Kaspersky Araştırması: Türkiye’deki Kurumların ‘ü Yapay Zeka Risklerinden Endişeli
Kaspersky, Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (META) bölgesine yönelik düzenlediği Siber Güvenlik Hafta Sonu etkinliğinde, kurum içi araştırma merkezince gerçekleştirilen küresel bir araştırmanın sonuçlarını paylaştı. 18 ülkeden ve farklı sektörlerden 1.800 IT ve siber güvenlik karar vericisi ile uzmanının katılımıyla yapılan çalışma, yapay zeka entegrasyonunun kurumlar genelinde hızla yaygınlaştığını ancak beraberinde önemli güvenlik risklerini de getirdiğini ortaya koyuyor.
Araştırmaya göre, katılımcıların %84’ü yapay zekanın kuruluşları için oluşturduğu risklerden endişe duyuyor. Bu endişeler somut deneyimlere dayanıyor: Dünya genelindeki kuruluşların %72’si son bir yıl içinde bir siber güvenlik olayıyla karşılaştığını bildirirken, bunların %8’i özellikle yapay zeka kaynaklı güvenlik açıklarından doğan tehditlerle karşılaştığını ifade ediyor. Öte yandan katılımcıların %81’i bu risklerin çalışanların sorumlu davranışları sayesinde etkili şekilde azaltılabileceğine inanıyor.
Yapay Zeka Kullanımı ve Kullanım Alanları
Rapor, şirketlerin dahili yapay zeka yeteneklerine sahip teknolojilere net bir tercih gösterdiğini ortaya koyuyor. Katılımcıların %69’u yapay zeka özellikleri entegre edilmiş çözümleri önereceğini belirtirken, yapay zeka destekli araçlardan kaçınmayı tercih edenlerin oranı yalnızca %5’te kalıyor. Yapay zeka, iş süreçlerinin pek çok alanında temel bir üretkenlik aracına dönüşmüş durumda. Öne çıkan kullanım alanları arasında veri analizi ve görselleştirme (%55), proje yönetimi (%51), bilgi arama (%47), departmana özgü görevler (%46) ve metin oluşturma ve düzenleme (%43) yer alıyor.
Uzman Görüşü ve Öneriler
Kaspersky META Bölgesi Kıdemli Güvenlik Danışmanı Brandon Muller, konuyla ilgili şunları söylüyor: “Kuruluşların yapay zekâyı benimseme hızı dikkat çekici, ancak bu hızın güvenliğe yönelik aynı ölçüde güçlü bir bağlılıkla desteklenmesi gerekiyor. Yapay zekânın benimsenmesiyle doğrudan bağlantılı tehditlerin giderek çeşitlendiğini görüyoruz. Bunlar arasında popüler yapay zekâ araçları gibi görünen kötü amaçlı yazılımlar, güvenli olmayan ‘vibe coding’ uygulamalarından kaynaklanan güvenlik açıkları, kurumsal yapay zekâ platformlarına ait erişim bilgilerinin sızdırılması ve yapay zekâ ajanlarının kötü amaçlı becerileri bulunuyor. Bu risklerin yönetilmesi, doğru teknolojinin yanı sıra net şekilde tanımlanmış prosedürleri ve güvenlik konusunda bilinçli bir çalışan kadrosunu kapsayan bütünsel bir yaklaşım gerektiriyor.”
Kaspersky, siber güvenlik risklerini en aza indirirken yapay zekanın tüm potansiyelinden yararlanmak isteyen kurumlara şu adımları öneriyor:
- Net Kullanım İlkeleri Belirleyin: Kabul edilebilir kullanımı tanımlayan, hassas verilerin harici yapay zeka servisleriyle paylaşılmasını sınırlandıran ve tüm departmanlarda uyumu zorunlu kılan net dahili yönergeler oluşturun ve bunları kararlılıkla uygulayın.
- Gelişmiş Siber Güvenlik Çözümleri Kullanın: Gerçek zamanlı koruma, tehdit görünürlüğü, EDR ve XDR seviyesinde tespit ve müdahale yetenekleri sunan Kaspersky Next ürün ailesi gibi güvenlik çözümlerini devreye alın. Bu çözümlerde yer alan üretken yapay zeka modelleri, toplanan verileri güvenlik ekipleri ve karar vericiler için hızlıca anlamlı ve eyleme dönüştürülebilir bilgilere dönüştürür. Ayrıca bu ürün grubu, çalışanların güvenlik ekibinin bilgisi dışında kullandığı üçüncü taraf araçları (Gölge IT / Shadow IT) denetleyerek veri güvenliğini sağlar ve zafiyetleri azaltır.
- Çalışanların Siber Güvenlik Eğitimine Yatırım Yapın: E-postadan oltalama (phishing) saldırılarına ve yapay zeka araçlarının güvenli kullanımına kadar pek çok konuyu kapsayan Kaspersky Automated Security Awareness Platform ile çalışanların yetkinliğini sürekli güncel tutun.
Kaynak: Beyaz Haber Ajansı