Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 152’nci Parlamentolar Arası Birlik (PAB) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin dış politikasının temelini insani değerler ve barışçıl çözümlerin oluşturduğunu açıkladı. Erdoğan, bölgesel sorunların çözümünde yerel aktörlerin dışlandığı hiçbir girişimin kalıcı barış ve güvenliği sağlayamayacağını vurgulayarak, uluslararası topluma önemli mesajlar verdi. Bu açıklamalar, Türkiye’nin küresel diplomasideki aktif rolünü bir kez daha gözler önüne serdi.
Diplomatik Girişimler ve İlkeli Yaklaşım
Erdoğan, konuşmasında Türkiye’nin Gazze, Ukrayna, İran ve Afrika’daki diplomatik çabalarına dikkat çekti. Bu girişimlerin ilkeli ve gerçekçi bir yaklaşım üzerine inşa edildiğini belirten Cumhurbaşkanı, parlamentoların millet iradesini temsil eden kurumlar olarak küresel krizlerde daha etkin rol alması gerektiğini ifade etti. Bu bağlamda, uluslararası işbirliğinin önemini vurgulayarak, mevcut sorunların çözümünde kolektif hareketin şart olduğunu kaydetti.
Gazze’deki İnsani Kriz ve Çarpıcı Veriler
Ortadoğu’daki gelişmelere de değinen Erdoğan, Gazze’deki son duruma ilişkin çarpıcı veriler paylaştı. 10 Ekim 2025’te imzalanan ateşkese rağmen İsrail güçlerinin 755 Filistinliyi şehit ettiğini ve 2 bin 100 kişiyi yaraladığını açıkladı. Ayrıca, 7 Ekim 2023’ten bu yana 73 bin Filistinlinin hayatını kaybettiğini, yaralı sayısının ise 172 bini aştığını belirterek, insani yardımların engellenmesini eleştirdi. Bu rakamlar, bölgedeki insani krizin boyutlarını gözler önüne serdi.
Erdoğan, uluslararası kamuoyunun yaşanan trajedilere tepki gösterdiğini ancak hükümetlerin bu iradenin gerisinde kaldığını dile getirdi. İsrail’in politikalarını sert sözlerle eleştiren Cumhurbaşkanı, Batı Şeria ve Kudüs’te artan gerilime dikkat çekti. Filistinlilere yönelik uygulamaların uluslararası hukuk ve insan hakları açısından kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, İsrail Parlamentosu’nda yalnızca Filistinlilere uygulanacak düzenlemelere karşı dünya parlamentolarını güçlü tepki vermeye çağırdı.
Kalıcı Çözüm ve Parlamentoların Rolü
Konuşmasının son bölümünde Erdoğan, Filistin meselesinde kalıcı çözümün iki devletli yapıdan geçtiğini tekrarladı. Tüm parlamenterlere “barışın sesi olma” çağrısında bulunarak, diplomasi ve diyalog yoluyla sorunların aşılabileceğini ifade etti. Bu çağrı, küresel barışın sağlanmasında parlamentoların oynayabileceği kilit role işaret etti. Erdoğan’ın mesajları, Türkiye’nin bölgesel ve uluslararası arenadaki etkin konumunu pekiştirdi.
Bu gelişmeler, Türkiye’nin dış politikasının sadece söylemlerle sınırlı kalmadığını, somut adımlarla desteklendiğini gösteriyor. Erdoğan’ın PAB’daki konuşması, insani değerler ve barışçıl çözümler üzerine kurulu bir yaklaşımın önemini vurgularken, uluslararası toplumun dikkatini Gazze’deki insani krize çekmeyi başardı. Önümüzdeki dönemde, bu mesajların diplomasiye nasıl yansıyacağı merakla bekleniyor.
Kaynak: PİHA