Atlas Üniversitesi, bilimsel araştırma kapasitesini zirveye taşıyacak dev bir adım attı. Atlas Araştırma Merkezi (ARC), geleceğin sağlık teknolojilerine yön verecek araştırmaları desteklemek amacıyla görkemli bir törenle kapılarını açtı. Nörobilimden biyoteknolojiye, yapay zekâ destekli çalışmalardan kişiselleştirilmiş tıbba kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösterecek olan merkez, ileri düzey altyapısı ve uluslararası iş birliği ağıyla dikkat çekiyor.
ARC’nin Açılış Töreni ve Katılımcılar
Vadi Kampüsü’nde düzenlenen açılış törenine, Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Yusuf Elgörmüş, Rektör Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak ve ARC Direktörü Prof. Dr. Süleyman Ergün başta olmak üzere birçok akademik ve idari yönetici katıldı. Törende ayrıca, Maastricht Üniversitesi Tıp Merkezi’nden Prof. Dr. Yasin Temel de yer aldı. Program kapsamında merkezin araştırma vizyonu tanıtılırken, laboratuvarlar da gezildi.
Bu gelişmenin ardından, merkezin sağlık araştırmalarında yeni bir dönem başlatması bekleniyor. ARC, disiplinler arası araştırma kültürünü geliştirmeyi ve uluslararası iş birliklerini güçlendirmeyi hedefliyor. Nörobilim, biyoteknoloji, tümör biyolojisi ve klonlama, kardiyovasküler ve metabolik araştırmalar gibi alanlarda çalışacak araştırma gruplarını aynı çatı altında toplayan merkez, yenilikçi sağlık araştırmalarına katkı sunacak.
Dr. Yusuf Elgörmüş: “ARC Geleceğe Yapılan Güçlü Bir Yatırım”
Açılışta konuşan Dr. Yusuf Elgörmüş, bilimsel araştırmaların toplumsal gelişimdeki kritik rolüne vurgu yaptı. “Atlas Araştırma Merkezi, üniversitemizin araştırma ve inovasyon vizyonunun önemli bir göstergesidir” diyen Elgörmüş, uluslararası düzeyde araştırmaların yürütüleceği güçlü bir ekosistem oluşturmayı hedeflediklerini belirtti. ARC’de yürütülecek çalışmaların hem bilim dünyasına hem de insan sağlığına katkı sağlayacağına inandığını ifade etti.
Öte yandan, Elgörmüş “beyin göçü” kavramına yeni bir perspektif getirdi. Yurt dışında çalışan Türk akademisyenlerin başarılarını artık bir “beyin gücü” olarak değerlendirmek gerektiğini söyleyen Elgörmüş, “Dijital dünyanın sağladığı olanaklarla iletişim ve iş birliği kurmak her zamankinden daha kolay. Yurt dışındaki bilim insanlarımızla bağları güçlendirerek bu durumu ülkemiz adına önemli bir fırsata dönüştürebiliriz” dedi.
ABD ve Avrupa’da başarılı olan Türk akademisyenlerin bir köprü oluşturduğunu vurgulayan Elgörmüş, iki temel görevlerinin olduğunu söyledi: “Birincisi ülkemize katkı yaratacağız, ikincisi de yurt dışında büyük başarılara imza atan Türk akademyasının tecrübesini buraya taşıyacağız.”
Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak: “Bilimsel Üretim Kapasitemizi Güçlendirecek”
Rektör Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, merkezin üniversitenin araştırma odaklı gelişiminde önemli bir rol üstleneceğini belirtti. “Üniversiteler yalnızca eğitim veren kurumlar değil, aynı zamanda bilgi üreten ve topluma değer katan yapılardır” diyen Kocabıçak, ARC ile araştırmacılara daha güçlü olanaklar sunarken farklı disiplinlerin ortak projeler geliştirebileceği bir araştırma ortamı oluşturduklarını ifade etti. Bu merkezin, üniversitenin bilimsel üretim kapasitesini daha da ileriye taşıyacağını sözlerine ekledi.
Kişiselleştirilmiş Tıp ve Yapay Zekâ Odaklı Araştırmalar
ARC, yalnızca fiziksel altyapısıyla değil, aynı zamanda vizyonu, uluslararası bilimsel desteği ve yapay zekâ destekli araştırma kapasitesiyle de öne çıkıyor. Merkezin yapılanma sürecinde, Maastricht Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yasin Temel ve Würzburg Üniversitesi’nden Prof. Dr. Süleyman Ergün gibi uluslararası deneyime sahip bilim insanlarının bilgi birikiminden yararlanıldı. Disiplinler arası bir araştırma platformu olarak tasarlanan ARC, nörobilim, biyoteknoloji, tümör biyolojisi ve kardiyovasküler araştırmalar gibi alanlarda çalışmalar yürütecek.
Merkezin kuruluş vizyonu, Türkiye’de bilimsel üretimi uluslararası standartlara taşımak ve sağlık alanında yenilikçi çözümler geliştirebilecek güçlü bir araştırma ekosistemi oluşturmak olarak özetleniyor. ARC’nin, geleceğin sağlık teknolojilerine yön verecek araştırmalara ev sahipliği yapması bekleniyor.
Kaynak: Beyaz Haber Ajansı