Birleşmiş Milletler Uluslararası Uyuşturucu Kontrol Kurulu (INCB) Başkanı Prof. Dr. Sevil Atasoy, kurumun 2025 yılına ait raporlarını New York’taki BM Genel Merkezi’nde Ekonomik ve Sosyal Konsey’e (ECOSOC) sundu. Sunumda, kontrollü maddelere erişimdeki küresel eşitsizlikler ve sentetik uyuşturuculara karşı yürütülen mücadelede elde edilen somut başarılar öne çıktı.
Raporların İçeriği ve Vurgulanan Başarılar
Prof. Dr. Atasoy, INCB’nin Yıllık Raporu ile Öncül Maddeler Raporu’nu üye ülke temsilcilerine aktardı. Narkotik ilaçlar ve psikotrop maddeler için uygulanan küresel tahmin ve değerlendirme sistemi, uluslararası iş birliğinin en önemli başarılarından biri olarak nitelendirildi. Yasal olarak üretilen kontrollü maddelerin yasa dışı kanallara saptırılma oranının son derece düşük olduğu belirtilirken, bu durum sistemin etkinliğini gözler önüne serdi.
INCB Yıllık Raporu, uluslararası uyuşturucu kontrol sisteminin işleyişini kapsamlı bir şekilde ele alıyor. Raporda, üç temel uyuşturucu kontrol sözleşmesi çerçevesindeki gelişmeler değerlendirilirken, tematik bir bölüm de uluslararası iş birliğine ayrıldı. Atasoy, küresel tahmin sistemini, yasal üretimdeki saptırma oranının düşüklüğüyle örnekleyerek uluslararası iş birliğinin başarı öyküsü olarak tanımladı.
Morfin Erişiminde Çarpıcı Eşitsizlik
Raporun en dikkat çekici verilerinden biri, tıbbi amaçlı morfin tüketimindeki küresel uçurum oldu. Prof. Dr. Atasoy, dünya genelinde kullanılan morfinin yüzde 86’sının Avrupa ve Kuzey Amerika’da tüketildiğini, buna karşılık düşük ve orta gelirli ülkelerde yaşayan nüfusun (dünya nüfusunun yüzde 82’si) yalnızca yüzde 14’ünü kullandığını açıkladı. “Morfin, ağrı tedavisi ve palyatif bakım için en uygun fiyatlı opioidlerden biridir, ancak erişimdeki bu eşitsizlik kabul edilemez boyutlardadır” diyen Atasoy, benzer eşitsizliklerin psikotrop maddelerde de görüldüğünü vurguladı.
Dünya nüfusunun yüzde 82’si, 2024 yılında ağrı yönetimi için kullanılan morfinin yalnızca yüzde 14’ünü tüketmiştir.
Atasoy, insani acil durumlar da dahil olmak üzere erişilebilirliğin artırılması için uygun fiyatlılık ve entegre bir yaklaşım gerektiğini belirtti. INCB Öğrenim Programı’nın, hükümetlerin uyuşturucu kontrol sözleşmelerini uygulamasına yardımcı olarak tıbbi erişimi artırmayı hedeflediğini sözlerine ekledi.
Sentetik Uyuşturuculara Karşı Etkin Müdahale
Prof. Dr. Atasoy, INCB’nin sentetik uyuşturucularla mücadeledeki rolüne de dikkat çekti. GRIDS programı ve öncül madde kontrolü sayesinde, fentanil ve nitazen gibi yüksek etkili sentetik uyuşturucuların yasadışı üretimi ve kaçakçılığının önlenmesinde önemli adımlar atıldığını belirtti. 2025 itibarıyla, 3 milyondan fazla kaçakçılık sinyali içeren 125 binden fazla istihbarat bilgisi, INCB IONICS araçları aracılığıyla gerçek zamanlı olarak paylaşıldı.
Özellikle Mart 2025’te, PEN Online platformu sayesinde 1,6 milyar potansiyel ölümcül doz fentanil üretiminde kullanılabilecek üç ton 1-boc-4-piperidon adlı kimyasalın kaçağa kayması engellendi. 2025 Öncül Maddeler Raporu, dünyadaki öncül madde durumunu ve 1988 Sözleşmesi’nin ilgili maddelerinin uygulanmasına yönelik önlemleri ayrıntılı olarak sunuyor.
Tıbbi Kullanım ve Denetim Arasında Denge
Her iki raporun da uluslararası uyuşturucu kontrolünde dengeli bir yaklaşım için öneriler getirdiğini kaydeden Atasoy, sözleşmelerin önlemlerin seçiminde esneklik sağladığını ancak ulusal sistemlerin narkotik ve psikotrop maddelerin kullanımını yalnızca tıbbi ve bilimsel amaçlarla sınırlaması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, uygulama önlemlerinin orantılılık ilkesi, hukukun üstünlüğü ve insan haklarına saygılı olması gerektiğinin altını çizdi.
Konuşmasının sonunda Prof. Dr. Atasoy, INCB’nin halk sağlığını koruma faaliyetlerinin sürdürülebilir mali kaynaklar da dahil olmak üzere üye devletlerin aktif katılımına ve desteğine bağlı olduğunu ifade etti. Önümüzdeki dönemde, tıbbi erişimdeki eşitsizliklerin giderilmesi ve sentetik uyuşturucu tehdidine karşı uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi bekleniyor.
Kaynak: Beyaz Haber Ajansı