Güneş Koruyucu Sınırsız Güneşlenme Sağlamaz! Uzman Uyardı

Güneş Koruyucu Sınırsız Güneşlenme Sağlamaz! Uzman Uyardı

Yaz aylarında güneş ışınlarına maruz kalma süresinin artmasıyla birlikte ciltte güneş yanıkları, lekelenmeler, erken yaşlanma belirtileri ve bazı alerjik reaksiyonlar daha sık görülüyor. Özellikle ultraviyole (UV) ışınları cilt hücrelerinin DNA yapısında hasara yol açarak, uzun vadede cilt kanseri riskini artırabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne bağlı Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı’nın (IARC) 2022 yılı verilerine göre, dünya genelinde 1,5 milyondan fazla yeni cilt kanseri teşhisi konuldu. Üstelik, eskiden daha ileri yaşlarda görülen cilt kanserleri artık 30’lu ve 20’li yaşlardaki bireylerde de daha sık karşımıza çıkıyor. Bu artışta kontrolsüz güneşlenme alışkanlıkları ve çocukluk dönemindeki yoğun UV ışınlarına maruz kalma önemli rol oynuyor.

Güneş Koruyucuda En Sık Yapılan Üç Hata

Acıbadem Altunizade Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Ceyda Çaytemel, güneşin zararlı etkilerinden korunmada güneş koruyucu ürünlerin kilit rol oynadığını belirtiyor. Ancak etkin koruma için doğru ürün seçimi ve doğru kullanım büyük önem taşıyor. Dr. Çaytemel, en sık yapılan üç hatayı şöyle sıralıyor: yetersiz miktarda sürmek, gün içinde yenilememek ve koruyucuya güvenerek uzun süre güneş altında kalmak.

Dr. Çaytemel, ‘İstediğim kadar güneşlenebilirim’ hatasına düşülmemesi gerektiğinin altını çiziyor. Güneş koruyucu kullanmanın sınırsız süre güneş altında kalma anlamına gelmediğini vurgulayan uzman, “Özellikle güneş ışınlarının en yoğun olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında doğrudan güneş maruziyetinden kaçınılmalı. Ayrıca geniş kenarlı şapka ve UV koruyucu güneş gözlüğü kullanılmalı, sık dokunmuş açık renkli giysiler tercih edilmeli ve mümkün olduğunca gölge alanlarda kalınmalıdır” diyor.

SPF 50 Altı Ürünler Yetersiz Kalabilir

SPF (Sun Protection Factor), güneş koruyucunun cildi güneş yanığından sorumlu UVB ışınlarına karşı ne ölçüde koruduğunu gösteren bir değer. SPF değeri yükseldikçe cilde ulaşan UVB ışınlarının yoğunluğu azalıyor. Örneğin SPF 30, UVB ışınlarının yaklaşık yüzde 97’sini; SPF 50 ise yaklaşık yüzde 98’ini filtreliyor. Dr. Çaytemel, “Bu nedenle günlük kullanımda en az SPF 30, yaz aylarında ve yoğun güneş maruziyetinde ise SPF 50 ve üzeri koruma sağlayan ürünler tercih edilmelidir” diyor.

Sadece yüksek SPF değeri tek başına yeterli değil. Ürünün hem UVB hem de cildin daha derin katmanlarına ulaşabilen UVA ışınlarına karşı geniş spektrumlu koruma sağlaması gerekiyor. Çünkü cilt yaşlanması ve bazı cilt kanserleri özellikle UVA ışınlarıyla ilişkili. Bu nedenle ambalaj üzerinde “Broad Spectrum”, “UVA/UVB Koruması” veya UVA logosu bulunan ürünleri tercih etmek cilt sağlığı için çok önemli.

Filtre Seçimine ve Cilt Tipine Dikkat

Güneş koruyucularda kullanılan filtreler kimyasal (organik) ve fiziksel/mineral (inorganik) olmak üzere iki gruba ayrılıyor. Kimyasal filtreler UV ışınlarını emerek zararsız ısı enerjisine dönüştürürken, fiziksel filtreler UV ışınlarını yansıtarak ve dağıtarak koruma sağlıyor. Dr. Çaytemel, “Kimyasal filtreli ürünler genellikle daha hafif yapılıdır, ciltte beyaz kalıntı bırakmaz ve kozmetik açıdan daha konforludur. Bu nedenle yağlı ve akneye eğilimli ciltlerde sıklıkla tercih edilir. Ancak çok hassas ciltlerde tahriş riski olabilir. Fiziksel filtreli ürünlerde ise en sık çinko oksit ve titanyum dioksit kullanılır. Bu ürünler geniş spektrumlu koruma sağlar ve hassas ciltlerde genellikle daha iyi tolere edilir. Özellikle bebeklerde, çocuklarda, hamilelerde, rosacea veya atopik dermatit gibi cilt hassasiyeti bulunan kişilerde öncelikli seçenektir” diyor.

Her güneş koruyucu her cilt tipi için uygun olmayabiliyor. Yağlı ve akneye eğilimli ciltlerde hafif yapılı, su bazlı ve komedojenik olmayan ürünler tercih edilmeli. Kuru ciltlerde nemlendirici içeriği zengin formüller daha iyi sonuç verirken, hassas ciltlerde parfüm ve alkol içeriği düşük ürünler tahriş riskini azaltıyor.

Yüz ve Vücut İçin Ayrı Ürün Kullanın

Yüz ve vücut cildi farklı özelliklere sahip. Yüz bölgesi daha ince, daha hassas ve yağ bezlerinden daha zengin bir yapıya sahip olduğu için kullanılan ürünlerin de buna uygun formüle edilmesi gerekiyor. Özellikle akneye eğilimli kişilerde yüz için geliştirilmiş, komedojenik olmayan ve hafif yapılı ürünler tercih edilmeli. Vücut için üretilen güneş koruyucular ise genellikle daha yoğun kıvamlı ve geniş alanlara uygulanacak şekilde formüle ediliyor. Bu ürünlerin yüz bölgesinde kullanılması bazı kişilerde parlama, gözenek tıkanıklığı veya sivilce oluşumuna yol açabiliyor. Dr. Çaytemel, “Benzer şekilde yüz için tasarlanan küçük hacimli ürünleri tüm vücuda uygulamak pratik ve ekonomik olmayabilir. Ayrıca yüz ürünlerinde antioksidanlar, leke karşıtı aktifler veya nemlendirici içerikler gibi ek cilt bakım bileşenleri de bulunabilir” diyor.

Güneş koruyucunun etkili olması için doğru zamanda uygulanması gerekiyor. Uzmanlar, güneşe çıkmadan 20-30 dakika önce koruyucunun sürülmesini öneriyor. Ayrıca, her 2 saatte bir ve yüzme veya aşırı terleme sonrasında tekrar uygulama yapılması gerekiyor. Bu basit kurallara dikkat edilmediğinde güneş koruyucunun sağladığı koruma önemli ölçüde azalıyor.

Sonuç olarak, güneş koruyucu kullanımı cilt sağlığı için vazgeçilmez olsa da, tek başına yeterli değil. Fiziksel korunma önlemleriyle desteklenmeli ve doğru ürün seçimi ile düzenli kullanım alışkanlığı kazanılmalı. Uzmanlar, güneşin zararlı etkilerinden korunmak için bu 10 kurala dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor.

İlgili Haberler

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: Türkiye’de Kumar Bağımlılığı İlk Sırada!

haberci

Uzman Psikolog Demirel: Şiddetle Mücadelede En Güçlü Kalkan Aile İçinde Kuruluyor

haberci

Prof. Dr. Şendur: Hareketsiz Yaşam Sağlıksızdır, Egzersiz İçin Spor Salonu Beklemeyin

haberci
Yükleniyor....

Bu web sitesi deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanır. Bunu kabul ettiğinizi varsayacağız, ancak isterseniz devre dışı bırakabilirsiniz. Kabul Et Devamını Oku

Gizlilik ve Çerez Politikası