonuçlar elde ediyoruz” dedi. Özellikle akciğer kanseri gibi zorlu türlerde yürüttüğü klinik çalışmalar, doktorların her hastaya standart tedavi uygulamak yerine tümörün yapısına ve bağışıklık sisteminin özelliklerine göre kişiselleştirilmiş planlar oluşturmasını sağlıyor. Welsh, kanser tedavisinin geleceğinin multidisipliner yaklaşımlarda yattığını belirtti.
Kongre boyunca ayrıca yapay zeka destekli tanı sistemleri, mikrobiyom araştırmaları, organoid teknolojileri ve kişiselleştirilmiş tedaviler gibi birçok konu ele alındı. Türkiye’nin yanı sıra farklı ülkelerden gelen yüzlerce tıp öğrencisi ve araştırmacı, bu yenilikçi yaklaşımları yakından takip etme fırsatı buldu.
Kanser Tedavisinde Yeni Bir Dönem
ALIS26 kongresi, kanser araştırmalarında gelinen noktayı ve gelecekte bizi bekleyen devrim niteliğindeki gelişmeleri gözler önüne serdi. Hem CAR-T hücre tedavisi hem de immüno-radyoterapi, hastaların kendi bağışıklık sistemini kullanarak kanserle savaşmayı hedefleyen kişiselleştirilmiş tıp anlayışının en somut örnekleri. Önümüzdeki yıllarda bu teknolojilerin daha da gelişerek birçok kanser türünde standart tedavi haline gelmesi bekleniyor.
Kaynak: Beyaz Haber Ajansı