Dün gece oynanan Süper Lig karşılaşmasında, Victor Osimhen’in sakatlığı Galatasaray’ı adeta felç etti. Sarı-kırmızılı ekip, Nijeryalı yıldızın yokluğunda sahada bir oyun planı ve liderlik eksikliği yaşarken, Trabzonspor ise daha organize ve mücadeleci futboluyla sahadan haklı galip ayrıldı. Maçın genelinde Galatasaray’ın sadece 9 etkili oyuncuyla mücadele ettiği gözlemlendi.
Osimhen Etkisi ve Galatasaray’ın Dağılışı
Karşılaşma öncesinde taraftarlar arasında hissedilen tedirginlik, maçın ilk dakikalarından itibaren haklı çıktı. Osimhen olmadan hücum hattında etkisiz kalan Galatasaray, savunmada da sürekli baskı altında kaldı. İlk yarı boyunca sarı-kırmızılı futbolcular, net bir taktik disiplin olmadan sahada koşuştururken, oyun kurucu eksikliği takımın en büyük handikapı oldu. Mauro Icardi ve Alexis Sanchez gibi tecrübeli isimlerin 90 dakika boyunca etkisiz kalması, bu durumu daha da belirgin hale getirdi.
Galatasaray’da sadece Barış Alper Yılmaz‘ın mücadeleci performansı dikkat çekerken, diğer oyuncuların sahada adeta kaybolduğu gözlendi. Takım, Osimhen’in sırtına yüklenen oyun anlayışının yarattığı boşluğu dolduramadı. Bu durum, bir futbolcunun takım dinamiklerinde ne denli belirleyici olabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Trabzonspor’un Haklı Galibiyeti ve Onuachu Faktörü
Karşı tarafta ise Trabzonspor, teknik direktör Fatih Tekke yönetiminde istikrarlı bir çizgi yakalıyor. Dün geceki maçta bordo-mavili ekip, sahanın her metrekaresinde üstünlük kurdu. Paul Onuachu özellikle vurgulanması gereken bir performans sergiledi. Nijeryalı forvet, 2 metre 1 santimlik fizik yapısına rağmen gösterdiği çeviklik, sürat ve spor ahlakı ile takımına büyük katkı sağladı.
Trabzonspor’da kötü oynayan veya mücadeleden kaçan tek bir futbolcu bile yoktu. Takım kolektif bir ruhla hareket ederken, her oyuncu üzerine düşen görevi eksiksiz yerine getirdi. Bu disiplinli yaklaşım, maçın kaderini belirleyen en önemli faktör oldu. Bordo-mavili taraftarların sabırsızlığına rağmen, takımın gösterdiği bu olumlu gelişim süreci dikkatle takip edilmeli.
Hakem Performansı ve Tartışmalı Anlar
Maçın diğer dikkat çeken yönü ise hakem Ali Şansalan‘ın performansı oldu. Şansalan, önüne gelen birçok pozisyonda sarı kart gösterirken, bu kararların bir kısmı tartışmaya açıktı. Ancak hakemin kırmızı kart göstermekten kaçındığı ve bu nedenle verdiği bazı sarı kartların gereksiz olduğu yorumları yapıldı.
Maçın en kritik anlarından biri, VAR hakemi Erkan Engin‘in Barış Alper Yılmaz için kırmızı kart önerisine rağmen, Şansalan’ın bu öneriye uymayarak pozisyonu incelemesiydi. Bu karar, hakemin bazı eski meslektaşlarının aksine daha temkinli davrandığını gösterdi. Ancak 32. dakikada Galatasaray’ın tehlikeli bir hücumunda avantaj kuralını uygulamayarak düdük çalması, hakemin karar verme konusundaki çekingenliğini ortaya koydu.
Hakemin bir diğer tartışmalı müdahalesi ise korner veya yandan ortalar sırasında top havadayken düdük çalması oldu. Bu tür müdahaleler, oyun akışını bozması nedeniyle eleştiri konusu yapıldı. Genel olarak değerlendirildiğinde, hakem performansının maçın kalitesini olumsuz etkilediği görüşü ağırlık kazandı.
Maçın Genel Değerlendirmesi ve Çıkarımlar
90 dakikanın sonunda Trabzonspor’un bileğinin hakkıyla galip geldiği net bir şekilde görüldü. Bordo-mavili ekip, hem bireysel hem de takım olarak daha üstün bir performans sergiledi. Galatasaray ise Osimhen’e bağımlı oyun anlayışının risklerini acı bir şekilde tecrübe etti. Bu maç, bir takımın tek bir oyuncuya ne kadar bağımlı hale gelebileceğini ve bunun yaratabileceği sorunları tüm çıplaklığıyla ortaya koydu.
Galatasaray teknik direktörü Okan Buruk’un maç sonrası hangi açıklamaları yapacağı merak konusu olurken, takımın önümüzdeki haftalarda bu ezici yenilginin etkilerinden nasıl kurtulacağı sorgulanmaya başlandı. Trabzonspor için ise bu galibiyet, Fatih Tekke’nin uzun vadeli projesinde önemli bir moral ve motivasyon kaynağı oldu. Seyircinin sabırsızlığına rağmen, takımın gösterdiği istikrarlı gelişim süreci umut verici olarak değerlendiriliyor.
Kaynak: Sözcü