Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), bankaların yabancı para yükümlülüklerine uygulanan zorunlu karşılık oranlarında önemli bir düzenlemeye gitti. Bugün Resmî Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni tebliğ ile birlikte, mevcut oranlar yeniden belirlendi ve bazı eski hükümler yürürlükten kaldırıldı. Bu değişiklik, finansal piyasalarda likidite yönetimi ve para politikasının etkinliği açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Yeni Oranlar ve Vade Dilimleri
Yapılan düzenleme kapsamında, vadesiz, ihbarlı ve bir aya kadar vadeli yabancı para mevduat ile katılım fonları için zorunlu karşılık oranı yüzde 32 olarak belirlendi. Üç aya kadar, altı aya kadar, bir yıla kadar ve bir yılın üzerindeki vadeli mevduat ile katılım fonlarında ise bu oran yüzde 28 seviyesinde uygulanacak. Müstakrizlerin fonlarına uygulanacak oran ise yüzde 25 olarak açıklandı.
Diğer yabancı para yükümlülüklerinde vadeye göre farklı oranlar devreye alındı. Buna göre:
- 1 yıla kadar vadeli yükümlülüklerde oran yüzde 21
- 2 yıla kadar vadeli yükümlülüklerde oran yüzde 10
- 3 yıla kadar vadeli yükümlülüklerde oran yüzde 8
- 5 yıla kadar vadeli yükümlülüklerde oran yüzde 3
- 5 yıldan uzun vadeli yükümlülüklerde ise oran yüzde 0 olarak belirlendi.
Ayrıca, bankaların bir yıla kadar vadeli diğer yükümlülüklerinden yurt içi yerleşiklerle yapılan repo işlemleri yoluyla sağlanan fonlar için zorunlu karşılık oranı yüzde 25 olarak tespit edildi.
Yürürlükten Kaldırılan Hükümler
Yeni tebliğ ile birlikte, mevcut düzenlemede yer alan bazı maddeler de yürürlükten kaldırıldı. Özellikle tebliğin 6. maddesinin 4. fıkrası ile 7. maddesinin 8. fıkrası artık geçerli olmayacak. Bu değişiklik, bankaların yabancı para yükümlülüklerine ilişkin uygulamalarda sadeleşmeyi hedefliyor.
Piyasalara Olası Etkileri
Uzmanlara göre, TCMB’nin bu adımı, özellikle kısa vadeli yabancı para mevduatlarda oranların yüksek tutulmasıyla, bankaların döviz likiditesini merkez bankasında daha fazla tutmaya zorlayarak, döviz piyasasında istikrarı sağlamayı amaçlıyor. Uzun vadeli yükümlülüklerde oranların düşük veya sıfır olması ise, bankaları daha uzun vadeli döviz kaynaklarına yönlendirme stratejisinin bir parçası olarak görülüyor.
Önümüzdeki dönemde, bu düzenlemenin bankaların kredi verme kapasitesine ve döviz kurlarına nasıl yansıyacağı merakla bekleniyor. TCMB’nin, enflasyonla mücadele ve finansal istikrar çerçevesinde bu tür araçları kullanmaya devam edebileceği ifade ediliyor.
Kaynak: PİHA