İzmir’de İklim Direnci Projesi Tanıtıldı: Kadın ve Çocuklar Öncü Oldu

İzmir'de İklim Direnci Projesi Tanıtıldı: Kadın ve Çocuklar Öncü Oldu

İzmir’de iklim değişikliğine karşı toplumsal dayanıklılığı artırmayı hedefleyen önemli bir proje kamuoyuna tanıtıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Zurich Sigorta Grubu Türkiye, Z Zurich Foundation ve Sürdürülebilir Kentler Birliği (ICLEI) iş birliğiyle yürütülen “Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi”, Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen bir etkinlikle resmen başlatıldı. Tanıtımın ardından Kadifekale Mahalle Bostanı’nda gerçekleştirilen şenlik havasındaki faaliyette, kadınlar ve çocuklar tohum ve yazlık fideler dikerek projenin pratik adımlarını attı.

Projenin Detayları ve Küresel Bağlamı

İklim değişikliğinin kent yaşamı üzerindeki etkileri her geçen gün daha belirgin hale gelirken, toplumların bu değişen koşullara uyum sağlama kapasitesini güçlendiren uygulamalar büyük önem kazanıyor. Bu kapsamda, ICLEI – Sürdürülebilir Kentler Birliği tarafından koordine edilen ve Z Zurich Foundation öncülüğünde yürütülen küresel Kentsel İklim Dayanıklılığı Programı’nın Türkiye ayağını oluşturan proje, İzmir’de hayata geçiriliyor. Proje, yerel ihtiyaçlara dayalı, katılımcı ve uzun vadeli bir etki modeli ortaya koymayı amaçlıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin iş birliği ve Zurich Sigorta Grubu Türkiye’nin desteğiyle yürütülen çalışma, kent sakinlerini sürecin merkezine yerleştiriyor.

Tanıtım toplantısına, İzmir Büyükşehir Belediyesi İkinci Başkan Vekili Elvin Sönmez, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız ve ICLEI Küresel Uygulama ve İş Geliştirme Direktörü Sunandan Tiwari katıldı. Etkinlik, projenin hem yerel hem de uluslararası paydaşlar nezdindeki önemini vurguladı.

Yerel Yönetimden Güçlü Mesajlar

Toplantıda konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi İkinci Başkan Vekili Elvin Sönmez, iklim krizinin artık sadece çevresel bir sorun olmadığını, günlük hayatı doğrudan etkileyen bir gerçeklik haline geldiğini belirtti. Sönmez, “Yerel yönetimlerin görevi yalnızca altyapı üretmek değil. Asıl sorumluluk; eşitsizlikleri azaltan, dayanışmayı büyüten, yurttaşı sürecin öznesi haline getiren bir iklim politikasını hayata geçirmektir” dedi. Projenin Kadifekale ve Agora bölgelerinde yürütülen çalışmalarının, bilgi paylaşımı ve aktif yurttaş katılımıyla kentlerin gerçekten dirençli hale gelebileceğini gösterdiğini ifade etti.

Sönmez, Agora’da yürütülen sel hazırlık ve müdahale eğitimleriyle yüzlerce yurttaşın bilinçlendiğini ve kendi yaşam alanlarının aktif koruyucusu haline geldiğini vurguladı. Gönüllü ekiplerin kurulduğunu ve risk altındaki hanelere yönelik doğrudan önlemler geliştirildiğini aktardı. Kadifekale’de ise kadınların öncülüğünde gelişen sürecin, iklim meselesini sosyal güçlenme alanına dönüştürdüğünü söyledi. Mahalle Bostanları, üretim seraları ve atölyelerin dayanışmanın temel taşları olduğunu belirten Sönmez, “Hedefimiz, mahallede başlayan bu dayanışma modelini, kentin tamamına yaymak” şeklinde konuştu.

Özel Sektör ve Uluslararası Kuruluşların Bakış Açısı

Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız, iklim değişikliğinin etkilerinin hayatın her alanında daha yakından hissedildiğine dikkat çekti. Yıldız, “Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli’ne göre Türkiye, iklim değişikliği ve küresel ısınmadan en çok etkilenecek ülkelerden biri. İzmir, bu riskin doğrudan hissedildiği şehirler arasında yer alıyor” ifadelerini kullandı. Projenin, İzmir’de yaşayan ve küresel ısınmadan olumsuz etkilenen vatandaşları dahil ederek oluşturulduğunu belirten Yıldız, amacın kalıcı ve kapsayıcı çözümler bulmak olduğunu söyledi.

ICLEI Küresel Uygulama ve İş Geliştirme Direktörü Sunandan Tiwari ise projenin, iklim risklerini ele alırken teknik yetkinliği, topluluk öncülüğündeki çözümleri ve kamu-özel sektör iş birliklerini bir araya getirmesiyle öne çıktığını vurguladı. Tiwari, “Komşuların iklim riskleri etrafında kendi kendine organize olması, bu sosyal dokunun uzun vadeli kentsel dayanıklılığın temelini oluşturmasına katkı sunuyor” dedi. İzmir’in, küresel ağdaki diğer şehirlere örnek teşkil ettiğini belirtti.

Projenin İzmir ve Ötesi İçin Anlamı

Bu proje, iklim değişikliğiyle mücadelede geleneksel yaklaşımların ötesine geçerek, toplumsal katılımı ve dayanışmayı merkeze alan bir model sunuyor. Kadınların ve çocukların sürece aktif katılımı, projenin sürdürülebilirliği ve dönüştürücü etkisi açısından kritik önem taşıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hedefi, bu modeli kent geneline yayarak daha adil, demokratik ve kapsayıcı bir kent yapısı inşa etmek.

Önümüzdeki dönemde, projenin Agora ve Kadifekale’deki başarılı uygulamalarının diğer mahallelere de yaygınlaştırılması bekleniyor. Yurttaşların bilgiye, üretime ve karar alma süreçlerine katılımının artırılması, iklim direncinin yalnızca teknik bir mesele değil, toplumsal bir dönüşüm aracı olarak görülmesi, İzmir’in bu alandaki liderliğini pekiştirebilir. Bu çabalar, küresel iklim krizine karşı yerel çözümlerin ne kadar etkili olabileceğini gösteren umut verici bir örnek teşkil ediyor.

İlgili Haberler

Kartepe Belediyesi 92 Yaşındaki Neriman Teyze’yi Doğum Gününde Yalnız Bırakmadı

haberci

Büyükakın: ‘Asiller’e Hesap Verme Sorumluluğumuz Var’

haberci

Anadolu Efes, İzmir’de 25 Sayı Farkla Galip: Loyd 26 Sayı Attı

haberci
Yükleniyor....

Bu web sitesi deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanır. Bunu kabul ettiğinizi varsayacağız, ancak isterseniz devre dışı bırakabilirsiniz. Kabul Et Devamını Oku

Gizlilik ve Çerez Politikası