Polikistik Over Sendromu’nun Adı Değişti: Artık PMOS Olarak Anılacak

Polikistik Over Sendromu'nun Adı Değişti: Artık PMOS Olarak Anılacak

Milyonlarca kadını etkileyen ve yıllardır Polikistik Over Sendromu (PCOS) olarak bilinen hormonal bozukluk, artık Poliendokrin Metabolik Over Sendromu (PMOS) adıyla anılacak. Uzmanlar, bu değişikliğin hastalığın gerçek doğasını yansıtmak ve tanı-tedavi süreçlerini iyileştirmek için kritik bir adım olduğunu belirtiyor.

Neden İsim Değişikliği?

Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Op. Dr. Zeynep Yılmaz, eski ismin hastalığı sadece yumurtalıklarla sınırlı bir sorun gibi gösterdiğini vurguluyor. Oysa PMOS, hormonal, metabolik ve ruhsal sağlık dahil tüm vücudu etkileyen bir tablo. Yılmaz, “Bu durum yalnızca yumurtalıklarla ilgili bir sorun değil, tüm vücudu etkileyebilen metabolik ve hormonal bir durum. İsim değişikliği, tanı ve tedavi süreçlerinin iyileştirilmesi açısından farkındalık yaratacak kıymetli bir adım” diyor.

Yanlış Algılar ve Geciken Tanılar

Eski isimdeki “polikistik” ifadesi, hastalığın yalnızca yumurtalıklardaki kistlerle ilgili olduğu algısını yaratıyordu. Oysa overlerde görülen yapılar patolojik kistler değil, olgunlaşmamış yumurta kesecikleri. Bu yanlış algı, diyabet ve kalp hastalığı gibi uzun vadeli risklerin gözden kaçmasına neden oluyor. Yılmaz, “Yalnızca over odaklı bakış; kan şekeri, insülin ve lipid profili gibi metabolik taramaların ihmal edilmesine yol açıyor” diye ekliyor.

Ayrıca kilo alma, yorgunluk ve ruh hali değişiklikleri gibi belirtiler “sadece jinekolojik” görülerek yeterince ciddiye alınmıyor. Bu da yetersiz tedavi ve gecikmiş tanı anlamına geliyor. Birçok kadın, ancak gebe kalmakta zorlandığında tanı alabiliyor.

PMOS Herkeste Aynı mı Görülüyor?

Dikkat çeken bir diğer nokta ise polikistik over görüntüsünün tanı için zorunlu olmaması. Yılmaz, “Normal overlere sahip kadınlarda da PMOS görülebiliyor. Belirtiler farklı uzmanlık alanlarında ayrı ayrı değerlendirildiğinde hastalığın bütüncül yapısı gözden kaçıyor” diyor.

Yaşam Tarzı Değişikliklerinin Önemi

PMOS yönetiminde yaşam tarzı değişiklikleri büyük rol oynuyor. Kılavuzlara göre tek bir “en iyi” diyet yok; ancak Akdeniz diyeti, düşük glisemik indeksli beslenme ve dengeli kalori kısıtlaması etkili bulunuyor. İşlenmiş gıdaların azaltılması, protein ve liften zengin sebzelerin tüketiminin artırılması öneriliyor. Düzenli egzersiz, kaliteli uyku ve stres yönetimi de insülin direnci gibi kök nedenleri hedeflediği için tedavinin temel taşları arasında.

Belirtiler Neler?

PMOS’un en sık görülen belirtileri arasında adet düzensizliği, aşırı tüylenme, akne, yağlı cilt, saç dökülmesi, kilo artışı ve kilo vermede zorluk yer alıyor. Yumurtlama bozukluğuna bağlı olarak gebe kalmada güçlük yaşanabilirken, bazı kadınlarda boyun ve koltuk altı gibi bölgelerde cilt koyulaşması da görülebiliyor. Yorgunluk, ruh hali değişiklikleri, anksiyete, depresyon ve uyku problemleri de sık eşlik eden şikayetler arasında.

Uzmanlar, yeni ismin hastalığın kapsamını daha doğru yansıtmasıyla birlikte, geciken teşhislerin azalması ve metabolik taramaların teşvik edilmesinin beklendiğini ifade ediyor. PMOS’un etkileri adet düzensizliğiyle sınırlı değil; bu nedenle bütüncül bir yaklaşım şart.

İlgili Haberler

Hantavirüs Pandemiye Dönüşür mü? Uzmanlar Endişeli Değil

haberci

Yaz Aylarında Çocukları Bekleyen 3 Kritik Hastalık ve Basit Önlemler

haberci

Pekiştirme Dönemi İhmal Edilirse Düzelen Dişler Eski Haline Dönebilir

haberci
Yükleniyor....

Bu web sitesi deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanır. Bunu kabul ettiğinizi varsayacağız, ancak isterseniz devre dışı bırakabilirsiniz. Kabul Et Devamını Oku

Gizlilik ve Çerez Politikası