Berlin’de düzenlenen Bosch Connected World (BCW) 2026 etkinliğinde, teknoloji devi Bosch’un otomasyon ve robotik alanındaki iddialı planları ortaya kondu. Şirket, insansı robotların yükselişiyle birlikte bu alanda milyarlarca dolarlık bir iş potansiyeli görüyor ve kendisini bu devrimin merkezine yerleştiriyor. Bosch Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Stefan Hartung, gelişmiş sensörler, yazılım ve elektrik enerjisi dönüşümünün sadece otonom mobilite için değil, modern robotiğin temel taşları olduğunu vurguladı.
Bosch’un Robotik Stratejisi: Bileşen Tedarikçisinden Sistem Ortağına
Bosch, insansı robot üreticisi olmak yerine, bu robotların “beyni ve sinir sistemi” için lider tedarikçi ve ortak olmayı hedefliyor. Hartung, insansı robotların ortaya çıkışıyla Bosch bileşenlerine olan talebin arttığını belirtti. Şirket, endüstriyel ölçekte robotiği ilerletmek için farklı iş sektörlerinden kanıtlanmış teknolojileri vizyoner yeniliklerle birleştiriyor. Bu stratejiyle Avrupa’nın bir teknoloji merkezi olarak konumunun güçleneceğini umuyor. Bosch, ayrıca Alman fabrikalarının rekabet gücünü artırmak ve nitelikli iş gücü açığını kapatmak için otomasyonu hedefli bir şekilde kullanıyor.
Robotikte Hassas Dokunuş: MEMS Sensörleri ve ctrlX Platformu
Bosch Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Tanja Rueckert, şirketin tekerlekler ve robot kolları aracılığıyla geleceğe yön verdiğini söyledi. Bosch’un açık ctrlX AUTOMATION platformu, robotiği erişilebilir, modüler ve hızlı entegre edilebilir hale getiriyor. Bu platform sayesinde müşteriler, sürücüsüz taşıma sistemlerini yüksek hassasiyetli robot kollarla birleştirebiliyor. Robotların çevreleriyle güvenli etkileşimi için kritik olan MEMS sensörleri (mikro elektromekanik sistemler) konusunda Bosch küresel pazar lideri. Bu sensörler, robotların nesneleri hassas bir şekilde kavramasını sağlıyor. Hartung’un dikkat çektiği gibi, insanlardaki 4 milyon dokunma sensörüne eşdeğer sayıda sensör üretmek için dünya çapındaki 4 yıllık üretimin 12.500 robota yeteceği hesabı, pazarın büyüklüğünü gözler önüne seriyor. Yole Group‘a göre, Bosch’un lider olduğu MEMS sensör pazarının 2030’da 19,2 milyar ABD dolarını aşması ve yıllık ortalama yüzde 4 büyümesi bekleniyor.
Bilişsel Robotlar ve Stratejik Ortaklıklar
Bosch, robotik gelişimini hızlandırmak için şirket içi inovasyon ve açık ekosistem yaklaşımını birleştiriyor. Bu kapsamda Robert Bosch Robotics GmbH‘yi kurdu. Şirket, bilişsel robotları geliştirmek için Alman start-up Neura Robotics ile iş birliği yapıyor. Ayrıca İngiltere’den Humanoid, ABD’li ve Çinli ortaklar dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanından robotik girişimleri için kilit ortak konumunda. Bosch, prototipleri üretim ölçeğine taşıyor. Çin’deki ortaklıklar, yılın başında kurulan Bosch Robotik Merkezi Çin (BROC) çatısı altında toplandı. Bosch Rexroth’un portföyünde yüksek hassasiyetli elektrik motorları, servo sürücüler ve ctrlX AUTOMATION gibi kritik bileşenler yer alıyor. Şirket ayrıca konveyör sistemleri gibi fabrika ekipmanlarıyla robotik üretimine destek sağlıyor.
Yapay Zeka ve Veri Gücü
Yapay zeka (AI), otomasyon ve robotiğe yeni yetenekler kazandıran motor olarak görülüyor. Dünya çapında 230’dan fazla tesisten gelen benzersiz veri hazinesi, Bosch’a bu alanda önemli bir avantaj sağlıyor. Rueckert, en son teknoloji elektronik ve mekaniğin yapay zeka ile birleştiğinde robotların daha akıllı ve esnek hale geldiğini belirtti. Bosch, bu veri ve uzmanlıkla robotik pazarının büyümesinden pay almayı hedefliyor. Şirket, önümüzdeki yıllarda otomasyon ve robotik alanında büyümeyi sürdürecek ve insansı robotların ticarileşmesinde kilit rol oynayacak.
Kaynak: Beyaz Haber Ajansı