Kalp krizi denildiğinde akla genellikle ileri yaşlar gelse de, son veriler bu tablonun değiştiğini gösteriyor. Prof. Dr. Nevrez Koylan‘a göre, tüm kalp krizi vakalarının yaklaşık %20’si 40 yaş altı bireylerde meydana geliyor. Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi’nden kardiyoloji ve iç hastalıkları uzmanı olan Koylan, gençlerdeki risk faktörlerinin bazı yönlerden ileri yaş grubundan ayrıştığını vurguluyor. Peki, bu faktörler neler ve gençler kalp sağlığını nasıl koruyabilir?
Genç Kalpleri Tehdit Eden 8 Ana Etken
Prof. Dr. Nevrez Koylan, genç yaşta kalp krizi riskini artıran başlıca faktörleri sıralıyor: diyabet, hipertansiyon, obezite, tütün ürünleri ve yasaklı madde kullanımı, genetik yatkınlık, steroid kullanımı, enerji içeceği ve yüksek doz kafein tüketimi. Bu faktörlerin her biri, gençlerin damar sağlığını doğrudan etkileyerek erken yaşta kalp krizine zemin hazırlıyor. Özellikle anabolik steroidler, kas kütlesini artırmak amacıyla kullanılsa da tansiyon yüksekliği, kolesterol dengesizliği ve damar sertliğine yol açarak ciddi risk oluşturuyor.
Enerji içecekleri ve aşırı kafein tüketimi de kalp hızında ve kan basıncında ani yükselmelere neden olabiliyor. Bu ürünler, özellikle yoğun egzersiz sırasında veya alkolle birlikte alındığında ritim bozukluklarına ve damar sorunlarına yol açabiliyor. Yasaklı maddeler ise kalp ritmini bozarak ve tansiyonu aniden yükselterek gençlerde kalp-damar hastalıklarının erken ortaya çıkmasına neden oluyor. 2021’de yapılan bir araştırma, erken yaşta aterosklerotik kalp-damar hastalığı olan bireylerde madde kullanımının daha yaygın olduğunu ortaya koydu.
Sigara, nargile ve elektronik sigara kullanımı da gençler için büyük bir tehdit. Sigara içenlerde kalp hastalığı ve felç nedeniyle erken ölüm riski, içmeyenlere göre yaklaşık 3 kat artıyor. Özellikle 15 yaşından önce sigaraya başlayanlar daha yüksek risk altında. Ancak sevindirici bir haber var: Sigara 40 yaşına kadar bırakılırsa, erken ölüm riskindeki artış yaklaşık %90 oranında azaltılabiliyor.
Genetik ve Metabolik Faktörlerin Rolü
Bazı gençler, kalp hastalıklarına yatkınlık oluşturan genetik özellikleri ailelerinden miras alıyor. Ailevi hiperkolesterolemi gibi kalıtsal hastalıklar, kolesterol düzeylerini erken yaşlarda yükselterek damar sertliğini hızlandırıyor ve koroner kalp hastalığı riskini artırıyor. Diyabet de gençlerde kalp krizi riskini yükselten önemli bir faktör. Diyabetli bireylerde hipertansiyon ve yüksek kolesterol gibi ek risk faktörleri daha sık görülüyor. Tahminlere göre, genç nüfustaki diyabetli birey sayısı her 10 yılda %20’den fazla artıyor.
Hipertansiyon, gençler arasında giderek yaygınlaşıyor. Fazla tuz tüketimi, obezite ve hareketsiz yaşam tarzı yüksek tansiyona zemin hazırlıyor. Kontrol edilmeyen hipertansiyon, damar yapısına zarar vererek kalp hastalığı ve felç riskini artırıyor. Araştırmalar, her 7 gençten birinde hipertansiyon olduğunu gösteriyor. Aşırı kilo ve obezite de kalp-damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler yaratıyor; yüksek tansiyon, diyabet ve kolesterol yüksekliği gibi risk faktörlerinin ortaya çıkmasını kolaylaştırıyor.
Kalp Sağlığını Korumak İçin Ne Yapılmalı?
Prof. Dr. Nevrez Koylan, gençlerde kalp krizi riskini azaltmanın temelinde, risk faktörlerinin erken dönemde belirlenmesi ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesi olduğunu vurguluyor. Düzenli sağlık kontrolleri yaptırmak ve ailedeki kalp-damar hastalığı öyküsünü bilmek çok önemli. Kalp sağlığını korumak için fiziksel olarak aktif bir yaşam sürmek, elektronik sigara dahil tüm tütün ürünlerinden ve zararlı maddelerden uzak durmak, dengeli beslenmek, sağlıklı vücut ağırlığını korumak, kaliteli uyku düzenine sahip olmak ve stresi etkili bir şekilde yönetmek gerekiyor.
Uzmanlar, gençlerin bu faktörlere karşı bilinçlenmesinin ve erken önlem almasının, ilerleyen yaşlarda kalp krizi geçirme riskini önemli ölçüde azaltacağını belirtiyor. Sağlıklı alışkanlıkların genç yaşta kazanılması, ömür boyu kalp sağlığını korumanın anahtarı olarak görülüyor.
Kaynak: Beyaz Haber Ajansı