Günümüzde ekran bağımlılığının artması ve alerjik hastalıkların yaygınlaşmasıyla birlikte, daha önce ‘nadir hastalık’ olarak bilinen keratokonus, sık teşhis edilen ilerleyici bir göz rahatsızlığı haline geldi. Acıbadem Altunizade Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Semra Akkaya Turhan, bu hastalığa zemin hazırlayan altı kritik hataya dikkat çekiyor. Korneanın incelerek konik bir şekil almasına yol açan keratokonus, erken teşhis edilmezse görme kaybına kadar gidebiliyor.
Göz Ovusturmanın Tehlikesi
En yaygın hatalardan biri, gözleri sık ve sert ovuşturmak. Uzmanlar, bu alışkanlığın korneayı incelttiğini ve zayıflattığını belirtiyor. Araştırmalar, göz ovuşturmanın sağlıklı bireylerde bile keratokonus gelişimini kolaylaştırabileceğini gösteriyor. Kaşıntı durumunda soğuk kompres önerilirken, mutlaka bir hekime başvurulması gerekiyor.
Alerji ve Uyku Alışkanlıkları
Polen alerjisi, egzama veya astım gibi atopik hastalıkların tedavisiz bırakılması, göz kaşıntısına yol açarak ovuşturma döngüsünü tetikliyor. Prof. Dr. Turhan, keratokonus hastalarının büyük bir kısmında atopi öyküsü bulunduğunu vurguluyor. Ayrıca, yüzüstü uyumak veya uyurken göze baskı yapmak da korneaya sürekli zarar vererek hastalığı ilerletebiliyor.
Güneşten Korunma ve Düzenli Kontrol
Güneşin UV ışınları korneayı zayıflatabileceğinden, yıl boyunca UV400 ve CE sertifikalı güneş gözlüğü kullanımı önem taşıyor. Özellikle 10-25 yaş aralığında gözlük numarası hızla değişen ve astigmatı artan gençlerde yılda bir kez kornea topografisi içeren tam muayene şart. Prof. Dr. Turhan, “Erken tanı sayesinde hastalığın ilerlemesi durdurulabilir” diyor.
Aile Öyküsü ve Tedavi Yöntemleri
Birinci derece akrabalarında keratokonus olan bireylerde risk katlanarak artıyor. Bu nedenle ailede bu hastalık varsa, şikayet olmasa bile düzenli göz kontrolleri ihmal edilmemeli. Günümüzde kornea çapraz bağlama (CXL) yöntemi, ilerlemeyi durdurmada altın standart kabul ediliyor. Ayrıca kornea içi halkalar, özel lazer tedavileri ve gelişmiş kontakt lensler sayesinde hastaların çoğu kornea nakline ihtiyaç duymadan iyi bir görme seviyesine ulaşabiliyor.
“Gözlük numaram çok sık değişiyor”, “Geceleri farların etrafında haleler görüyorum” gibi şikayetler keratokonusun habercisi olabilir. Erken teşhis hayati önem taşıyor.
Sonuç olarak, keratokonus artık erken dönemde tespit edilebiliyor ve etkili tedavi yöntemleriyle kontrol altına alınabiliyor. Uzmanlar, göz ovuşturma alışkanlığından kaçınmayı, alerjileri tedavi ettirmeyi ve düzenli göz muayenesi yaptırmayı öneriyor.
Kaynak: Beyaz Haber Ajansı