Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği bir etkinlikte, Türkiye’nin giderek yaşlanan nüfus yapısı ve bu süreçte ortaya çıkan hak ihlalleri, çarpıcı veriler eşliğinde ele alındı. Uzmanlar, “yoksullaşarak yaşlanma” tehlikesine dikkat çekerken, katılımcılar “Yaşamı Okumak” başlıklı interaktif bir atölye çalışmasına katıldı. Program, yaşlılık konusunun kamusal bir mesele olarak ele alınması gerektiğini vurguladı.
Yaşlanma Politikaları ve Yerel Yönetimlerin Rolü
Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleştirilen etkinliğin açılış konuşmasını yapan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz, yaşlılık gerçeğinin toplumsal bir akılla değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Karagöz, “Buradaki tartışmalar biz yerel yöneticilere yol gösterecek. Ortaya çıkacak sonuçlar, kamusal alanda iyileştirme yapmak için son derece değerli” şeklinde konuştu. Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın ise yaşlanma meselesinin, gelecek dönem politikalarını şekillendirecek en kritik geçiş süreçlerinden biri olduğunun altını çizdi.
Türkiye’nin Hızla Yaşlanan Nüfusu ve Yoksulluk Tehlikesi
Programın ana konuşmacısı Prof. Dr. Özgür Arun, Türkiye’nin yaşlanma hızına ilişkin önemli veriler paylaştı. Arun, Türkiye’de yaşlı nüfus oranının yüzde 10’u aşarak “çok yaşlı toplum” kategorisine girdiğini belirtti. Temel sorunun yoksulluk olduğunu vurgulayan Arun, “Türkiye’nin sorunu, yoksullaşarak hızla yaşlanmasıdır. Günümüzdeki çocuklar ve gençler, mevcut sosyal güvenlik sistemi içinde emekli olamama riskiyle karşı karşıya” uyarısında bulundu. Bu durum, gelecek nesiller için ciddi bir ekonomik tehdit oluşturuyor.
Prof. Dr. Arun, yaşlılara yönelik şiddet, ihmal ve istismar konularına da değindi. 2025 yılında Türkiye genelinde 2205 hak ihlali tespit edildiğini açıklayan Arun, Bursa’nın İstanbul ve Antalya ile birlikte en fazla ihlalin yaşandığı iller arasında yer aldığını söyledi.
“Türkler yaşlısını sever, Türkler yaşlısını korur diyemiyorum ben bu rakamları gördüğümde. Türkler yaşlısıyla savaşıyor diyor bu veriler. Üstelik bu hak ihlallerinin yarısı ölümle sonuçlanıyor. Yani her yıl binlerce yaşlı insan hak ihlali sonucu hayatını kaybediyor. Bu durum kültürel değil, yapısal bir sorun haline gelmektedir”
şeklinde konuşan Arun, sorunun derinliğine dikkat çekti.
“Yaşamı Okumak” Atölyesi ve Duygusal Paylaşımlar
Etkinliğin ikinci oturumunda, Nilüfer Kent Konseyi bünyesinde 20 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren Melih Elal Okuma Grubu üyeleri, uzmanlarla birlikte interaktif bir çalışma gerçekleştirdi. Uzm. Klinik Psikolog İpek Polat, Prof. Dr. Handan Can ve Prof. Dr. Erdoğan Kartal’ın eşlik ettiği oturumda, katılımcılar duygu durum kartları aracılığıyla paylaşımlarda bulundu. “Dilek Ağacı” öyküsünün okunmasının ardından, köklenmek, aidiyet ve yaşlılıkta hayata tutunma temaları üzerine derinlemesine bir sohbet yapıldı. Bu bölüm, yaşlılığın sadece politikalar değil, aynı zamanda duygusal ve psikolojik boyutları olduğunu gösterdi.
Yaşlanma Sorununun Toplumsal Etkileri ve Çözüm Arayışları
Etkinlik, yaşlanma sorununun yalnızca bireysel değil, toplumsal bir mesele olduğunu ortaya koydu. Hak ihlallerinin yarısının ölümle sonuçlanması, konunun aciliyetini vurgularken, yapısal sorunların çözümü için kapsamlı politikalar geliştirilmesi gerektiği belirtildi. Yerel yönetimlerin bu süreçteki rolüne dikkat çekilen programda, katılımcılar arasında farkındalık oluşturulması hedeflendi. Bu gelişmeler, yaşlı nüfusun korunması ve desteklenmesi için somut adımlar atılması gerektiğini gösteriyor.
Öte yandan, interaktif atölye çalışmaları, yaşlılık konusunun insani boyutunu öne çıkardı. Katılımcılar, duygusal paylaşımlarla yaşlanma sürecindeki deneyimlerini aktarırken, uzmanlar bu süreçlerin psikolojik etkilerini değerlendirdi. Bu yaklaşım, yaşlanma politikalarının sadece rakamlardan ibaret olmadığını, aynı zamanda insan odaklı olması gerektiğini vurguladı. Program, yaşlı bireylerin toplumda daha görünür ve desteklenir hale gelmesi için çaba sarf edilmesi gerektiğini ortaya koydu.
Kaynak: Beyaz Haber Ajansı