40 Yaş Üstü Her 2 Kişiden 1’inde Bel Fıtığı: Uzmanlar Uyarıyor

40 Yaş Üstü Her 2 Kişiden 1'inde Bel Fıtığı: Uzmanlar Uyarıyor

Yapılan bilimsel araştırmalar, ağrı şikayeti olmasa bile 40 yaş üstü bireylerin yarısında bel fıtığı bulunduğunu ortaya koyuyor. Omurlar arasındaki disklerin yıpranmasıyla oluşan bu rahatsızlık, genellikle bel ve bacaklarda ağrı, uyuşma, karıncalanma ve kas zayıflığı ile kendini gösteriyor. En sık rastlanan belirtilerden biri, belden bacağa yayılan ve halk arasında “siyatik” olarak bilinen ağrı.

Bel Fıtığının Nedenleri ve Risk Faktörleri

İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Necati Tatarlı, bel fıtığının birden fazla sebebi olduğunu vurguluyor. Uzmana göre ağır kaldırma, bilinçsiz spor yapma, bilgisayar başında uzun süre aynı pozisyonda oturma, yanlış oturma alışkanlıkları, obezite, ilerleyen yaş ve sigara tüketimi en sık karşılaşılan nedenler arasında yer alıyor. Özellikle bahar ve yaz aylarında hızlı kilo verme amacıyla bilinçsizce spora yönelen kişilerde bel fıtığı riski artıyor.

“Ağır eşyaların kaldırılması, bilinçsiz yapılan sporlar, bilgisayar başındaki kişilerde uzun süre aynı pozisyonda oturma veya yanlış oturma pozisyonu, obezite, yaşlılık ve sigara tüketimi gibi etkenler hastalığın oluşumunda en sık karşılaştığımız nedenler.”

Belirtileri Göz Ardı Etmeyin: Erken Teşhis Önemli

Prof. Dr. Tatarlı, bel fıtığının en yaygın belirtilerini sıralarken, bel ağrısı ve belden bacağa yayılan uyuşma ve ağrının ilk sırada geldiğini belirtiyor. Kas güçsüzlüğü, eğilme veya doğrulma gibi hareketlerde zorlanma, uzun süre oturma veya ayakta kalma sonrası artan ağrı da sık görülen şikayetler arasında. Bu tür belirtileri olan kişilerin vakit kaybetmeden bir uzmana başvurması gerektiğini vurgulayan Tatarlı, tanı sürecinde ilk adımın nörolojik muayene olduğunu, ardından gerekli görülürse röntgen, bilgisayarlı tomografi, MR, miyelogram ve EMG gibi ileri tetkiklerin yapılabileceğini ifade ediyor.

Bel Fıtığı Tedavisi: Cerrahi Hangi Durumlarda Gerekli?

Bel fıtığı teşhisi konulan hastaların çoğunda istirahat, ağrı kesiciler ve fizik tedavi ile şikayetler azalıyor. Ancak bu yöntemlerle düzelme sağlanamayan, yaşam kalitesi düşen, iş ve güç kaybı riski taşıyan, mesane ve bağırsak kontrolünde sorun yaşayan, bacak veya ayaklarda güç kaybı olan hastalarda cerrahi müdahale kaçınılmaz hale geliyor. Ameliyat sonrası hastalık tamamen iyileşse de, tedavi edilen kişinin ağır yük kaldırması durumunda nüks oranı yüzde 25‘e çıkıyor. Bel sağlığını korumak için pilates, düz yolda yürüyüş ve yüzme gibi sporlar öneriliyor.

Tedavi Edilmezse Felce Yol Açabilir

Prof. Dr. Necati Tatarlı, bel fıtığının tedavi edilmediğinde ciddi sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarıyor. Hastalık ilerledikçe kronik ve şiddetli ağrılar ortaya çıkıyor, bu da hastanın yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor. Daha da önemlisi, kalıcı uyuşma ve hissizlik ile sinirlerin kontrol ettiği kaslarda felç ihtimali doğabiliyor. Bu nedenle belirtileri fark eden kişilerin en kısa sürede doktora başvurması ve doktorun önerilerine harfiyen uyması hayati önem taşıyor.

İlgili Haberler

Kalp Pili ile Yaşam: Uzmanından Kritik Mesafe Uyarıları ve Güvenlik İpuçları

haberci

LGS Sınavı Öncesi Uzmanından Beslenme Uyarısı: Sıcak Havada Riskli 7 Gıda

haberci

Aydın’da 4. Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği Germencik’te Açıldı

haberci
Yükleniyor....

Bu web sitesi deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanır. Bunu kabul ettiğinizi varsayacağız, ancak isterseniz devre dışı bırakabilirsiniz. Kabul Et Devamını Oku

Gizlilik ve Çerez Politikası