Ankara Üniversitesi, 80. kuruluş yıl dönümünü 13 Haziran 2024’te düzenlediği kapsamlı bir sempozyumla kutladı. Etkinlik, üniversitenin en köklü birimlerinden Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi‘nin tarihi Farabi Salonu’nda gerçekleşti. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından, Devlet Konservatuvarı sanatçıları müzik dinletisi sundu. Ardından, Bilim İletişimi Ofisi tarafından hazırlanan “İki Güneş Arasında” adlı belgeselin ön gösterimi yapıldı; bu film üniversitenin sembolü Güneş Kursu‘nun hikayesini anlatıyor.
Rektör Ünüvar’dan Tarihi Vurgular
Açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Necdet Ünüvar, bugünün Ankara Üniversiteliler için çok özel bir gün olduğunu belirtti. “Devletin fikir mutfağı” olarak nitelendirdiği üniversitenin tam 80 yıl önce, 13 Haziran 1946’da doğduğunu aktaran Ünüvar, “Devletin aklını yoğuran, geleceğini pişiren, kadrolarını yetiştiren o büyük ocak yandı. Bugün burada, o ocağın 80. yılını kutlamak için bir araya gelmiş olmaktan derin bir gurur ve heyecan duyuyorum” dedi.
Ünüvar, üniversitenin köklerinin çok daha eskiye dayandığının altını çizerek, “Ankara Üniversitesi, daha ilk gününden itibaren bu ülkenin hukukunu, tarımını, sağlığını, yönetimini, dilini, tarihini, kültürünü, ekonomisini ve eğitimini birlikte düşünen bir üniversite oldu. Cumhuriyetimizin ihtiyaç duyduğu insan kaynağını yetiştirdi; ama bundan daha fazlasını yaptı: Cumhuriyet’in ihtiyaç duyduğu fikri, bilgiyi ve kurumsal aklı da üretti” ifadelerini kullandı.
Üç Büyük Zaman Bir Arada
Rektör, 80. yıl vesilesiyle geriye dönüp bakıldığında, Ankara Üniversitesinin yalnızca kuruluş tarihiyle sınırlı bir kurum olmadığını vurguladı. “Ankara Üniversitesi, kökleri çok daha derinlere uzanan bir büyük mirasın taşıyıcısıdır. Bu nedenle biz Ankara Üniversitesini anlatırken, onu sadece 1946’da kurulmuş bir üniversite olarak anlatamayız. Bu büyük bir haksızlık olur” diyen Ünüvar, şunları ekledi: “Bugün Ankara Üniversitesinin 80. yılını kutlarken üç büyük zamanı bir arada selamlıyoruz. Köklerindeki ecdat emeğiyle geçmişi, kuruluşundaki Atatürk’ün akla ve hukuka inancıyla cumhuriyeti ve hâlâ bilim üreten, insan yetiştiren bir kurum olarak yoluna devam etmesiyle geleceği selamlıyoruz. Dolayısıyla Ankara Üniversitesi hem ata yadigarı hem ecdat yadigarı bir üniversite sıfatını kazanıyor.”
Ünüvar, üniversitenin bugün itibarıyla 31.104 ön lisans, 57.244 lisans, 6.332 yüksek lisans ve 4.782 doktora öğrencisi olmak üzere toplam 99 binin üzerinde genci aynı çatı altında geleceğe hazırlayan büyük bir bilim ailesi olduğunu da sözlerine ekledi.
Akademik Oturumda Derinlemesine Analiz
Sempozyum, açış konuşmasının ardından “Cumhuriyetin İlk Üniversitesi: Ata ve Ecdat Yadigârı” başlıklı birinci oturumla devam etti. Oturum başkanlığını Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Cengiz Köseoğlu ve Ankara Üniversitesi emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nahide Bozkurt üstlendi. Panelde, dünden bugüne bilimsel üretim, akademik gelenek ve bu birikimin toplumsal hayata yansımaları ele alındı.
Oturumda konuşmacılar şu başlıklarda değerlendirmeler yaptı:
- Prof. Dr. Osman Müftüoğlu “Sağlık Bilimleri” perspektifiyle,
- Önceki dönem Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ziya Selçuk, “Sosyal Bilimler ve Eğitim Geleneği” çerçevesinde,
- Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin de “Akademik Birikimin Sahaya Yansımaları” üzerine konuştu.
Bu zengin içerikli sempozyum, Ankara Üniversitesinin 80 yıllık birikimini ve Cumhuriyet’in bilim hayatına katkılarını bir kez daha gözler önüne serdi. Etkinlik, üniversitenin gelecek vizyonunu da ortaya koyarak, bilim üretmeye ve insan yetiştirmeye devam edeceğinin sinyalini verdi.
Kaynak: PİHA