Üsküdar Üniversitesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen 3. Al-İ Beyt Sempozyumu, “Nebevî Mirasın Işığında İslam Medeniyeti” temasıyla başladı. Etkinlik, Hz. Muhammed’in (sav) doğumunun 1500. yılı anısına gerçekleştiriliyor ve açılış konuşmalarında dikkat çeken mesajlar verildi.
Yapay Zekâdan İlham Alan Bir Konuşma
Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sempozyumun açılışında yaptığı konuşmada, Hz. Muhammed’in (sav) bugün yaşasaydı toplumu nasıl ıslah edeceğini yapay zekâya sorduğunu anlattı. Yapay zekânın verdiği yanıtları paylaşan Tarhan, teknolojinin doğru amaçlarla kullanılabileceğini vurguladı. Yapay zekânın önerileri arasında “kalpleri, aileleri ve kurumları düzeltin”, “ahlakı kanun korkusuyla değil, Allah bilinci ve vicdanla ayakta tutun” gibi ifadeler yer aldı.
Tarhan, yapay zekânın ayrıca “çocukları doğruluk, sabır, paylaşma, empati ve sorumluluk değerleriyle yetiştirin”, “dijital dünyada da ahlakı koruyun” ve “teknolojiyi insanlığa hizmet için kullanın” gibi tavsiyelerde bulunduğunu aktardı. Bu değerlendirmelerin günümüz şartlarını anlamak açısından önemli olduğunu belirten Tarhan, içinde bulunduğumuz dönemi Medine dönemi değil, Mekke dönemi olarak değerlendirmemiz gerektiğini ifade etti.
Mekke Döneminin Günümüze Mesajları
Hz. Muhammed’in (sav) Mekke dönemindeki tebliğ yöntemine dikkat çeken Tarhan, bu dönemin 13 yıl sürdüğünü ve her türlü ambargo ve baskıya rağmen fiziki mücadeleyi öncelemediğini hatırlattı. “Hazreti Ömer’in karşılık verilmesi yönündeki tekliflerine rağmen kalplere hitap etmeyi seçti” diyen Tarhan, Peygamber’in siyasi güç peşinde olmadığını vurguladı. “Eğer siyasi güç peşinde olsaydı Mekke’nin emiri olur, insanları zorla Müslüman yapmaya çalışabilirdi. Fakat onun hedefi iktidar değil, gönülleri inşa etmekti” sözleriyle önemli bir tespitte bulundu.
Tarhan, bugün de önceliğin insanlara İslamiyet’i zorla kabul ettirmek değil, sevdirmek, ikna etmek ve gönüllerde yer edinmesini sağlamak olduğunu belirtti. Bu yaklaşımın, modern dünyada İslam’ın doğru anlaşılması için kritik olduğunu ifade etti.
İslam Medeniyetinin İnşası Bireyle Başlar
İstanbul İl Müftü Yardımcısı Zekeriya Bülbül ise konuşmasında İslam medeniyetinin inşasının bireyin kendisinden başladığını dile getirdi. “İslam medeniyetinin birinci ayağı, o medeniyetin inşasına aday olmuş kulların salihliğinden geçmektedir” diyen Bülbül, kişinin Allah ile bağını güçlü tutması ve Peygamber sevgisini diri tutması gerektiğini vurguladı. Sempozyum programının aile, bağlılık ve insanın inşasına odaklanmasını önemli bulduğunu belirten Bülbül, modern çağın dijital dönüşümüne de dikkat çekti.
Bülbül, “Elimizden telefonun düşmediği, yapay zekânın hayatın merkezine yerleştiği bir çağda yaşıyoruz. Hatta birbirimizi tanımada bile kendi aklımıza, kendi medeniyetimizin birikimine güvenmek yerine başkalarının geliştirdiği yapay zekâya güvenmeye başladığımızı gördüğümde kendimden korktuğumu ifade etmek isterim” sözleriyle teknolojinin getirdiği risklere işaret etti. Konuşmasının ardından Prof. Dr. Nevzat Tarhan tarafından kendisine plaket ve kitap seti takdim edildi.
Sempozyumun Anlamı ve Beklentiler
Amman Mearic İslami Araştırmalar Enstitüsü Müdürü Şeyh Avn el-Kaddûmî, sempozyumun hicri yeni yılın ilk günlerinde ve Muharrem ayı vesilesiyle düzenlenmesinin anlamlı bir tevafuk olduğunu belirtti. Sempozyumun İslam dünyası ve insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni eden el-Kaddûmî, modern insanın yaşadığı manevi ve toplumsal krizlere dikkat çekti. Sempozyum, üç gün boyunca devam edecek ve çeşitli oturumlarla İslam medeniyetinin günümüzdeki yansımaları ele alınacak.
Kaynak: Beyaz Haber Ajansı