Türkiye‘nin tüketim mal ve hizmetlerine ilişkin fiyat düzeyi endeksi 2025 yılında 60 olarak gerçekleşti. Bu, 27 Avrupa Birliği ülkesi ortalamasına göre Türkiye’nin yüzde 40 daha ucuz olduğu anlamına geliyor. Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (Eurostat) tarafından yayımlanan verilere göre, aynı mal ve hizmet sepeti AB’de 100 Euro’ya alınırken, Türkiye’de bu sepete 60 Euro karşılığı Türk Lirası ile sahip olunabiliyor.
Fiyat Düzeyi Endeksi Nedir?
Fiyat düzeyi endeksi, ülkelerin ulusal para birimlerinin döviz kuruna göre satın alma gücünü karşılaştıran bir göstergedir. Endeks değeri 100’ün üzerinde olan ülkeler karşılaştırılan ülke grubuna göre pahalı, 100’ün altında olanlar ise ucuz olarak kabul edilir. Türkiye’nin 60 olan endeksi, AB ortalamasına kıyasla belirgin şekilde düşük bir fiyat seviyesine işaret ediyor.
En Pahalı ve En Ucuz Ülkeler
Karşılaştırmaya 27 AB üyesi, 3 EFTA ülkesi (İsviçre, İzlanda, Norveç) ve 6 aday ülke (Türkiye, Kuzey Makedonya, Karadağ, Sırbistan, Arnavutluk, Bosna-Hersek) dahil edildi. 36 ülke arasında en yüksek fiyat düzeyi endeksi 174 ile İzlanda‘ya ait. En düşük endeks ise 55 ile Kuzey Makedonya‘da kaydedildi. Türkiye, bu sıralamada ucuz ülkeler arasında yer alıyor.
Alt Gruplarda Büyük Farklılıklar
Türkiye’de tüketim mal ve hizmetleri alt grupları arasında çarpıcı fiyat farklılıkları göze çarpıyor. En yüksek fiyat düzeyi kişisel ulaşım araçları grubunda görüldü: endeks 156 olarak hesaplandı. Bu, AB ortalamasının yüzde 56 üzerinde bir fiyat seviyesi anlamına geliyor. Bilgi ve iletişim ekipmanları da 118 endeks değeriyle ortalamanın üzerinde seyrediyor.
Buna karşılık, alkollü içecekler ve tütün grubunda endeks yalnızca 59 oldu. Diğer gruplarda ise: gıda ve alkolsüz içecekler 77, giyim 62, lokanta ve oteller 78 olarak gerçekleşti. Bu veriler, Türkiye’de özellikle otomobil ve teknoloji ürünlerinin AB’ye kıyasla pahalı, buna karşın temel tüketim kalemlerinin daha uygun fiyatlı olduğunu ortaya koyuyor.
Veriler Ne Anlatıyor?
Eurostat’ın yayımladığı 2025 yılı Satınalma Gücü Paritesi verileri, Türkiye’nin genel olarak AB ülkelerine kıyasla düşük fiyat seviyesine sahip olduğunu teyit ediyor. Ancak alt grup analizleri, tüketim kalemleri arasında ciddi fiyat dengesizlikleri olduğunu gösteriyor. Özellikle ithalata bağımlı ürünlerde (araç, elektronik) fiyatların AB ortalamasını aşması dikkat çekiyor.
Önümüzdeki dönemde döviz kuru hareketleri ve enflasyon eğiliminin bu endeksler üzerinde belirleyici olması bekleniyor. Türkiye’nin fiyat avantajını koruyup koruyamayacağı, makroekonomik istikrar ve kur politikasına bağlı olacak.
Kaynak: Beyaz Haber Ajansı