İklim krizinin tarımsal üretimi tehdit ettiği ve birçok üründe rekolte kayıplarının yaşandığı zorlu bir dönemde, Türkiye tarım sektörü ihracatını artırmayı başardı. Son bir yıllık dönemde yüzde 1,3 oranında büyüyen tarım ürünleri ihracatı, 36 milyar 173 milyon dolardan 36 milyar 654 milyon dolara yükseldi. Bu başarıda, üretici ve ihracatçı arasındaki güçlü iş birliğinin kritik bir rol oynadığı belirtiliyor.
Ege Bölgesi’nin Liderliği ve Sektörel Performans
Türkiye’nin tarım ihracatında lider konumda bulunan Ege Bölgesi, bu dönemde yüzde 1‘lik artışla 7 milyar 431 milyon dolardan 7 milyar 532 milyon dolara ulaştı. 2025 yılında tarım sektörü yüzde 8,8 oranında küçülmesine rağmen, ihracat kalemindeki bu artış dikkat çekiyor. Anadolu topraklarında, denizlerde ve meralarda üretilen tarımsal ve hayvansal ürünler, dünyanın dört bir yanına ihraç ediliyor. Türk çiftçisi, 24 milyon hektar alanda 137 milyon ton bitkisel üretim gerçekleştiriyor.
Türkiye, birçok tarım ürününde dünya lideri ya da ilk sıralarda yer alıyor. Fındık, kiraz, incir, kayısı, defne, kekik, sofralık zeytin, levrek, çipura, oryantal tütün ve haşhaş tohumu üretiminde dünya birincisi olan Türkiye; ayva, bal, kavun ve karpuzda ikinci; mercimek, antepfıstığı, kestane, vişne, şeftali ve hıyarda üçüncü; ceviz, elma, domates, patlıcan, ıspanak ve biberde ise dördüncü sırada bulunuyor. Ayrıca çiğ süt üretiminde dünyada 9., Avrupa’da 3. sırada; sığır eti üretiminde dünyada 7., Avrupa’da 1. sırada; tavuk eti üretiminde dünyada 9., Avrupa’da 2. sırada; yumurta üretiminde dünyada 10., Avrupa’da 2. sırada ve bal üretiminde dünyada 2., Avrupa’da 1. sırada yer alıyor.
İhracatçı Birlikleri ve Stratejik Vizyon
Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Türkiye’nin toplam tarım ihracatından yüzde 22 pay aldıklarını belirtti. Öztürk, 2025 yılında 38 ilde etkili olan soğuk hava, dolu ve don gibi doğal afetlerin tarımsal üretime ciddi zarar vermesine rağmen, ihracatçıların başarılı pazarlama stratejileri sayesinde ihracatın artıda kaldığını vurguladı.
“Çiftçilerin doğal afetlerde zararlarının minimuma inmesi için tarım sigortası bu süreçte hayati önem kazanmış durumda. Zararları minimuma indirmek için tarımsal üretimi örtü altına almayı gündemimize almalıyız.”
Öztürk, Ege Bölgesi’nde kurulma aşamasında olan 4 tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgesinin (OSB) itici gücüyle, mevcut 7,5 milyar dolar seviyesindeki tarım ihracatının önümüzdeki 5 yıl içinde 10 milyar dolara ulaşacağına inandığını ifade etti.
14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü vesilesiyle bir açıklama yapan Öztürk, çiftçilerin gıda arz güvenliğinin teminatı olduğunu belirterek, “Tarım ve gıda sektörü durursa hayat durur. Tarım; gıda güvencesi, sürdürülebilir kalkınma ve toplumsal refah demektir.” dedi. Ayrıca Türkiye geneli hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatının 12 milyar 367 milyon dolar seviyesine ulaştığını aktardı.
Çiftçilerin Hayati Rolü ve Sektörün Geleceği
Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gabay, çiftçilerin gıda güvenliği, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve ülke ekonomisinin gelişimi açısından hayati bir rol üstlendiğine dikkat çekti. Gabay, “Üretimin temelinde yer alan çiftçiler yalnızca tarımsal ürün değil, aynı zamanda toplumların geleceğini de şekillendiriyor.” ifadelerini kullandı.
Küresel iklim değişikliği, kuraklık riski ve artan girdi maliyetleri gibi zorlu koşullara rağmen, çiftçilerin özverili çalışmaları sayesinde üretim gücünün korunduğu belirtiliyor. Önümüzdeki dönemde tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için tarım sigortasının yaygınlaştırılması ve örtü altı üretimin artırılması gibi adımların atılması bekleniyor. Ege Bölgesi’ndeki tarıma dayalı ihtisas OSB’lerin tamamlanmasıyla ihracatın daha da artacağı öngörülüyor.
Kaynak: Beyaz Haber Ajansı