Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu tarafından düzenlenen 3. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Günleri, “Doğadan Sofraya: Yeşil Dönüşüm” temasıyla gerçekleştirildi. Etkinlikte sürdürülebilirlik, çevre bilinci ve gıda güvenliği gibi kritik konular masaya yatırılırken, Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın çarpıcı bir örnekle modern yaşamın doğadan kopuşuna dikkat çekmesi damga vurdu.
Modern Yaşamın Çarpıcı Sonucu: Antidepresanlı Plazma
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, merkezlerinde yapılan bir laboratuvar çalışmasında antidepresan içermeyen insan plazması bulmakta güçlük çekildiğini açıkladı. Bu durumun, modern yaşamın doğadan ve insanın özünden uzaklaşmasının somut bir göstergesi olduğunu vurgulayan Tarhan, “Antidepresan kullanımı o kadar yaygınlaştı ki, temiz plazma bulmak neredeyse imkansız hale geldi” dedi. Bu açıklama, etkinlikte en çok konuşulan anlardan biri oldu.
Etkinlik kapsamında Kimyagerler Derneği ve Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Mezunları Derneği de destek verirken, açılış konuşmalarını Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Karasakal, Rektör Prof. Dr. Nazife Güngör ve Kurucu Rektör Prof. Dr. Nevzat Tarhan yaptı.
Harvard Araştırması: Uzun ve Sağlıklı Yaşamın Sırrı İlişkilerde
Prof. Dr. Tarhan, konuşmasında Harvard Üniversitesi’nin 75 yıl süren ve dünyanın en uzun soluklu insan araştırmalarından biri olarak kabul edilen çalışmasına atıfta bulundu. Araştırma sonuçlarına göre, uzun ve sağlıklı yaşamın temelinde derin ve anlamlı ilişkiler kurmanın yattığını belirten Tarhan, “Güven veren, samimi ve sağlıklı ilişkiler insanı hem ruhsal hem de fiziksel olarak koruyor” ifadelerini kullandı.
Modern dünyanın insanı yalnızlaştırdığını ve doğayla bağlarını kopardığını dile getiren Tarhan, bu kopuşun birçok sosyal ve psikolojik sorunun kaynağı olduğunu söyledi. “Küresel sistem sadece insanlar arasındaki ilişkiyi bozmadı, insanın kendisiyle ve doğayla olan ilişkisini de bozdu” diyen Tarhan, sanayi devrimiyle birlikte doğanın sınırsız bir kaynak olarak görülüp tahrip edildiğini vurguladı.
Üç Büyük Küresel Tehlike: Eşitsizlik, İklim ve Yalnızlık
Prof. Dr. Tarhan, Birleşmiş Milletler’in dikkat çektiği üç büyük küresel tehlikeyi sıraladı: gelir eşitsizliği, iklim değişikliği ve yalnızlık. Bu sorunların birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğini belirten Tarhan, insanlığı ayakta tutan temel değerlerin merhamet, samimiyet, güven ve doğaya saygı olduğunu ifade etti. Bu değerlerin literatürde “prososyal değerler” olarak tanımlandığını söyleyen Tarhan, toplumsal barışın bu değerler üzerine inşa edildiğini kaydetti.
Anadolu kültüründe doğaya ve canlılara saygının önemli bir yer tuttuğunu hatırlatan Tarhan, “Bizim kültürümüzde kıyametin kopacağını bilseniz bile elinizdeki ağacı dikin anlayışı vardır” diyerek, doğaya emanet gözüyle bakılması gerektiğini vurguladı. Psikiyatrik tedavilerde sıkça doğayla temas önerdiklerini belirten Tarhan, “Toprağa basmak, yeşilin içinde vakit geçirmek insanın psikolojik ve fiziksel sağlığını olumlu etkiliyor” dedi.
Koruyucu Sağlık ve Yeşil Dönüşümün Önemi
Etkinliğin sonunda Prof. Dr. Tarhan, koruyucu sağlık yaklaşımının önemine dikkat çekerek, “İdeal olan, insanları hasta olduktan sonra tedavi etmek değil, hastalanmadan önce koruyabilmektir” ifadelerini kullandı. Hastalıkların yüzde 60-70’inin yaşam stili hatalarıyla ilişkili olduğunu belirten Tarhan, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kazandırılması gerektiğini söyledi. “Doğadan sofraya” temasını “doğadan hayata yeşil dönüşüm” olarak genişleten Tarhan, meselenin sadece beslenme değil, yaşam biçimi olduğunu vurguladı.
Kaynak: Beyaz Haber Ajansı