İstanbul Okan Üniversitesi tarafından 4 Mayıs 2026’da düzenlenen “Futbol Zirvesi”, Türk futbolunun ekonomik, yönetsel ve toplumsal sorunlarını altı farklı oturumda ele aldı. 17 konuşmacı ve 6 moderatörün katıldığı etkinlikte, kulüplerin kurumsallaşması, futbol ekonomisinin kırılgan yapısı, şiddet sorunu, teknik direktörlük kariyeri, medya ve hakemlik gibi kritik başlıklar tartışıldı.
Kulüplerde Kurumsallaşma ve Profesyonelleşme Vurgusu
“Kulüpler” oturumunda söz alan Erzurumspor Başkanı Ahmet Dal, mali disiplinin önemine işaret ederek, transfer politikalarında kısa vadeli çözümler yerine takım dengesini gözeten bir strateji izlediklerini belirtti. Döviz kurlarındaki dalgalanmaların yabancı oyuncu maliyetlerini artırdığını ifade eden Dal, bu süreçte yerli oyuncuların mağduriyetini gidermek için maaş düzenlemeleri yaptıklarını ve bu sayede takım bağlılığını güçlendirdiklerini söyledi. Ayrıca, “Türkiye’deki futbol kulüplerinin tek ekonomik geliri yayın geliri. Büyük takımların store, loca ve bilet gelirleri var ama sürdürülebilir değil. Sponsorluklar çeşitlendirilmeli” diyerek gelir kaynaklarının çeşitlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Kasımpaşa CEO’su Ceyhun Kazancı, kurumsallaşmanın yanlış anlaşıldığını ve doğru tanımlanması gerektiğini dile getirdi. İlk adımın organizasyon şemasını doğru çizmek olduğunu belirten Kazancı, bu sürecin profesyonellikle desteklenmesi gerektiğini ekledi. Göztepe CEO’su Kerem Ertan ise profesyonelleşmeye inanmanın şart olduğunu ifade ederek, teknik ve idari görevlerin net bir şekilde ayrışması gerektiğinin altını çizdi.
Futbol Ekonomisinde Çarpıcı Veriler: 90 Milyar TL Borç ve Dengesiz Rekabet
“Futbol Ekonomisi ve Pazarlaması” oturumunda futbol ekonomisti Tuğrul Akşar, Türk futbolunun ekonomik yapısına ilişkin çarpıcı veriler paylaştı. Dünya spor ekonomisinin 3,2 trilyon dolar, Avrupa futbol ekonomisinin 39,3 milyar euro olduğunu belirten Akşar, Türkiye’nin ise yaklaşık 1 milyar euro seviyesinde kaldığını ifade etti. Süper Lig kulüplerinin toplam borcunun 90 milyar TL’ye ulaştığını vurgulayan Akşar, “Gelirimizin yaklaşık iki katı borç söz konusu. Bu yapısal sorun çözülmedikçe borçlanma artarak devam eder” dedi.
Son 10 yılda dört büyük kulübün sermaye artırımı yoluyla 1,7 milyar dolar kaynak sağladığını ancak borçların azalmadığını belirten Akşar, “Galatasaray 400 milyon Euro gelir yaratmış. Bugünkü kurlarla 20 milyara karşılık geliyor. Zaten Türk futbolunun geliri 40 milyar TL. Gelirin %50’sini tek bir kulüp üretiyorsa rekabetten bahsedilebilir mi? Rekabet haksız ve dengesiz bir rekabete dönüşmüştür” diye konuştu.
Türkiye Futbol Federasyonu Pazarlama Direktörü Dr. Sema Tuğçe Dikici, rekabet kalitesi ile ötekileştirme arasındaki farkın doğru anlaşılması gerektiğini belirtti. Avrupa kulüplerinin gelir çeşitliliği sayesinde güçlü bir ekonomik yapı kurduğunu ifade eden Dikici, Türk futbolunun bu alanda rekabet etmekte zorlandığını dile getirdi. Ayrıca, sportif başarının yanı sıra marka değerinin de belirleyici olduğunu vurgulayarak, “Manchester United uzun yıllardır Premier Lig şampiyonu olamasa da dünyanın en çok forma satan üç kulübünden biri. Tottenham Hotspur hiç Premier Lig şampiyonu olmadı ama dünyanın en değerli marka listesinde ilk 10’da” örneğini verdi.
Şiddet, Teknik Direktörlük ve Gelecek Perspektifi
“Futbolda Şiddet” oturumunda Indiana Üniversitesi profesörleri Stephen A. Wolter ve Lynn Jameson, şiddetin önlenmesinde ilk adımın ev olduğunu, çünkü oyuncuların davranışlarının aile ortamından etkilendiğini belirtti. Ebeveynler ve yetişkin rol modellerin spor sistemindeki en büyük sorunlardan birini oluşturduğunu ifade eden Wolter ve Jameson, taraftarların da eğitimden geçmesi ve stadyuma girişin uygun davranışı garanti altına alan bir süreç haline getirilmesi gerektiğini söyledi.
Teknik Direktörler oturumunda konuşan Emre Belözoğlu, futbolculuktan teknik adamlığa geçişte zorlandığı süreçler olduğunu itiraf etti. “Kaybetmeye çok tahammül eden biri değildim ama hayat ve çevredeki kültür bana bunu törpülemem gerektiğini öğretti” diyen Belözoğlu, yine de teknik direktörlüğü futbolculuğa tercih ettiğini belirtti. Abdullah Avcı ise başarının yolunun ciddi bir organizasyondan geçtiğini vurgulayarak, kulüp içinde saha dışı yapılanmanın da en az saha içi kadar önemli olduğunu ifade etti.
Zirve, Türk futbolunun yapısal sorunlarının çözümü için kurumsallaşma, gelir çeşitliliği ve profesyonelleşmenin kritik önemde olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Ekonomik krizin derinleşmesi ve rekabetin dengesizleşmesi, sektörün sürdürülebilirliği açısından acil önlemler alınması gerektiğini ortaya koyuyor.
Kaynak: Beyaz Haber Ajansı