Dünya genelinde her yıl 2 milyondan fazla kişiye akciğer kanseri teşhisi konuluyor. Türkiye’de ise bu rakam yaklaşık 40 bin. Uzmanlar, bu hastalığın hem dünyada hem de ülkemizde en sık görülen ve en ölümcül kanser türleri arasında yer aldığını belirtiyor. Ancak gelişen tanı ve tedavi yöntemleri sayesinde umut her geçen gün artıyor. Acıbadem Maslak Hastanesi’nde düzenlenen “Akciğer Kanserinde Farkındalık ve Umut” söyleşisinde multidisipliner bir uzman ekibi, hastalığa dair en güncel gelişmeleri paylaştı.
Uzmanlardan Erken Teşhis Vurgusu
Etkinlikte konuşan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Burcu Babaoğlu Karan, akciğer kanserinin en büyük nedeninin sigara ve tütün ürünleri olduğunu vurguladı. Vakaların yüzde 80’inin tütün kullanımına bağlı olduğunu belirten Karan, kalan yüzde 20’nin ise mesleki maruziyet veya asbest gibi faktörlerden kaynaklandığını ifade etti. Özellikle gençler arasında artan elektronik sigara kullanımının da ciddi bir tehdit oluşturduğunu söyleyen Karan, 50 yaş üzeri ve en az 20 yıl boyunca günde bir paket sigara içen kişilerin her yıl düzenli kontrol yaptırması gerektiğini belirtti. Düşük doz radyasyonla yapılan BT çekimlerinin erken tanıda hayati önem taşıdığını ekledi.
Görüntüleme ve Cerrahide Yenilikler
Nükleer Tıp Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Fikret Çermik, PET-CT teknolojisinin akciğer kanserinde doğru evreleme için kritik olduğunu belirtti. Bu yöntem sayesinde tümörün vücuttaki yayılımı ve biyolojik davranışı detaylıca değerlendirilebiliyor, böylece en uygun tedavi planı oluşturuluyor. Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erkan Kaba ise erken evrede teşhis konulan hastalarda cerrahi müdahale ile yüksek başarı oranları elde edildiğini vurguladı. Robotik cerrahi gibi yeni yöntemler sayesinde küçük kesilerle yapılan ameliyatların hastaların daha hızlı iyileşmesini sağladığını ifade etti.
Kişiye Özel Tedavi Dönemi
Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez, akciğer kanseri tedavisinde son yıllarda önemli bir dönüşüm yaşandığını belirtti. Artık her hastaya aynı tedavinin uygulanmadığını, tümörün genetik ve moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planları oluşturulduğunu söyledi. Hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapinin uygun hastalarda başarılı sonuçlar verdiğini, yaşam süresi ve kalitesini artırdığını vurguladı. Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Enis Özyar ise radyoterapi yöntemlerinin geliştiğini, daha hassas ve hedefe yönelik ışın tedavisi sayesinde yan etkilerin azaldığını ve tedavi başarısının arttığını belirtti.
Hasta Yakınından Umut Dolu Bir Hikaye
Söyleşinin dikkat çeken konuklarından biri, “Yeraltı” dizisindeki performansıyla tanınan oyuncu Sevil Akı oldu. Akı, annesinin 8 yıl önce akciğer kanseri tanısı aldığını, ilk ameliyattan 4 yıl sonra nüksettiğini ve geçen yıl yeni bir nüksle mücadele ettiğini anlattı. “Tünelin ucunda hep bir ışık oldu” diyen Akı, kanserle mücadelenin sadece fiziksel değil, psikolojik bir süreç olduğunu vurguladı. Etkinliğin moderatörü Sağlık İletişimcisi Seral Çelik ise kanser tedavi sürecini bir puzzle‘a benzeterek, multidisipliner yaklaşımın önemine dikkat çekti.
Uzmanlar, akciğer kanserinde erken teşhis ve doğru tedavi planlamasının hayati önem taşıdığını vurguluyor. Risk grubundaki bireylerin düzenli kontrollerini ihmal etmemesi, sigara ve tütün ürünlerinden uzak durması gerekiyor. Gelişen teknoloji sayesinde artık daha etkili ve kişiye özel tedaviler mümkün hale geliyor.
Kaynak: Beyaz Haber Ajansı