Işık Yayan Bakterilerle Antibiyotik Duyarlılığı 90 Dakikada Belirleniyor

Işık Yayan Bakterilerle Antibiyotik Duyarlılığı 90 Dakikada Belirleniyor

Antibiyotik direnci, küresel sağlığı tehdit eden en kritik sorunlardan biri olarak öne çıkarken, Türk bilim insanları bu mücadelede devrim niteliğinde bir yöntem geliştirdi. Acıbadem Üniversitesi araştırmacıları, bakterilerin hangi antibiyotiğe duyarlı olduğunu 15 ila 90 dakika gibi rekor bir sürede tespit eden bir sistem oluşturdu. Bu teknoloji, normalde bir gün süren test sürecini ciddi oranda kısaltarak, hastaların doğru tedaviye çok daha hızlı ulaşmasını sağlıyor.

Işık Sinyaliyle Ölüm Tespiti

Geliştirilen Hızlı Antibiyotik Duyarlılık Testi, enfeksiyona neden olan bakterinin farklı antibiyotiklere verdiği tepkiyi özel bir boya yardımıyla izliyor. Sistemin temel çalışma prensibi, antibiyotiğin etkisiyle ölen bakterilerin ışık yaymasına dayanıyor. Prof. Dr. Tanıl Kocagöz, yöntemi şöyle açıklıyor:

“Bakteri canlıyken hücre zarından içeri giremeyen özel bir boya kullanıyoruz. Antibiyotik bakteriyi öldürdüğü anda hücre zarı geçirgen hale geliyor ve boya içeri sızıyor. Boya, bakteri DNA’sına bağlandığında ışık yaymaya başlıyor. Bu sinyal, bakterinin öldüğünü anında gösteriyor.”

Klasik yöntemlerde ise bakterinin çoğalıp besi yerinde bulanıklık oluşturması bekleniyordu, bu da saatlerce zaman kaybına yol açıyordu.

Direnç Durumunda Sessiz Kalıyor

Testin bir diğer önemli özelliği, antibiyotik direncinin de aynı hızla tespit edilebilmesi. Eğer bakteri kullanılan antibiyotiğe dirençliyse ve ölmezse, boya hücre içine giremiyor ve herhangi bir ışık sinyali oluşmuyor. Prof. Dr. Tanıl Kocagöz, bu durumu şu sözlerle ifade ediyor:

“Işık oluşmaması, o antibiyotiğin etkisiz olduğunu ve bakterinin dirençli olduğunu gösteriyor. Böylece hekimler, işe yaramayacak bir ilaçla zaman kaybetmeden doğru tedaviye geçebiliyor.”

Bu yaklaşım, özellikle yoğun bakım üniteleri gibi kritik ortamlarda ve bağışıklık sistemi zayıf hastalarda hayati önem taşıyor.

Gereksiz Antibiyotik Kullanımına Set

Yanlış veya gereksiz antibiyotik kullanımı, antibiyotik direncinin en önemli nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Günümüzde birçok hastada test sonuçları beklenmeden geniş spektrumlu antibiyotikler kullanılıyor, bu da bakterilerin zamanla bu ilaçlara karşı direnç geliştirmesine yol açıyor. Prof. Dr. Özge Can, geliştirdikleri sistemin bu soruna çözüm getirdiğini vurguluyor:

“Testimiz, her hastaya uygun antibiyotiğin hızlı şekilde belirlenmesini sağlayarak gereksiz antibiyotik kullanımının önüne geçmeyi hedefliyor. Bu sayede hem hasta için daha etkili tedavi sağlanıyor hem de direncin yayılması engellenebiliyor.”

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, her yıl yaklaşık 1,27 milyon insan doğrudan antibiyotik direnci nedeniyle hayatını kaybediyor.

Hastane Enfeksiyonlarıyla Mücadelede Devrim

Testin özellikle hastane enfeksiyonlarıyla mücadelede önemli bir rol oynayacağı öngörülüyor. Hastane ortamlarında çoklu ilaç direncine sahip mikroorganizmaların giderek arttığı günümüzde, etken bakterinin hangi antibiyotiğe duyarlı olduğunu hızlıca tespit edememek büyük bir sorun oluşturuyor. Prof. Dr. Tanıl Kocagöz, geliştirdikleri sistemin kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımına önemli katkı sunduğunu belirtiyor. Bu teknoloji, sadece bir tanı yöntemi değil, aynı zamanda tedavi başarısını artıran bir sistem olarak değerlendiriliyor.

Laboratuvardan Kliniklere Yolculuk

Bio-T Biyoteknoloji Çözümleri ve Üretim A.Ş. bünyesinde geliştirilen testin laboratuvar çalışmaları tamamlandı. Şimdi hedef, bu yenilikçi sistemin yakın zamanda sağlık sisteminde rutin kullanıma girmesi. Araştırmacılar, teknolojinin antibiyotiklerin daha akılcı kullanılmasına destek olacağını ve küresel sağlık sistemlerinde önemli bir dönüşüm başlatacağını ifade ediyor. Bu gelişme, Türkiye’nin biyoteknoloji alanındaki yetkinliğini de gözler önüne seriyor.

Antibiyotik direnciyle mücadelede zaman faktörünün kritik önem taşıdığı bir dönemde, bu hızlı tanı yöntemi hem hastaların hayatını kurtarma potansiyeli taşıyor hem de direnç krizinin yayılmasını yavaşlatmayı vaat ediyor. Sağlık sistemlerinde benzer teknolojilerin yaygınlaşması, önümüzdeki yıllarda antibiyotik direnci kaynaklı ölümlerin azaltılmasında kilit rol oynayabilir.

İlgili Haberler

Sanat ve Tasarım İlişkisi Zeytinburnu’nda Tartışıldı: 8 Nisan Söyleşisi

haberci

Kronik Stres ve Sosyal İzolasyon Ruhsal Yaşlanmayı Tetikliyor

haberci

Hipnoterapi 20’den Fazla Psikolojik Sorunda Destekleyici Tedavi Olarak Kullanılıyor

haberci
Yükleniyor....

Bu web sitesi deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanır. Bunu kabul ettiğinizi varsayacağız, ancak isterseniz devre dışı bırakabilirsiniz. Kabul Et Devamını Oku

Gizlilik ve Çerez Politikası