Depremzedeler 50 Bin Lira Cezayla Karşılaştı: Devlet Kusurlu Ama Borçlu Çıkan Vatandaş

Depremzedeler 50 Bin Lira Cezayla Karşılaştı: Devlet Kusurlu Ama Borçlu Çıkan Vatandaş

Kahramanmaraş’taki yıkıcı depremlerin üzerinden üç yılı aşkın süre geçmesine rağmen, afetzedelerin mağduriyetleri giderek derinleşiyor. Yargı sürecinde devlet kurumlarının %20 oranında kusurlu bulunmasına karşın, depremzedelerin tazminat talepleri TOKİ hibeleriyle mahsup edildi ve binlerce kişiye 50 bin lirayı aşan cezalar kesildi. Bu gelişme, sosyal devlet ilkesiyle yapılan yardımların zenginleşme olarak değerlendirilmesi nedeniyle büyük tepki topluyor.

Mahkeme Kararlarıyla Şok Eden Sonuç

Kahramanmaraş’ta depremde evlerini kaybeden vatandaşların açtığı davalarda, AFAD, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile yerel yönetimlerin %20 kusurlu olduğu 2025 yılında resmi olarak tespit edildi. Ancak mahkemeler, bu kusur oranına dayanarak hesaplanan tazminat tutarlarını, deprem tarihi olan 6 Şubat 2023 baz alarak belirledi. Ortalama 200 bin lira civarında olan tazminat bedellerinden, depremzedelerin TOKİ’nin ‘Yarısı Bizden’ kampanyası kapsamında aldığı 750 bin liralık hibe düşüldü. Bu durum, birçok davacının tazminat alamamasına, hatta bazılarına ‘idareye borçlusunuz’ denilmesine yol açtı.

Avukat Bahri Gödeoğlu’nun açıklamalarına göre, mahkemeler konut değerlerini ortalama 1 milyon lira olarak kabul etti. %20 kusur oranına göre 200 bin liralık tazminat hesaplandıktan sonra, TOKİ hibesi mahsup edilince depremzedelerin eline geçecek bir tutar kalmadı. Gödeoğlu, ‘destekten yoksun kalma’ tazminatlarında bile bu 750 bin liranın düşülmesinin gündeme geldiğini belirterek, sosyal yardımların zenginleşme sayılmasının hukuki ve ahlaki sorunlar yarattığını vurguladı.

Kira Yardımlarının Kesilmesi ve TOKİ’nin Geri Adımı

Depremzedelerin yaşadığı sıkıntılar bununla sınırlı değil. Daha önce de Kahramanmaraş’ta açılan benzer davalarda, idarenin kusurlu olduğunu ispatlayan depremzedelerin kira yardımları aniden kesilmişti. TOKİ yetkililerinin ‘dava açtığınız için destek kesilmiş’ açıklaması, hak arayan vatandaşları gözden düşürme çabası olarak yorumlandı. Konunun medyada yer almasının ardından TOKİ, ‘yanlışlık oldu, yeniden başvurun’ diyerek geri adım attı, ancak bu durum kurumun tutumuna dair soru işaretlerini artırdı.

Bu süreçte, 5 binden fazla depremzede sadece tazminat alamamakla kalmadı, aynı zamanda mahkeme tarafından idarenin avukat masraflarını ödemeye mahkum edildi. Ortalama 50 bin lirayı aşan cezalar, afetzedelerin maddi yükünü daha da ağırlaştırdı. Davacılar, hem evlerini kaybetmenin hem de borçlanarak TOKİ konutları almanın ardından, yargı sürecinde adeta cezalandırıldıklarını ifade ediyor.

Danıştay Yolunun Kapalı Olması ve Hukuki Çıkmaz

Avukat Bahri Gödeoğlu, yargı sürecinin sonunda depremzedelere tazminat ödenmesinin önünün kapandığını belirtti. Mahkemelerin davaları reddetmesi ve davacıları masrafları ödemeye mahkum etmesi, idari yargı ilkeleriyle çelişiyor. Ancak Gödeoğlu’nun açıklamasına göre, dava miktarlarının çok düşük hesaplanması nedeniyle Danıştay’a başvuru yolu da kapalı. Bu durum, depremzedelerin hukuki çarelerinin tükendiği anlamına geliyor.

Depremzedeler, TOKİ kampanyası kapsamında ortalama 1.8 milyon lira borçlanarak, eski evlerinin yarısı büyüklüğündeki konutları aldı. Mahkemelerin ‘zararı yoktur’ şeklindeki değerlendirmesi, bu borç yükü göz önüne alındığında tartışmalara neden oluyor. Sürecin, afet sonrası iyileşme çabalarını baltaladığı ve mağdurların psikolojik olarak daha da yıpranmasına yol açtığı belirtiliyor.

Toplumsal Tepkiler ve Gelecek Beklentileri

Yaşananlar, sivil toplum kuruluşları ve hukuk çevrelerinden büyük tepki görüyor. Uzmanlar, sosyal devlet anlayışının yardımları cezalandırma aracına dönüştürülmesinin tehlikeli bir emsal oluşturduğunu vurguluyor. Depremzedelerin, hak arama sürecinde caydırılmaya çalışıldığı yönündeki eleştiriler giderek artıyor. TOKİ’nin kira yardımlarını kesme girişimi ve mahkemelerin verdiği kararlar, afet yönetiminde şeffaflık ve adalet ihtiyacını bir kez daha gözler önüne serdi.

Önümüzdeki dönemde, benzer davaların sonuçlarının diğer deprem bölgelerini de etkileyeceği öngörülüyor. Hukuki düzenlemelerde acilen iyileştirmeler yapılmazsa, afetzedelerin mağduriyetlerinin kalıcı hale gelme riski bulunuyor. Yaşananlar, afet sonrası süreçlerde hukukun üstünlüğü ve sosyal adalet ilkelerinin nasıl uygulanacağına dair önemli bir tartışma başlattı.

İlgili Haberler

Kartepe’de Polis Haftası Kutlaması: Minikler Polislerle Kütüphanede Buluştu

haberci

Aydın’da Umurlu Mahallesi’nde 3 Farklı Belediye Birimi Eş Zamanlı Çalıştı

haberci

Kocaeli’nde Fabrikada Platform Çökmesi: 3 İşçi Hayatını Kaybetti

haberci
Yükleniyor....

Bu web sitesi deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanır. Bunu kabul ettiğinizi varsayacağız, ancak isterseniz devre dışı bırakabilirsiniz. Kabul Et Devamını Oku

Gizlilik ve Çerez Politikası