Anadolu Efes, sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk değil, aynı zamanda iş modellerini ve değer yaratma süreçlerini dönüştüren temel bir yaklaşım olarak benimsiyor. Şirketin bu yıl ‘Derinleşen Etki’ temasıyla yayımladığı ikinci Entegre Faaliyet Raporu, yaratılan değerin sadece finansal göstergelerle değil, paydaşlar ve toplum üzerindeki kalıcı etkisiyle ölçülmesi gerektiğini vurguluyor. Bu anlayışın en somut örneklerinden biri de Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye ortaklığında yürütülen ‘İkinci Hasat’ projesi.
Arpa Sapları Kadın Emeğiyle Sanata Dönüşüyor
Proje kapsamında, arpa hasadının ardından tarlada kalan saplar, yaratıcı endüstriler için yeniden değerlendiriliyor. Adıyaman merkezli Eliyaman Kadın Girişimi Kooperatifi, Fortuna Kadın Girişimci Kooperatifi ve MILKist Sosyal Tasarım Merkezi ile iş birliği yapılan girişimde, gönüllü tasarımcı ve sanatçılar da yer alıyor. Tarımsal atık olarak görülen arpa sapları, kadın emeği ve tasarımın birleşimiyle yeniden üretim döngüsüne kazandırılıyor. Proje boyunca farklı sanatçıların eserleriyle ilerleyen süreçte ortaya çıkan sanat eserlerinin online açık artırmayla satışa sunulması ve elde edilen gelirin kooperatiflere aktarılması hedefleniyor.
Selda Susal Saatçi: ‘Döngüsel Ekonomi Artık Bir Zorunluluk’
Anadolu Efes Grup Kurumsal İletişim ve İlişkiler Direktörü Selda Susal Saatçi, sürdürülebilirliğin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal bir dönüşüm alanı olduğunu belirtiyor. Saatçi, küresel ekonominin büyük ölçüde ‘al, üret, tüket ve at’ modeliyle ilerlediğine dikkat çekerek, Circle Economy’nin Circularity Gap Report 2026 verilerine göre dünyada her yıl yaklaşık 25,4 trilyon Euro değer kaybı yaşandığını aktarıyor. Bu durumun, şirketlerin ürünlerini yeniden tasarlayan, atığı üretim süreçlerine dahil eden ve değer kaybını azaltan sistemler kurmasını zorunlu kıldığını ifade ediyor.
Anadolu Efes olarak atık yönetimi ve döngüsel ekonomiyi öncelikli alanlar arasında gördüklerini belirten Saatçi, bu yaklaşımı hem kendi operasyonlarında hem de tedarik zincirinde yaygınlaştırmak için çalıştıklarını söylüyor.
‘Yarattığımız etkinin yalnızca büyümesini değil, kalıcı olmasını da önemsiyoruz. Derinleşen Etki yaklaşımımızın temelinde de bu anlayış yer alıyor.’
Şirketin hikâyesinin toprakta başladığını vurgulayan Saatçi, dört ana ham maddenin ikisinin doğrudan topraktan alındığını, bu nedenle tarımı ekolojik, ekonomik ve sosyal boyutlarıyla bütünsel bir yaklaşımla ele aldıklarını dile getiriyor.
UNDP Türkiye’den Ceyda Alpay: ‘Bu Model İlham Verici’
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye Ekonomik Büyüme ve Rekabetçilik Portföy Yöneticisi Ceyda Alpay, Anadolu Efes ile sürdürülebilirlik alanında yaklaşık 17 yıldır süren güçlü bir iş birliğine sahip olduklarını belirtiyor. İkinci Hasat projesinin, tarımsal yan ürünlerin yeniden değerlendirilmesini kadınların güçlenmesi ve yerel kalkınmayla bir araya getiren değerli bir model sunduğunu ifade ediyor. Alpay,
‘Kadınların üretim süreçlerinde merkezde yer aldığı bu yaklaşımın farklı bölgelerde ve farklı tarımsal ürünlerle yaygınlaşabileceğine inanıyoruz. Önemli olan yaklaşımın kendisi: yerelde var olan bir kaynağı yeniden görmek, kadınların emeğini ve bilgisini merkeze almak, tasarım ve pazar bağlantılarıyla katma değeri artırmak.’
Alpay, projenin döngüsel ekonomi ile sosyal faydayı bir araya getiren yapısının farklı bölgeler için ilham verici bir örnek oluşturacağını sözlerine ekliyor.
MILKist: ‘Kadınlar Bilgiyi Taşıyan Paydaşlar Haline Geliyor’
MILKist Sosyal Tasarım Merkezi Kurucu Direktörü Birnur Temel Birtane, İkinci Hasat’ın yalnızca tarımsal atığın ikincil ham maddeye dönüşümüne odaklanmadığını, aynı zamanda toprağın bilgisini, yerel üretim kültürünü ve tarımın farklı sektörler için başlangıç noktası olduğunu görünür kıldığını belirtiyor. Birtane,
‘Bu projede kadınlar yalnızca üretici değil, aynı zamanda bilgiyi taşıyan ve geleceğe aktaran paydaşlar haline geliyor. Tarım ile tasarım arasında yeni bağlar kurarken, farklı disiplinlerden sanatçılar ve tasarımcılarla birlikte daha sürdürülebilir üretim modelleri geliştirmeyi amaçlıyoruz.’
MILKist, Adıyamanlı kadınlarla birlikte arpa sapını sanat ve tasarım için kullanılabilecek yüzeylere dönüştürüyor; dekorasyon malzemelerinden aksesuarlara uzanan eserler ortaya çıkıyor.
Proje Genişliyor: Yeni İller ve Tasarımlar Yolda
Proje kapsamında baskı, nakış, heykel, çizim, kolaj ve dijital sanat gibi farklı disiplinlerde 16 sanat eseri üretildi. Sanatçılar arasında Cansu Sönmez, Deniz Eroğlu, Elif Acar, Ezra Tuba, Gülçin Uzun, Nergiz Yeşil, Pınar Yeğin, Reyhan Polat, Rozelin Akgün ve Şeyma Canik yer alıyor. Türkiye’nin önde gelen tasarımcılarından Arzu Kaprol, Başak Cankeş ve Simay Bülbül ise tekstil tasarımı odaklı rehberlikleriyle arpa sapı Ar-Ge sürecine yön veriyor. Önümüzdeki dönemde kadın kooperatifleriyle saha çalışmalarının genişletilmesi, yeni tasarım ürünlerinin geliştirilmesi ve Adıyaman’da kalıcı bir üretim/atölye modeli oluşturulması hedefleniyor.
Kaynak: Beyaz Haber Ajansı