İzmir’in binlerce yıllık bağcılık kültürü, İzmir Bağ Yolu adı verilen yeni bir projeyle uluslararası arenada yeniden canlandırılıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde hayata geçirilen bu girişim, Olivtech – 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı kapsamında Fuar İzmir’de düzenlenen lansmanla kamuoyuna duyuruldu. Proje kapsamında şu an için 17 işletme, 1 onursal üye ve 4 aday üye yer alıyor.
Uluslararası Bir Ağın Parçası
İzmir Bağ Yolu’nun temelleri, Avrupa Konseyi Kültür Rotaları arasında bulunan Iter Vitis ağına üyelikle atıldı. Bu sayede İzmir, dünya bağcılık mirasını temsil eden kentler arasında kendine sağlam bir yer edindi. Lansmana; İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı.
Proje, yalnızca şarap üretimini değil, aynı zamanda gastronomi, kültür ve turizm alanlarını birleştiren bütüncül bir yaklaşım sunuyor. Bağ evlerinden şaraphanelere, kültürel miras alanlarından konaklama tesislerine kadar geniş bir ekosistem oluşturulması hedefleniyor. Bu yapının, yerel kalkınmayı ve bölgesel refahı desteklemesi bekleniyor.
Tepkiler ve Değerlendirmeler
Lansmanda konuşan Anadolu Gastronomi Turizmi Derneği Başkan Yardımcısı Yalçın Güçer, İzmir’in gastronomi ve bağ turizmi potansiyeline vurgu yaptı. Güçer, “Üzümün ve şarabın gen kaynağı olan bu coğrafyanın yeniden güçlü bir kültür rotasıyla temsil edilmesi büyük anlam taşıyor. Yaklaşık 15 yıldır bu ölçekte bir yapılanma yoktu, ancak kararlı çalışmalarla Avrupa’nın en hızlı büyüyen ağlarından biri haline geldik” dedi. Güçer, rotanın kültürel mirası anlatmanın ötesinde, onu deneyime ve ekonomik değere dönüştürdüğünü belirtti.
Iter Vitis Başkanı Emanuela Panke ise video mesajında İzmir’deki “pozitif ve motive olmuş birlikteliğe” dikkat çekti. Panke, bu tür bir iş birliğinin birçok destinasyonda bulunmadığını ifade ederek İzmir Bağ Yolu’nun başarılı olacağına inandığını söyledi. İzmir’in doğal güzellikleri ve kaliteli turizm ürünleriyle daha iyi yerlere geleceğini belirtti.
“Bu hikayeyi anlatanlar biziz; aslında bu hikayenin kendisi de biziz. Bu nedenle bu değeri birlikte üretmek, birlikte anlatmak ve kalıcı bir ekonomik karşılığa dönüştürmek zorundayız.” – Yalçın Güçer
Geleceğe Yönelik Planlar
İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, projenin sadece turizmi değil, aynı zamanda yerel ekonomiyi de canlandırdığını vurguladı. Okyay, “Oluşturduğumuz rota; yerel üreticileri destekleyen, kırsal kalkınmayı teşvik eden, kültürel mirası koruyan ve ziyaretçilere özgün deneyimler sunan bir modeldir” dedi. Ayrıca, İzmir’in bağcılık mirasının uluslararası platformlarda daha fazla görünür olacağını ifade etti.
Lansmanda ayrıca Turizm Şube Müdürlüğü Birim Şefi Sinem Soygül tarafından İzmir Bağ Yolu’nun tanıtım sunumu yapıldı. Sunumda rotanın hedefleri, üyelik kriterleri ve gelecek dönem planları paylaşıldı. Program kapsamında, ilçe belediye başkanları ve başkan yardımcıları, kendi bölgelerindeki işletmelere üyelik sertifikalarını takdim etti.
Efes Tarlası Yaşam Köyü‘ne Iter Vitis Onursal Üyelik Sertifikası, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel‘e verildi. Urla Bağ Yolu Derneği ise Iter Vitis üyelik sertifikasını Dernek Başkanı Serpil Erdurak ve Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan birlikte teslim aldı.
İzmir Bağ Yolu ile üreticiler, yerel yönetimler ve turizm paydaşları ortak bir marka çatısı altında birleşiyor. Hazırlanacak tur paketleri, eğitim programları ve uluslararası iş birlikleri sayesinde İzmir’in bağcılık mirası dünya sahnesine taşınacak. Prof. Dr. Okyay’ın da belirttiği gibi, “Burası Homeros’un memleketi, öyküler elbette bizim olacak.”
Kaynak: Beyaz Haber Ajansı