Cumhuriyetin İlk Üniversitesi Ankara Üniversitesi 80 Yaşında: Köklü Miras ve Gelecek Vizyonu

Cumhuriyetin İlk Üniversitesi Ankara Üniversitesi 80 Yaşında: Köklü Miras ve Gelecek Vizyonu

13 Haziran 1946’da Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk üniversitesi olarak kurulan ve ‘Devletin Fikir Mutfağı’ olarak anılan Ankara Üniversitesi, 80. kuruluş yıl dönümünü görkemli bir sempozyumla kutladı. Binlerce bilim insanı, hukukçu, hekim, mühendis, eğitimci, diplomat ve devlet adamı yetiştiren bu köklü kurum, yalnızca ülkemizin değil, insanlığın bilgi birikimine de önemli katkılar sağlamaya devam ediyor.

80. Yıl Sempozyumu: Tarihi Bir Buluşma

Sempozyum, üniversitenin en eski fakültelerinden biri olan Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi‘nin tarihi Farabi Salonu’nda gerçekleştirildi. Etkinlik, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuvarı sanatçılarının müzik dinletisiyle başladı. Ardından, üniversitenin sembolü olan Güneş Kursu’nun hikayesini anlatan ‘İki Güneş Arasında’ adlı belgeselin ön gösterimi yapıldı.

Açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Necdet Ünüvar, bu günün Ankara Üniversiteliler için tarihi bir anlam taşıdığını vurguladı. ‘Devletin fikir mutfağı’ olarak nitelendirdiği üniversitenin tam 80 yıl önce, 13 Haziran 1946’da doğduğunu belirten Ünüvar, ‘Devletin aklını yoğuran, geleceğini pişiren, kadrolarını yetiştiren o büyük ocak yandı. Bugün burada, o ocağın 80. yılını kutlamak için bir araya gelmiş olmaktan derin bir gurur ve heyecan duyuyorum’ dedi.

Kökleri Derinlere Uzanan Bir Miras

Rektör Ünüvar, üniversitenin geçmişinin kuruluş tarihinden çok daha eskiye dayandığına dikkat çekti. ‘Ankara Üniversitesi, daha ilk gününden itibaren bu ülkenin hukukunu, tarımını, sağlığını, yönetimini, dilini, tarihini, kültürünü, ekonomisini ve eğitimini birlikte düşünen bir üniversite oldu’ diyen Ünüvar, Cumhuriyet’in ihtiyaç duyduğu insan kaynağını yetiştirmenin yanı sıra fikri, bilgiyi ve kurumsal aklı da ürettiklerini ifade etti. Ünüvar, ‘Ankara Üniversitesi, kökleri çok daha derinlere uzanan bir büyük mirasın taşıyıcısıdır. Bu nedenle onu sadece 1946’da kurulmuş bir üniversite olarak anlatamayız’ diye konuştu.

Ünüvar, 80. yıl kutlamalarında üç büyük zamanı bir arada selamladıklarını belirterek, ‘Köklerindeki ecdat emeğiyle geçmişi, kuruluşundaki Atatürk’ün akla ve hukuka inancıyla cumhuriyeti ve hâlâ bilim üreten, insan yetiştiren bir kurum olarak yoluna devam etmesiyle geleceği selamlıyoruz’ dedi. Ayrıca, üniversitenin sadece binalardan ve kampüslerden ibaret olmadığını vurgulayan Ünüvar, ‘Bizim koridorlarımızda her kuşaktan ses var. Laboratuvarımızda ülkenin geleceğine ilişkin çözümler arayan emekler var, alın teri var’ ifadelerini kullandı.

99 Binin Üzerinde Öğrenciyle Büyük Bir Bilim Ailesi

Rektör Ünüvar, bugün Ankara Üniversitesi’nin 31.104 ön lisans, 57.244 lisans, 6.332 yüksek lisans ve 4.782 doktora öğrencisi olmak üzere toplam 99 binin üzerinde gencin aynı çatı altında geleceğe hazırlandığı büyük bir bilim ailesi olduğunu açıkladı. ‘Bu salonda oturan herkes, bilerek ya da bilmeyerek o emanetin bir parçasıdır. Bu üniversitenin koridorlarında yürüyen her öğrenci, bir sınıfa giren her hocamız, bir laboratuvarda nöbet tutan her araştırmacımız, aslında 80 yıl önce yakılan o ocağın ateşini taşımaktadır’ diyen Ünüvar, görevlerinin bu ateşi daha da büyüterek sonraki nesillere teslim etmek olduğunu söyledi.

Konuşmasında fakülteler, enstitüler, meslek yüksekokulları ve araştırma merkezlerinden uluslararası iş birliklerine kadar pek çok konuya değinen Ünüvar, ‘Cumhuriyetimizin ilk üniversitesi olarak 80 yıldır bilimin ışığında ülkemize hizmet etmenin gururunu yaşarken, geçmişimizden aldığımız güçle geleceğe yürümeye devam ediyoruz’ ifadelerini kullandı.

Bilimsel Oturumlar ve Gelecek Perspektifi

Sempozyum, açılış konuşmasının ardından iki oturumla devam etti. İlk oturum, ‘Cumhuriyetin İlk Üniversitesi: Ata ve Ecdat Yadigârı’ başlığı altında gerçekleşti. Oturum başkanlığını Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Cengiz Köseoğlu ve Ankara Üniversitesi emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nahide Bozkurt üstlendi. Panelde, dünden bugüne bilimsel üretim, akademik gelenek ve bu birikimin toplumsal hayata yansımaları ele alındı. Prof. Dr. Osman Müftüoğlu ‘Sağlık Bilimleri’, eski Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ziya Selçuk ‘Sosyal Bilimler ve Eğitim Geleneği’, Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin ise ‘Akademik Birikimin Sahaya Yansımaları’ üzerine değerlendirmelerde bulundu.

İkinci oturum ise ‘Bugünden Yarına’ temasıyla ’80 Yılda Bilimin, Aklın ve Toplumsal Hizmetin Yolunda’ başlığı altında düzenlendi. Oturum başkanlığını Ankara Üniversitesi emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilgün Başkal yaptı. Konuşmacılar arasında Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan ‘Bilimsel Yetkinlikten Kamusal Akla’, Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran ‘Bir Araştırma Üniversitesi Olmak’ ve YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Kemal Şenocak ‘Gelecek Perspektifi: 21. Yüzyılda Cumhuriyet Üniversitesi’ başlıklı konuşmalarını gerçekleştirdi. Etkinlik, akademik ve idari personelin katılımıyla sona erdi.

İlgili Haberler

Kemer’de Öğrenciler Mezuniyet Heyecanı Yaşadı: Başkan Topaloğlu’dan Gençlere Destek Mesajı

haberci

Nevşehir’de Almanca Kursları Başlıyor: 21 Nisan’da Kayıtlar Açılıyor

haberci

DEÜ’de Bilim Kafe’de Güneş Korunması Konuşuldu: Uzmanlar 30 Faktörlü Koruyucu Öneriyor

haberci
Yükleniyor....

Bu web sitesi deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanır. Bunu kabul ettiğinizi varsayacağız, ancak isterseniz devre dışı bırakabilirsiniz. Kabul Et Devamını Oku

Gizlilik ve Çerez Politikası