Akbelen’de 25 Yaşındaki Esra Işık Tutuklandı: 6 Bin Dönüm Zeytinlik İçin Acele Kamulaştırma

Akbelen'de 25 Yaşındaki Esra Işık Tutuklandı: 6 Bin Dönüm Zeytinlik İçin Acele Kamulaştırma

Muğla’nın Milas ilçesinde, Limak ve IC Holding ortaklığındaki YK Enerji tarafından yürütülen termik santral projesi kapsamında, 6 bin dönümlük zeytinlik ve tarım arazisinin acele kamulaştırılması büyük tepki topluyor. İkizköy Işıkdere Mahallesi’nde yaşayan 25 yaşındaki Esra Işık, bu sürece karşı çıktığı gerekçesiyle “Görevi Yaptırmamak İçin Direnme” suçlamasıyla tutuklandı ve cezaevine gönderildi. Bu gelişme, ülke genelinde yankı uyandırarak çevre mücadelesini yeniden gündeme taşıdı.

Olayın Kronolojisi ve Kamulaştırma Süreci

YK Enerji’nin Yeniköy ve Kemerköy Termik Santrallerine kömür temini amacıyla başlattığı operasyon, ilk olarak İkizköy Işıkdere Mahallesi’ndeki binlerce kızılçam ağacının kesilmesiyle başladı. Ardından, Akbelen Ormanı’nın yok edilmesi süreci yaşandı. Şirket için bu adımlar yeterli görülmeyince, sıra bölgedeki zeytinliklere geldi. Cumhurbaşkanı kararıyla, toplamda 679 parselin acele kamulaştırılması onaylandı. Bu karar, 6 bin dönüm alanda evleri, zeytinlikleri ve tarlaları bulunan köylüleri göçe zorlayarak derin bir huzursuzluğa neden oldu.

Köylüler, kamulaştırma kararına karşı Danıştay’da dava açtı ve süreç devam ederken, mahkeme heyetinin bilirkişi keşfi için bölgeye gelmesi yeni bir krizi tetikledi. Keşif işleminin habersiz ve alelacele başlatılması, yerel halkın tepkisini çekti. Esra Işık da bu keşfe karşı çıkan isimlerden biri olarak öne çıktı. Ancak, köylülerin protestosu sırasında güvenlik güçlerinin müdahalesiyle karşılaşıldı ve Işık, gece vakti evinden gözaltına alındı.

Tepkiler ve Ülke Genelindeki Eylemler

Esra Işık’ın 30 Mart’ta tutuklanması, Türkiye’nin dört bir yanında geniş yankı buldu. Çevre aktivistleri, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar, Işık’ın serbest bırakılması talebiyle sokaklara çıkarak eylemler düzenledi. Bu süreçte, Işık’ın avukatı Ramazan Kaya, tutukluluğa itiraz etti ancak itirazın reddedildiği açıklandı. Kaya,

“Yıllardır zeytinliklerini ve köyünü savunan yaşam savunucusu için hukuki mücadelemiz sürecek”

ifadelerini kullanarak kararlılığını vurguladı.

Öte yandan, CHP Muğla Milletvekilleri Gizem Özcan, Süreyya Öneş Derici ve Cumhur Uzun, cezaevinde Esra Işık’ı ziyaret ederek durumu yerinde inceledi. Özcan, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Işık’ın moralinin yüksek olduğunu ve mücadele azminin güçlü kaldığını belirtti. Ziyaret sırasında Işık’ın ilettiği mesajda, “Şirketler, zenginler değil; köylüler, işçiler, ezilenler, halk kazanacak” sözleri dikkat çekti. Bu ifadeler, çevre direnişinin toplumsal bir boyuta evrildiğini gösteriyor.

Esra Işık’ın Cezaevinden Mesajı ve Anlamı

Esra Işık, cezaevinden gönderdiği mesajda, kamulaştırma sürecinin insani boyutuna dikkat çekerek duygusal bir çağrıda bulundu. Mesajında,

“Kaç tane zeytin var, kaç tane ev var yaz. Biz sayıdan ibaret değiliz, bizim orada hayatlarımız var”

diyen Işık, zeytin ağaçlarının sadece rakamlarla ifade edilemeyeceğini vurguladı. Ayrıca, atalarının emeğinin ve mezarlarının bu topraklarda bulunduğunu hatırlatarak, “Biz yurttaş değil miyiz, biz insan değil miyiz?” sorusunu yöneltti.

Bu mesaj, olayın hukuki boyutunun ötesinde, derin bir kültürel ve sosyal çatışmayı yansıtıyor. Işık, Danıştay ve Anayasa Mahkemesi’ne seslenerek, davaların hızlıca sonuçlandırılmasını talep etti. “Geç gelen adalete adalet denir mi?” sorusuyla, yargı süreçlerindeki gecikmelere dikkat çekti. Sonuç olarak, bu durum, çevre mücadelesinin yanı sıra mülkiyet hakları ve yerel halkın yaşam alanlarının korunması gibi temel konuları gündeme getiriyor.

Dikkat çeken bir diğer detay ise, güvenlik güçlerinin müdahalesinin tartışma yaratması. Köylüler, protestolar sırasında yoğun bir güvenlik önlemiyle karşılaştıklarını ifade ederken, bu durumun toplumsal gerilimi artırdığı gözlemleniyor. Esra Işık’ın tutuklanması, Akbelen direnişinin sembol isimlerinden biri haline gelmesine neden oldu ve çevre hareketlerinde yeni bir dayanışma ruhu oluşturdu.

Beklentiler, önümüzdeki günlerde hukuki süreçlerin hızlanması ve kamuoyu baskısının artması yönünde. Köylülerin açtığı davaların sonuçlanması, hem Esra Işık’ın serbest bırakılması hem de kamulaştırma kararının iptali açısından kritik önem taşıyor. Bu gelişmeler, Türkiye’de çevre politikaları ve enerji projelerinin toplumsal etkileri konusunda daha geniş bir tartışma başlatabilir.

İlgili Haberler

Balık Burçları İçin 30 Yıl Sonra Altın Çağ Başlıyor

haberci

Rönesans Rezidans Davasında 350 Can Kaybı: Aileler ‘Olası Kast’ İstiyor

haberci

Almanya Otoyollarında Hız Sınırı Yok: Enerji Krizi Karşısında Tarihi Karar

haberci
Yükleniyor....

Bu web sitesi deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanır. Bunu kabul ettiğinizi varsayacağız, ancak isterseniz devre dışı bırakabilirsiniz. Kabul Et Devamını Oku

Gizlilik ve Çerez Politikası